Kategori arşivi: Istanbul

| Direnen Pazar

Bu Pazar hiç de keyifli bir Pazar değil, nice keyifsiz Pazarların, günlerin, gecelerin, yılların acısının kelimenin tam anlamıyla çıktığı bir Pazar. Gördüklerime, duyduklarıma, yaşayıp şahit olduklarıma inanamadım. Vahşet, şiddet, orantısız güç değildi inanamadığım; bunları bu ülkenin çeşitli bölgeleri çeşitli zamanlarda yıllarca yaşadı, OHAL’de, doğuda, Reyhanlı’da, İstanbul’da, Ankara’da; inanamadığım sonunda “her kesim hep birlikte partiler üstü, takımlar üstü, siyasetler üstü sokaklara dökülebilmemiz” olmuştu. Ve yılmayış, direniş, ölüp ölüp yeniden diriliş! Bir gün bir yerde oturuyorken üstüne apansızca saldırılabileceğinin, böcek gibi ezilip oracıkta bırakılabileceğin gerçeğiyle yüz yüze kaldığında anlayabildik bunu. Bunun dehşeti karşısında kilidi açılan kapılar, Tanrı misafiri diye içeri alınan yaralılar, mihrabını sedye yapan camiler, gönüllü avukatlar, doktorlar, kepenk kapatmayan eczaneler. Biz, hepimiz: bir avuç faşist ahlaksız alkolik marjinal terörist ideolojik vizyonsuz “grup”. Kimi bize halk demeyi tercih eder. 
Şafak baskınıyla doğaseveriyle, 1 Mayıs’ta işçisiyle, bedeniyle ilgili kararlarda özgürlük isteyen kadınıyla, Hopa’da öğretmeniyle, doğuda vatandaşıyla, festivalde müzikseveriyle, üniversitede hocası ve öğrencisi ile, tiyatroda sanatçısıyla savaşan bir iktidar; mezun yemininde milletini koruyacağına namusu ve şerefi üzerine yemin ettiği, bindiği araçta “halk için emniyet” yazdığı halde o iktidarın emriyle çılgınlar gibi saldıran polis; fiziki yollarla bir sansür ya da yasak yemediği halde o iktidara yaranmak, karından bir gıdım zarar etmemek üzere ekranlarını karartan medya. Bu milletin en son böyle hoyratça kuşatıldığı zaman “savaş” zamanıydı! Bugün bu direnişle bozulan ezberlerin sonu ne olur, bizi nereye götürür, bizden ne alır, bize ne verir zaman gösterecek ama tarih aynı anda yaşayan bir büyük gururu ve bir büyük utancı hiç unutmasın. Biz de unutmayalım, bunlar burada söz uçar yazı kalır misali kalsın. Dönüp dönüp bakalım. Aşağıda fotoğraflar http://occupygezipics.tumblr.com/ sitesinden.

BU OLANLARIN ARŞİVİ ŞURADA UNUTMAYALIM PAYLAŞALIM

devamini oku

| Lovely "House"

İstanbul’da turist gibi takılmayı sevdiğim kadar, hakikaten turist olanları da çok kıskanıyorum! Bir sürü güzel yeri gezip, gizli mabedleri keşfedip, şahane yemekleri hüpletip, üstüne bir de hala ruhu, tarihi, hikayeleri tuğlalarına sıkıştırmış güzel güzel yerlerde kalıyorlar. Mesela House Hotel Galatasaray bunlardan biri, doğrusu burayı geçen yaz yaptığımız İpekyol çekiminde keşfedene kadar sadece Nişantaşı ve Ortaköy’de otelleri olduğunu sanıyordum. Oysa bir solukta Beyoğlu’nu yaşamak için, haşmetli kapıları itip Pera kokusu duymak için burası enfes! Ben de çekim sırasında keyfini çıkarmaya vaktim olmadığı için geçen hafta beni davet eden arkadaşlarımla bir süt saati yapmak üzere yanlarına uğradım:)
devamini oku

| IFW | Yeni Yerinde Yeni Takvimiyle Bir IFW

Heyecanla beklediğimiz günler yine yaklaştı! Istanbul Fashion Week bu yıl, yeni yerinde, yeni tarihlerde, üstelik oldukça yoğun tasarımcı katılımıyla 10-13 Ekim arasında Karaköy Antrepo’da!
Bu IFW, dünyadaki belli başlı tüm büyük moda haftalarını düzenleyen IMG’nin bir sonraki dönem İstanbul moda haftasına el atmadan önceki son organizasyon olacak. Bu gelişmeler sayesinde, doğrusu hafiften düşen ivmesinin yeniden şahlanacağına, ve giderek daha da iyi olacağına inancım tam. Hadi bakalım:)

Defile takvimi hemen aşağıda!
devamini oku

| Atatürk Arboretumu

Yazlık postlarına bir günlük ara! Sebebi, İstanbul’da olanları yanıbaşlarında yeşilin binbir tonunun bir arada yaşayıp gittiği saklı bir cennete götürmek:) Atatürk Arboretumu… Ha gittik ha gidiyoruz diye diye hep ertelediğimiz bu vahaya, sonunda geçen Perşembe, evrak işlerinden bunalmış, daha sabahtan of pof şeklinde uyanmış olduğumdan kocimin “hadi seni kaçırıyorum” demesiyle kavuştuk. Bu sıcak havalarda sadece haftaiçi olmak üzere taaaa 20:30a kadar ziyarete açık Arboretum’a ne yapın edin uğrayın. Ayrıntılı bilgi burada.

devamini oku

| Üsküdar’a Gider İken

Pijama pantolonlar, benim gibi kuplarla vücuda oturan kıyafetler, belde sımsıkı kemerler, yüksek topuklarla kendini darlamadan duramayan birisi için çoooooooooooooooooook fazla salaş, fazla üstümde yok gibi, kısacası fazla rahat:) Yok efendim rahat bana göre değil derdim ama bu pantolon ve bu bluzla öyle bir hafifledim ki, yeniden nasıl elbiselerimle barışacağım, şu rahatı nasıl bırakacağım bilemiyorum:o
Dün bir çekim için Zeyno ile karşıya geçmemiz gerekti, aklı selim her insan gibi tabii ki vapuru seçtik, yüklerimizi yüklendik, Beşiktaş iskelede buluştuk. İşte bu fotoğraflar, artık fotoğraf çekilmesi yasak olduğunu öğrendiğimiz şehri hatları vapurundan. Yalnız ve güzel ülkemde bir güncük olsun “yasak” lafı duymadan vergisini verdiğim kamusal alanda kamusal kamusal keyfime bakabilirim umarım:p
devamini oku

| KİTAP | Emel Kurhan’s Istanbul&Paris City Guide

Herkese güzel Cumalar!
Ve herkeseee sözde değil özde “hoşgörülü” Ramazanlar:)
Ben oruç tutmuyorum, ama oruç tutan Boomerlara hem sabır diliyor hem de bu süreçte kendilerine çok iyi bakmalarını salık veriyorum. 
Bu postun sebebi dünyanın en cici seyahat kitaplarından birini daha doğrusu çiftini size anlatmak:) Emel Kurhan’s City Guide for Istanbul and Paris ♥ Yazbükey tasarımcısı Emel Kurhan’ın elleriyle hazırladığı bu kitaplar  mutlaka sizde de olsun derim.
devamini oku