Kategori arşivi: Keyif

| Merhaba “M”art

01 mart rifle paper co

Günaydın 1 Mart! Bakalım bu yıl da yalancı baharı oynayıp sonra kazma kürek yaktıracak mısın?

Bu senenin kısacık Şubat’ını büyük bir kayıpla kapattık. Yaşar Kemal her ne kadar İnce Memed’iyle ölümsüzlüğü 4 kitaba sığdırmış olsa da fiziken aramızdan ayrıldı. Kendisi gitse de raftaki kitapları ile çok uzun yıllar boyunca hepimizi bir güncük olsun Çukurovalı yapacak, bir kaç dakikacık olsun adalet uğruna gözümüze çelik pırıltısı yerleştirecek, metrodan inmeden önce o son sayfada memedim şahinim derken sanki Toros’dan nefes çekmişiz zannettirecek,yatmadan önceki satırlarımızda Hatçe gibi kalçamızın izi mi kaldı diye oturduğumuz yere baktıracak. Her ölümsüzün bir destanı yok mudur zaten?

Bu ay benim için çok telaşlı, çok koşturmalı geçecek. Haftaya taşınıyorum! Ayın 6′sında önemli bir konferans var. Ayın 13′ü kocimin doğumgünü:) 16-21 arası ise İstanbul Moda Haftası başlıyor ve Özberk’sizim! Hepsi üst üste ve aralıksız:o Ve ben nedense Şubat’ın son iki haftası sürekli kendime zorluk çıkarmakla uğraştım, sanki hevesimi kaybettim bulamadım, hep insana en büyük motivasyon yine kendindendir derken tuttum bir “olumsuzlama” hastalığına yakalandım. O olmaz, bu olmayacak, şunu halledemeyeceğim diye başladım cümlelerime. Kendimi kötü hissettim. O sırada instagramda takip ettiğim bir moda dergisi “anı yaşa” paylaşımı yaptı, asla anı yaşayacak kadar da lüks, gamsız, bohem olamadım ama o paylaşım bana Saul Bellow’u hatırlattı. O yüzden Mart’ı Bellow’la açmaya karar verdim.

Bellow’u ilk olarak “Boşlukta Sallanan Adam” kitabı ile tanımıştım, ama bence yaşça çok erken okuduğum bir kitaptı. Kitap kurdu babamın biz ortaokuldayken Nobelli yazarları okutma rutininde o da aradaydı. Onu daha sonra yeniden okuduğumda, kitabı daha iyi anlayıp, yine de çok sevmemekle birlikte Saul Bellow’u çok sevdim. Anlatımı bir şekilde beni kendine çok çekti, sırf ismini beğendiğimden Augie March’ın Maceraları ondan okuduğum ikinci kitaptı ve kitaplığımın en sevdiklerim köşesinde hala yerini koruyor. Okumadıysanız mutlaka okuyun derim. Buraya ise yukarıdaki alıntıyı yaptığım kitabından geldim: “Yağmur Kral”. Hem bu kitap, hem Herzog bu ay eşime doğumgünü hediyesi olarak vereceklerim, eminim 36 yaş için isabetli olacak. Kendime hediyem ise “Lily, kendimi nakavt etmeyi bırakacağım” sözünü bir daha hiç unutmamak. Bu ay da bu raundu ben kazanacağım:)

| İstanbul’da En “7″ Çay Saati

7cay

Günaydıın! Herkese “7″den bir çay:)

Hayatta canı çay çeken bir insan değildim, kahve zaten bana göre değil, hiç kahve insanı da olmadım. Bana süt olsun, sıcak çikolata olsun, en fazla ıhlamur olsun, yazın da hep limonata olsundu. Ama ne zaman hamile kaldım bir “çay saati” aşermesi başladı bende, çayı değil de çay saatinin keyfini çekiyordu canım belki de. Ondan sonra bende de 5 çayı başladı, her ne kadar çayseverlerin pek onaylamadığı türden neredeyse trasnparan paşa çayı içiyor olsam da olsun!

Bu hafta “7″nin konuğu çoğumuzun seyahat yazıları ile tanıdığı ama çaya da en az seyahat etmeye kadar düşkün Özge Lokmanhekim:) Seyahatperest isimli blogunda bize dünyayı gezdirirken bir yandan çay keyfini de ihmal etmiyor. Ben de Özge’yi 5 çayı uzmanı ilan ettim ve ona sordum, İstanbul’da çay keyfi yapılası 7 mekanı bizim için yazdı. Demli çayımı yanıma alıp sözü ona bırakayım:)
devamini oku

| Pop-lin’li Ev Hali

poplin homewear sırt detay

Herkese mutlu haftalar:) Yaz bitti, yalancı yaz da bitti, moda haftası da bitti:) Artık evde daha çok vakit geçirmek ve evde her zamankinden daha yumuşacık, daha rahat ve daha şık olmak zamanı! Kendini içinde çok rahat hissettiğin, tüy gibi hafif hissettiğin ama yine güzel hissettiğin pijamalarına bürünmek; ne zamandır aklına yazdıklarını satırlara dökmek, belki yeniden bir günlük tutmaya başlamak, battaniye altına girip sezon sezon dizi ya da birbiri ardına film izlemek zamanı; bir anda kanepeden kalkıp bir kek çırpıp, onu ballı sütle ya da sıcak çikolatayla höpürdeterek yemek zamanı. Bitiremediğin kitabı bitirmek, bir  yenisine başlamak, pijamaların üstüne çektiğin hırkana dolanıp aramayı ihmal ettiklerini arayıp telefonda saatlerce konuşmak zamanı. Zaman sonbahar, zaman kış; sokaklarda devam eden hayata rağmen koşa koşa eve dönmek ve evde keyif yapmak zamanı!

Evde geçirdiğim zamanı daha özenli daha güzel geçirme çabalarıma çok yeni bir keşfim eklenince onları sizinle de paylaşmak istedim. Pop-lin! Koynumda #babyboom ‘la uyumaya başladım başlayalı pijamada doğal kumaşları, hafif dokuları ve rahat kesimleri tercih ediyorum; bu yüzden de artık daha seçiciyim, işte internet aramalarımdan birinde karşıma çıkan Pop-lin artık benim ev halim:) Bir kaç modeli ile yaptığımız bu mini çekim ile sizleri de Pop-lin ile tanıştırmak istedim:) devamini oku

| New York’tan Misafirimiz Var

monsterized

#babyboom ‘un o pamuk ayaklarını kahvaltı niyetine hüpleten bu sevimli, renkli, nüktedan arkadaş New York’tan kalkıp bizi ziyarete gelmiş:) Bu durumu jet-lag şaşkınlığına verip kendisini affediyoruz. Evimizin kapıları kendisine azıcık dar olsa da onun için sonuna kadar açık elbette! Kaçınız onu görebiliyor bilmiyorum ama görebilenler çok şanslı:) Daha fazlasını görmek isteyenler ise illa New York’a kadar gitmek zorunda değil, neyse ki bu arkadaşlar “Monsters of New York” adı altında bir facebook sayfasında takılıyorlar. devamini oku

| Hikayesi 1 Günde Geçen “7″ Kitap

2IMG_7844

Gunaydin! Bir milletin en büyük hazinesinin çocuklar ve gençler olduğunu bilen, ne kadar değerli, ne kadar önemli oldukları aman unutulmasın, aman eksilmesinler diye onlara bayramlar hediye eden bir vizyonerin, çağının ötesinde bir liderin mirasına karşı da, çocuklarımıza, gençlerimize karşı da mahcubuz. Onların şartlarını düzelten, eğitilmeleri için her tür imkanı seferber eden, canlarını koruyan, kendi çocukları gibi kollayan, maşa gibi kullanılmalarını, yozlaştırılmalarını, çocukluklarının, gençliklerinin ellerinden hunharca alınmasını engelleyebilen iktidarlar seçemedik biz, çıkaramadık, madem öyle değilsiniz diyip koltuklarından indiremedik. Ne 40larda, ne 50lerde, ne 80lerde, ne dün, ne bugün. Yine de en umutsuz anımızda yine bize onun bir sözü ümut veriyor: “Bütün ümidim gençliktedir.” Evet, benim de! Çünkü bir oğlum var. Çünkü oğullarım, kızlarım,  kız kardeşlerim, erkek kardeşlerim var. Çünkü ben varım! 19 Mayıs bayramımız kutlu olsun.

Ankara’da ardımda bırakmak zorunda kalıp da her gün özlemini çektiğim bir diğer şey kitaplığım ve kitaplarım! Kendi kendime bir odayı “hmm acaba bu odayı baştan başa bir kitaplık mııı yapsam mııı…” diye sorarken #babyboom geldi onlar yine Ankara’da kaldı. #yedi serisine konuk almayı çok sevsem de arada bir benim yedililerim için de yer açacağım tabii ki:) Ne hakkında yazsam derken, bana kitaplarla ilgili olarak da çok mail geldiği için konum romanlar olsun diye düşündüm. Ama elbette kitapları yedi gibi azıcık bir rakama indirgemek de kolay değil! Hatta mümkün değil:) Çerçeveyi söyle mi kıssam, böyle mi yapsam derken aklıma bu fikir geldi: bu haftanın “7″lisi, hikayesi bir günde başlayıp biten romanlar hakkında! Bu listeye ekleme yapmak isterseniz çok ama çok sevinirim. devamini oku

| Yılbaşı Kokteyli

Apple Martini tarifi

Yılbaşı gecesi yaklaşırken geceyi evde geçirmek isteyenlere keyifli bir kaç tarif vermeye devam! Şu yazımda serinletici ve hafif bir tatlı olarak dondurmalı pastayı paylaşmıştım. Şimdi de hem hazırlaması kolay, hem tadı ayrı görüntüsü ayrı güzel bir kokteyl tarifine ne dersiniz? Şehirde en sevdiğim keyif duraklarından (sonunda Anadolu Yakası’na da açıldığı için çook mutluyum!)  biri olan Hardal’ın kokteyl uzmalığına başvurdum ve bizim için bir tarif rica ettim. Karşınızda Apple Martini, tarifi Hardal’dan süsleyip sunması sizden;) devamini oku

| Kerpe

Pazar günü Kerpe’ye kısa bir kaçamak yaptık, dört mevsimi bir günde bir yerde yaşadığımız Kerpe yukarıdaki gibi muazzam görüntülere sahip. Rüzgar, deniz ve kayalar birbirleriyle flörtleştikçe güzelleşmişler, kayalar eşsiz bir şekle girmiş, deniz cam gibi olmuş, rüzgar alıp başını esmiş. Bazen sadece koca bir kaya kütlesine bakıp, biz insanlar dünyaya ne kadar da fazlayız, keşke hiç olmasaydık diyor musunuz? Çünkü ben mesela yukarıdaki güzelliği “görmek” için gelen  biz insanların milyonlarca yıldır kucağında yaşadığı Toprak Ana’sına yaptıklarına çok bozuluyorum.
devamini oku
Toplam 28 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345678910...20...