Kategori arşivi: Moda ve Sanat

| Bana Çizgi Kahramanını Söyle Sana Stilini Söyleyeyim

Hepimizin kendisini özdeşleştirdiği ya da imrendiği, küçük bır kızken TV karşısında seyretmekten ibaretken büyüdüğünde cüzdanında, tshirtünde,arabasının bir yerlerinde ya da içindeki çocukta yaşatmaya devam ettiği çizgı kızları yok mudur? Hani “ayy olsam bu olurdum işte” dediği…(örnek: She-ra, Jessica Rabbit, Lark, Catwoman:)) Bir de “bu resmen benim yahu” dediği…(örnek: Tinkerbell, Ariel, Bianca!, Safinaz:))

Bir kadını ucundan kıyısından etkileyen HER ŞEY tabii ki modayı da etkiliyor. Yıllar yılı çizgi kızlar ve moda her iki yönde birbirini besliyor, aslında podyumlara daha dikkatli bakarsanız işte sizin kız tam da orada!
devamini oku

| HEDİYE | JC de Castelbajac ve Nouvelle Vague’dan Armağan

BU HEDİYE POST İÇİN YORUM BIRAKMA SÜRESİ SONA ERDİ.
NORMAL DAVETİYE EFLATUN’UN, KULİS GİRİŞLİ DAVETİYE ZEYNEP RENDA’NIN OLDU!!
ÇEKİLİŞ VİDEOSUNU HEMEN BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.
KATILAN HERKESE TEŞEKKÜRLER:)

Moda dünyasının dahi ve sıradışı isimlerinden Jean-Charles de Castelbajac (ki kendisi JC/DC olarak da bilinir) eminim pek çoğunuzun radarında olan moda tasarımcılarından biri. Kendisine sadece moda tasarımcısı demek de çok doğru değil, çünkü topyekün bir sanatçı: resimde, endüstriyel tasarımda, yönetmenlikte de en az moda da olduğu kadar başarılı. Örneğin 25 Haziran’da Nouvelle Vague’un İstanbul’da sahneleyeceği “Dawn of Innocence-Masumiyetin Doğuşu” adlı müzikalin yönetmenliğini Castelbajac yapacak!

Bu postta JC de Castelbajac’ın “moda” haline eğildim ben, ucuna da çok ama çok beğeneceğiniz bir hediye ekledim.
devamini oku

| Haute Couture Efsanesi ve Paris Couture İlkbahar 2012

Basil Soda
Paris Couture İlkbahar 2012 haftasından enfes ve detaylara inmiş fotoğraflar eşliğinde “Couture” ne ola ki, herşeye couture denir mi, nesi farklı, nesi heyecanlı okuyacağımız bir yolculuk yapsak mı? Sonra siz de yazsanız sonuna, bir couture hayaliniz var mı? Bir defilesini izlemek, bir kıyafetini giymek, boncukların işlendiği yüzbinlerce dakikanın birinde elinde bir boncuk iğnesiyle orda olmak?
Tam olarak aynı anlama gelmese de artık çoğunlukla kısaca “couture” denen Haute Couture [telaffuzu için tıklayabilirsiniz ] Fransızca “yüksek dikişçilik” gbi motamot bir çeviriye denk geliyor. Kısa bir özet olarak kişiye özel, yüksek kalite kumaş ve malzemenin kullanıldığı, çok ehil terzi ve iğneişi/nakış/boncuk/kalıp ustalarının bizzat elde hazırladığı kostümler demek.
devamini oku

| KOSTÜM | Kemerlerinizi Bağlayın Pan Am ile 1963′e Uçuyoruz

60′lara doyduk, daha da özlemeyiz mi sanıyorsunuz? Bir daha düşünelim:) Mad Men ile bizi kostüm anlamında muhteşem karelere ışınlayan ve son yıllarda moda dünyasının en büyük ilhamlarından birini sağlayan beyaz ekran bu defa “PAN AM” dizisiyle daha bitmedi der gibi! En azından bana ♥ ABC’nin yeni hit dizisi şimdiden “trend” oldu, internet Pan Am hosteslerinin kostümlerini nasıl yapabileceğimiz DIYlere kadar dolmuş taşmış durumda.
devamini oku

| Memento Mori

Size bu şahane işi takdim etmeden duramadım sevgili Styleboomerlar! Fiona Krüger isimli tasarımcının beyninden, elinden, gözünden çıkan bu muhteşem saat (ki sanat eseri de diyebiliriz) aslında bu kadının master bitirme tezi! Sırf bu bile sanat eğitiminin sınırı geçince nasıl olduğuna, neler doğruduğuna, bir yetenek varsa onu nasıl geliştirdiğine örnek. Beni o anlamda ekstra etkiledi elbette. Bu bir mezuniyet projesi, bu kadın daha olgunlaşacak, yeni tasarımlar yapacak:)

devamini oku

| KAPALIÇARŞI’NIN SIRLARI -I:Özlem Tuna

Fotoğraflar: Özberk Baz

Kubbe

İstanbul her bir köşesinde bir sürü güzellikle bekliyor, ama hepsinin içinde tarihi yarımada bence hala en güzeli, en büyüleyici ve sır dolu olanı. Sultanahmet, Eminönü, Çemberlitaş, Kapalıçarşı. Takmaya doyamadığımız, bizi daha da güzel yapan takıların ve mücevherlerin çoğu da burada doğuyor. Kağıt üzerinde başlayan yolculukları, eski hanlarda, soğuk atölyelerde usta ellerde şekil alıyor, pırıl pırıl olup birer arzu nesnesine dönüşüyor. Kapalıçarşının sırlarını anlatmaya bugün ÖZLEM TUNA‘nın İstanbul’dan beslenen şahane tasarımları ile başlayacağım ve önümüzdeki haftalar boyunca daha pek çoğuna konuk olacağız:)
devamini oku

| Yves ve Pierre: Moda Geçer Aşk Kalır


Yves kağıt bebekleriyle

Nostaljik kareler eşliğinde bir dehadan ve onu en karanlık hallerinde bile seven birinden konuşalım mı? Bazen siyah beyazken hayat daha mı güzelmiş acaba diye düşünüyorum, çünkü eski fotoğraflar sanki bana hep öyle fısıldıyor. Yves hakkında konuşurken onun siyah-beyaz kareleri bize eşlik etsin istedim.

Son yıllarda moda endüstrisi kırk yılda bir dünyaya gelebilecek pek çok “dahi çocuğu” çok pis harcadı. Bizden McQueen’i, Galliano’dan hayatını aldı, Decarnin’i bir akıl hastanesine kapadı. Zaten yaratım sürecinin sancıları, bize bu güzellikleri bahşedebilmek için hepimizden farklı çalışan kafaları, farklı gören gözleri için bu dünya fazlasıyla anlaşılmaz, fazlasıyla acımasızken bir de o bünyeye yılda bilmemkaç sezon sığdırma, hep bir öncekinden daha iyi olma, var olabilmek için anlaşmalara sadık kalma, gereken finansmanı sürüdürülebilir kılmak için yatırımcılara ve büyük firmalara köle olma gibi nice “düzen böyle” yaptırımı dayatıldı da dayatıldı.

devamini oku

Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345