Kategori arşivi: Kapak Kızı

| VOGUE TURKIYE 55 | Benim VOGUE’um…

For English version please click here

Ben VOGUE’umu çok sevdim, yıllardır Türkiye’ye gelsin diye beklediğimden, haberi aldığımdan bu yana gün saydığımdan “objektif” olmadığım sanılmasın!! Gerçekten de dolu dolu, kopyalanmamış, şaşırtan, eskileri hatırlatan, yenilerden haber veren, bambaşka, özgün bir VOGUE günlerdir elimdeki. Hani bu tarz dergileri elinize alınca ilk önce hızlı hızlı fotoğraflara bakarsınız ya, bir tembellik anı, spor salonunda dinlenme saati, belki seyahat ya da kumsalda geçirilecek zaman lazımdır her köşesini okumak için, bu öyle değil, resimlere bakayım diye açtığınızda kapağı bir başlığa takılıveriyorsunuz, köşedeki bir kelimeyle heyecanlanıyorsunuz, hatıralarınızı tetikleyecek bir isme rastlıyorsunuz ve başlıyorsunuz okumaya, vakit bulduğunuzda değil vakit yaratarak.

Bir çokları için kapak ilk sayı için yeterli görünmedi, evet çok sade ve gösterişsiz ama aynı zamanda klas ve elegan, dergiyi aç ve keşfet diyor model. Pastel renkleri ve Jessica Stam’in muzip bakışı, fonu aydınlatan muhteşem teni ve saçları, ve bir tutam mutluluk rengi ile bence çok güzel. Ve tabii onu bir usta çekmiş, Patrick Demarchelier.

İlk olarak aralıksız 96 sayfalık reklamlar başlıyor, büyük destek; dergi, reklam açısından sorun yaşayacağa benzemiyor, başarılı VOGUE’ların %50lik reklam oranını tutturmuş söylendiği kadarıyla. Hızlı hızlı editörün notuna geçiyorum, diğerlerinden farklı, Seda Domaniç’in bir fotoğrafı yok, onu anlatan kitapların ve kalemlerin, masasının fotoğrafı var yerinde. Editör’ün Notunu beğeniyorum, çünkü içten, çünkü VOGUE’un başına geçtiğinden bu yana kendisi hakkında konuşulanlara da samimiyetle cevap vermiş, çünkü heyecanlı ve öğreniyor olduğunu itiraf etmiş. VOGUE’un etkinliğini çok çok başka bir pencereden nasıl gördüğünü anlatmış, ki ben özellikle o kısmı çok beğendim.

Tarihe ve modaya neredeyse aynı oranda düşkün olduğumdan, Zeki Müren’li “Kıyafet Inkılabı” ve Türk modasının ölümsüz ustalarının eski eskiz ve modellerinden yola çıkarak yeni tasarımcılarla yeniden yorumlanan “Zaman Makinesi” bölümlerine bayılıyorum. Bir de tabii VOGUE’un yıllar içinde Türkiye’de yaptığı moda çekimlerine ayrılan arşiv sayfalarına, Nemrut’da Tanrıların kucağında 60’ların modası, semazenler arasında uçuşan etekler, saray halılarına sarmalanmış Linda Evangelista. Zeki Müren’in inanılmaz kostümlerinin tasarımcısı, hikayesi, onlara nasıl isimler verdiğini okumak heyecan verici, bir çiçekten, bir güfteden, bir su damlasından esinlenip de kendine kostümler hazırlaması, ve özellikle son gecesinde yani yıllar yıllar önce kostümlerinden birine “Milenyum” adını vermesi beni büyülüyor. Kalkıp fizzy’den “Şimdi Uzaklardasın…” şarkısını çalıyorum. Fevziye Kamer, Vural Gökçaylı, Yıldırım Mayruk eskizlerinden yaratılan yepyeni tasarımlardan en çok Simay Bülbül atölyesinde hazırlananı beğeniyorum, ama hepsi eskiye selam duruken nasıl da yepyeni.

En beğendiğim editöryallerden biri “Oyun Başlasın”…Styling çok güzel üstelik gayet satın alınabilir parçalardan oluşturulmuş, ilham veren fotoğraflar. Diğer favorim İstanbul’un bulunmaz mekanlarında Rahmi Koç Müzesi’nde, Sirkeci Garı’nda, Santral’de yapılan couture çekimler, burada balonların süslediği ve ayakkabıların saçıldığı karelere hayran kalıyorum!



Diğer favorim Mardin’de geçen “Batılı Göçmen”, yabancı sanat yönetmenleri Türkiyeliliği nasıl yakalayacak, buradaki kaosu, karmaşayı, etnik sentezi nasıl süzecek endişelerine gülüyorum, benim için Mardin’de bir evin bir göz odasında üstündeki dantelli, nakışlı örtüyle masada duran telefon yeterli, yanıbaşında GIVENCHY içinde bir model. Tüm beğenilerim Emre Doğru ve Mary Fellowes’a çıkıyor.


Tüm dünyada eski süpermodeller yeniden zirveye tırmanmışken, bizim eski süpermodellerimize de VOGUE Bodrum’da Çingeneler Zamanı’nı yaşatıyor. Çekimler puslu, ve sanki Begüm Özbek hariç hepsi birbirine benzemiş, artık eş ve anne olmuş bütünleşmiş başka bir dünyaya geçmişler.

Ve tabii hayran olduklarım, Yıldırım Türker’in kalemi ve Sezen’in büyülü notuyla Ferzan Özpetek ve kucağında oyuncak bebeği ile Ricardo Tisci’li sayfalar, onların içi dışı.


Bir blogger olarak kocaman BLOG puntosunun altında Garance Doreyi görüyorum, VOGUE bize de yüzünü dönüyor, ne güzel.

[Görseller: Vogue Turkiye Mart 2010]

| VOGUE TURKIYE KOLEKSİYONER İLK SAYISI HEDİYE!

BU ÖZEL DERGİNİN SAHİBİ ZetFASHION OLDU!! TEBRİKLER Z! VE YORUM BIRAKAN HERKESE TEŞEKKÜRLEER!

Bugün VOGUE Türkiye’nin numaralı özel 1000 sayısı sabırsız VOGUE’cularla buluştu!! Bu koleksiyonluk ilk sayının “58″ numarasına şanslı bir styleboomer da sahip olacak…

Mart’ı beklemeden bu özel sayılardan 58′inciye kavuşmak için yapmanız gereken tek şey ilk VOGUE’un kapağı hakkındaki düşüncelerinizi ve bir sonraki kapakta kimi görmek istediğinizi 26 Şubat Cuma sabahına kadar buraya yazıvermek:)) Şanslı yorumcu her zaman olduğu gibi yine random.org aracılığıyla belirlenecek!

| COVER | Subat 2010 Kapakları-1-

Şubat kapakları o kadar da iç açıcı değil, bence en iyiler Natalie Portman’lı ELLE ve Julianne Moore’lu HARPER’S BAZAAR. Ha bir de Avustralya Marie Claire farklı, çünkü 2009 Dünya Güzeli sadece makyajlı ama tamamen photoshopsız olarak kapakta.

Bu arada Koray Birand’ın süper modellerden Missy Raider’la Ocak ELLE Türkiye dergisi için yaptığı editöryal çekimler yabancı basında neredeyse her yerde, çok beğenilen çekimleri görmek için mutlaka bir ELLE edinin bu ay!

[Kaynak:justjared,tfs]

| COVER | Ocak 2010 Kapakları-1-

Yeni Yılın ilk kapaklarına başlıyoruz! Amerikan ELLE’de pek seksi bir Lady Gaga kapakta, ve kostümü yeni yılın ve yeni sezonun neşe içinde karşıladığı TRANSPARAN ve İÇ ÇAMAŞIR/KORSE trendlerine selam durmuş. Kanada ELLE’de ise model Lily Cole var. İngiliz ELLE kapağı “eski”meyen süper modellerden Helena Christensen’le benim favorim. Amerikan HARPER’S BAZAAR’ın kapağında bildiğimiz Kate Hudson tüm güneşiyle kapakta, ama şu son Elle kapağından sonra maalesef sıkıcı bir Kate Hudson! MARIE CLAIRE’de Natalie Portman, İngiliz InSTYLE’da Pixie Lott kapaktalar.

[Kaynak:tfs,justjared]

| COVER | Yeni Bir Kapak Skandalı(Mı)?

Yukarıdaki kapağı sizlerle daha önce paylaşmıştım hanımlar, hatta kapağı pek beğendiğimi de. Ama şu an W dergisi bu kapakla ilgili büyük bir iddiayla karşı karşıya, işten anlayanlar kapakta resmen Demi Moore’un(yaş 47) kafasına photoshop marifetiyle podyumda bu kıyafeti sunan süpermodel Anja Rubik’in(yaş 26) enfes gövdesinin konulduğunu iddia ediyor! Ne tam kabul, ne de yalanlamada bulunmayan W yetkilileri sadece photoshop kullanıldığını kabul etmişler. Harper’s Bazzar’ın GettyImages fotoğraflı kapak skandalına bin basar bu durum! Gelişmeleri takip edeceğiz!!



[Kaynak: grazia,style.com,justjared]

| COVER | Yine Yeniden Bu defa i-D’de!

V ile birlikte en beğendiğim magazinlerdern i-D yapacağını yapmış!:Eva, Helena ve Claudia! i-D’nin “Kış Sayısı” kapağı için üçü de çırlçıplak kışa göz kırpıyor! Bu 3 süpermodelin büyük çıkışlarının üzerinden 20 yıldan fazla geçmiş ve hala çok güzeller, hala bir kapağı müthiş yapabiliyorlar, eh boşuna “süper”model denmemiş. Birlikte son fotoğraflanmalarının üzerinden de epey geçmiş. Katy Jones tarafından fotoğraflanan kapakta eski süpermodellere sezonun süpermodeli “diz üstü çizmeler” eşlik ediyor!

[Kaynak:grazia]

Toplam 6 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123456