Kategori arşivi: Koton

| Pocahontas

pocahontas 00

Bu başlığı aslında ben değil benim çok sevgili illustratör arkadaşım Cansu Ciga koymuştu bu fotoğrafı gördüğünde. Pocahontas… Hepimizin özellikle de şarkılarına hayran olduğumuz Disney çizgi filmi, tarihin bir güzel çarpıtıldığı, emperyalin yine altı okka edildiği,  Pocahontas’ın dramının yanına bile yaklaşılmadığı o tatlı çizgi filmcik. Üzerinden yüzyıllar da geçse hala dünyayı sömürmeye doyamayanlar olması ne acı; hani insan yıllar geçtikçe, yaş aldıkça, hayatı gördükçe kavgayı bırakır ya, durulur, elindekiyle yetinmeyi bilir, fanilik kendini hissettirir de huzuru hiçbir şeylere değişemez olur ya; devletler neden böyle olamıyor? Yüzyıllar da geçse kavgaya, elindekiyle yetinemeyip komşununkine saldırmaya; insanın, hayvanın, havanın, suyun zerresini dahi  sömürmeye hep devam ediyor, sadece silahlar değişiyor. Önce mızrak, sonra top tüfek, şimdi teknoloji. Bir 10 Kasım’ı sadece O’nun diktiği ve bizim sahip çıkamadığımız ağaçların değil, yenilerinin de yası ile anıyoruz. Yine.

Önce 3-5 ağaç için şu hezeyana bak denmişti, sonra resmi rakamlara göre 300bine yakın ağaç gitti, bitmedi, gelişelim diye bir 6 bin de şuradan gitti. Topla topla nereye kadar toplasak, her eşittir işareti konduğunda nasıl derin derin nefes alsak da yaşasak? Bir ağaç tüm yaşanmışlığıyla “benden bu kadar” deyip, köklerinin üstüne biraz abanıp kendini toprağa bırakmadan, o toprağı öpüp orada kedi köpeklere gölge, filizlere sürgün, bana şu pozu vereyim diye fon olmadan devrilmese keşke. Keşke dedikleri gibi “gidenler (misli ile) yerine gelebilse”. Keşke. devamini oku

| Uzun Gün

mualla bags canta

Benim için jean hep dar zamanda halledilecek bir dolu sokak işi varsa, şöyle hızla üste geçiriliverecek, üzerinde çok da düşünülmeyecek, esasen resmen alelade bulduğum bir şeydi. #boomstyle ‘ı uzun süre takip edenler bilir, beni jeanle görünce bir şaşkınlık olurdu:) Son yıllarda ise artık zaman hep dar, iş hep çok olduğu için midir, kendisiyle sessizce barıştığım ve şık bulmaya başladığım için midir bilemiyorum artık onunla daha fazla kombin yapıyorum. Ve bu post yine tüm gün koşturup bir şeyler yetiştirmeye çalıştığım bir günden geliyor.

Jean to me was once no more than a life saver on busy days when I even had no time to think what should I wear. But recently I find myself creating chic looks with jeans and wear them more. This post is from a very long and tiring day with my jeans on;) devamini oku

| Xanadu’nun Pamuk Prensesi

xanadu hotels snowwhite, kar tatili, kar, kayak tatili, ski, snow, erzurum, palandoken, snowboard, kayak tatilinde ne giyilir, fashion blogger, moda bloggerı, stil ipucu,kafdan by elaidi, rubberduck, snowjoggers, kar botu

Yılbaşı  telaşı, üstüne yılın ilk tatil kaçamağı, o kaçamağın dönüşünde beni bekleyen evin organizasyonu derken mini bir ara vermiş olabilirim, ama işte yine buradayım! Üstelik Palandöken’de Xanadu Snowwhite Otel‘de geçen 4 günlük muhteşem bir tatil üstüne biriken fotolar ve anlatılacak hikayelerle:) 2014′de bana ve #babyboom’a daha çok seyahat ve keşif dilemiştim, ki sanıyorum başlangıcı iyi yaptık:) -25′lere kadar düşen derecelerde yine de sıcacık, keyifli, hareketli ve karın tadını doyasıya çıkarmalı kaçamağımızdan ilk post bembeyaz ve yumuşacık karlara yakışır bir kostümle geliyor, Xanadu, dağlar, kayak hocam, Erzurum, Dadaşlar ise sonraki postlara:)

Anlata anlata bitiremeyeceğim Xanadu‘nun Pamuk Prensesi Snowwhite’a ise olağanüstü konukseverlikleri için teşekkür ediyorum, yanında bir de mini mini bebeğin varsa nasıl ağırlanacağın, ihtiyaçlarının nasıl ve ne şekilde karşılanacağı haliyle daha da önemli oluyor.

New Year starts with a mini holiday at the mountains! Thanks to Xanadu Snowwhite for such a great weekend getaway at Palandoken, Erzurum. Ready for a series of post full of snow, ski, sightseeing and more?  devamini oku

| Bodrum’da Sabah

 

Bazı yerler “kaçmak” için değil tam tersine “iyice içine girmek” içindir ya, Bodrum benim için öyle bir yer. Ama dün sabah ayazında ve öğlen bir anda pırıl pırıl pırıldayan güneşin altında öyle değildi. Boş, sessiz, ve pek güzeldi. Elbette istediğin heryerde rutinlerinden kaçacak, kendinle kalacak, kafanın içindeki müzikten başka müzik, okuduğun satırdan başka hayat yokmuş gibi davranacak bir yer bulabilir insan, ama bazı yerlerde bunun için çok zorlaman gerekir. Bu defa hiç zorlamadan oldu:)

devamini oku

| Kısa ve Öz

Haftalaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaar öncesinden bir kombin:) Dün gece, harici diski soyle biraz toparlayayim, nicedir klasör üstüne klasör açmıyorum dedim, karşıma bu fotoğraflar da çıktı. Bu pantolonu çok severek almıştım, çok da rahat, ama maalesef çok yakıyor, öyle çok sıcaklarda giyilecek gibi değil.

devamini oku

| Cremaria

Fotoğraf: Özberk Baz

Bir çift kırmızı pabucu ayağımıza geçirip, topuklarını birbirine vurduğumuzda bizi masalsı bir aleme ışınlasa güzel olmaz mıydı? Dorothy ayakkabıları bu şekilde kullanıp, aslında çok da güzel takıldığı masalsı dünyadan eve geri dönebileceğini filmin sonunda ancak öğreniyordu, 3 kez “There’s no place like home!” dediğinde ve topuklarını birbirine vurduğunda işte evdeydi! Bence büyük hata yaptı:)
devamini oku

| Tuba Ünsal’dan Mezuniyet Balosu İpuçları ve Koton Koleksiyonu

Teşekkürler: Televidyon

Düşünüyorum da benim mezuniyet balolarımın üzerinden ne kadar geçti, yine de önce öğrencilerim sonra Boomerlarım sayesinde mezuniyet heyecanım hiç bitmedi, her sene yine yaşandı. Şanslıyım:) Hatta sanırım okulda olmanın en güzel yanlarından biri bir dolu mezuniyet balosuna katılabilmek, her seferinde o deli coşku ve mutluluğu izleyip hem şaşırmak hem keyiflenmek.
Tuba Ünsal ♥ KOTON sanıyorum Türkiye’de “mezuniyet balosu”na özel yapılan ilk koleksiyon. Kişiliği, hep kendi gibi oluşu, sempatikliği ve elbette stili ile pek çoğumuzun çok sevdiği Tuba Ünsal’dan mezuniyet balosu tüyoları aldık, neler yapmalı neler yapmamalı sorduk. Hatta kendisinin en büyük tavsiyesini de videonun somuna sakladık:) Keyifli izlemeler:p
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12