Kategori arşivi: Moda ve Sanat

| Bedeni ve Hareketi Kutsayan Moda

00 Christian Dior SS2019 koleksiyonunda dansçılar modellerle birlikte podyumdaa (1)13 Ocak 2019-T24 PAZAR yazımdan

2019 koleksiyonları içinde kuşkusuz hem tasarımları hem sahnesi ile moda haftalarına damgasını vuran yüksek modanın devlerinden DIOR oldu. Bir yarış pistinden evrilen dans stüdyosu görünümlü devasa bir podyumda, Sharon Eyal’in olağanüstü koreografisi ile Maria Grazia Chiuru tarafından tasarlanan mistik kostümler içinde 9 dansçı podyumda dansediyor, modeller ile interaksiyona geçiyor, gökyüzünden süzülen gül yaprakları altında modeller yürüken dansçılar modern bale yorumu ile bir gösteri sunuyordu. Olağanüstü bir şov ve nefes kesen bir koleksiyon “beden ve hareket”i kutsuyordu, Chiuri’nin kadını güçlendirme temalı son koleksiyonlarından en sonuncusu da bedenin özgürlüğünü dansa ve balede devrim yaratmış, modern dansın yaratıcısı kadın koreograflara ithafla – Isadora Duncan, Martha Graham ve Pina Bausch- anlatıyordu.

Bale ve moda, on yıllardır sürekli bir diyalog ve birbirini besleme hali içindeler. Her ikisinin ortak referans noktasının “beden” olduğu düşünülünce bale ve modanın, estetik ve sanat, zarafet ve güç ortak değerlerini paylaştığı çok açık. Bu ortaklık da bize bale sahnelerinde görsel şölenler ve podyumlardan sokağa günlük giyimimizde feminen ama rahat silüetler olarak dönüyor.

devamini oku

| MODA VE SANAT BİRLİKTELİĞİNDE 2018’İN ÖNE ÇIKANLARI

03 Coach SS18 koleksiyonu Keith Haring'den ilham alıyor30 Aralık 2018-T24 PAZAR yazımdan

“Bense kendime bugünü sordum: ne kadar genişti; ne kadar derindi; ne kadarı benimdi?”
2018′i uğurlarken aklımda çok sevdiğim yazar Kurt Vonnegut’un Mezbaha No.5 kitabından bu satırlar var. Hemen hepimiz bitirdiğimiz yılın muhasebesini yapıp, yeni yıl dileklerimizi sıralarken aslında yılların art arda dizili günlerden ibaret olduğunu unutmayalım. Yeni yılda her günümüz genişliği ile, derinliği ile çokça bizim olsun.

Bu yıl, büyük evlerin kreatif direktörlüğüne geçen genç ve alternatif isimlerin etkisiyle, çok çarpıcı ve çok sayıda moda ve sanat işbirlikleri gördük. Bu yazımda 2018 senesinde gerek koleksiyonları içinde, gerek kampanyalarında sanatı moda ile harmanlayan yüksek modanın en iyilerine birlikte göz atalım istedim. Kim bilir belki de 2019’da satın alacağınız bir sonraki büyük sanat dolabınıza asılır cinsten olur. devamini oku

| YÜKSEK MODA KENDİ MÜZESİNDE ÇAĞDAŞ SANATI YÜKSELTİYOR

00 prada marfa 01

23 Aralık 2018-T24 PAZAR yazımdan

İskandinav heykel sanatçıları, Micheal Elmgreen ve Ingar Dragset- 2005 yılında yüksek moda markalarının insanların kafasında yer ettiği biçime ve tüketime bir eleştiri olarak, bir lüks marka olan Prada’nın mağazasını alışıldık kentsel bölgesinden koparıp çölün ortasına Texas’ın batısında, kuş uçmaz kervan geçmez küçük bir kent olan Marfa’ya taşıyan bir mağaza heykeli, enstalasyonu yapmaya karar veriyorlar. Heykel, hiçliğin ortasına inşa edilmiş bembeyaz, ışıl ışıl, tek odalı bir Prada mağazası vitrininden oluşuyor. Bir kapısı olmadığı için içeri girmek mümkün değil. Amaç eleştirel yaklaşımla bu ışıl ışıl Prada mağazası biçiminde tasarlanan heykelin hiçliğin ortasında çürüyüp görkemini yitirmesi ile lüksü ve tüketimi eleştirmek. Fakat bu projeyi duyan Miucca Prada, sanatçıları destekliyor ve hatta Prada logosunu diledikleri gibi kullanabileceklerine dair onlara izin veriyor, dahası vitrinde sergilenmek üzere orijinal Prada ayakkabı ve çantalar gönderiyor.

Ancak, heykel açılışından hemen sonra yağmalanıyor ve içindeki lüks ürünler çalınıyor, hatta çalınan ürünler Miuccia Prada tarafından tekrar yenileniyor. Zamanla heykel büyük bir cazibe merkezi haline geliyor, Prada Marfa yol tabelaları dahi yok satıyor, sosyal medyada sayısız paylaşımda etiketleniyor ve bunun üzerine şehir meclisi tarafından sürekli bakımının yapılmasına ve güvenlik kameraları ile korunmasına karar veriliyor. Böylece, başta bir tüketim kültürü eleştirisi olarak tasarlanan ve çürüyüp yok olması düşünülen Prada Marfa, içinde yalnızca Prada sergilenen bir mini müze olarak kalıcılaşıyor. devamini oku

| SANAT SANAT İÇİN Mİ, SANAT PERAKENDE İÇİN Mİ ?

04 Gucci Milan mağazası16 Aralık 2018-T24 PAZAR yazımdan

Küreselleşme ve dijital kültürün, lüks ve ayrıcalığı yeniden tanımladığı şu son birkaç yılda yüksek modanın dev markaları perakendeciliğe yepyeni bir boyut getirdi: sanatla iç içe geçmiş alışveriş deneyimi. Neredeyse bir estetik savaşına dönüşen, lüks perakendenin bu yeni döneminde dünya çapında tanınmış olağanüstü mimarlar, açık artırmalarda astronomik rakamlara satılan sanat eserleri, satış elemanları yerine kuratörler, interaktif sanat deneyimine olanak tanıyan yeni nesil uygulamalar ve bol sıfırlı rakamlar var. Mimarlar ve kreatiflerden oluşan bir ordu lüks perakende mağazacılıkta müşteriyi baştan çıkarmak üzere yalnızca alışveriş yaptığı mağazaları değil alışveriş yapma biçimini de değiştirmek üzere çalışıyor. devamini oku

| Bana Çizgi Kahramanını Söyle Sana Stilini Söyleyeyim

Hepimizin kendisini özdeşleştirdiği ya da imrendiği, küçük bır kızken TV karşısında seyretmekten ibaretken büyüdüğünde cüzdanında, tshirtünde,arabasının bir yerlerinde ya da içindeki çocukta yaşatmaya devam ettiği çizgı kızları yok mudur? Hani “ayy olsam bu olurdum işte” dediği…(örnek: She-ra, Jessica Rabbit, Lark, Catwoman:)) Bir de “bu resmen benim yahu” dediği…(örnek: Tinkerbell, Ariel, Bianca!, Safinaz:))

Bir kadını ucundan kıyısından etkileyen HER ŞEY tabii ki modayı da etkiliyor. Yıllar yılı çizgi kızlar ve moda her iki yönde birbirini besliyor, aslında podyumlara daha dikkatli bakarsanız işte sizin kız tam da orada!
devamini oku

| HEDİYE | JC de Castelbajac ve Nouvelle Vague’dan Armağan

BU HEDİYE POST İÇİN YORUM BIRAKMA SÜRESİ SONA ERDİ.
NORMAL DAVETİYE EFLATUN’UN, KULİS GİRİŞLİ DAVETİYE ZEYNEP RENDA’NIN OLDU!!
ÇEKİLİŞ VİDEOSUNU HEMEN BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.
KATILAN HERKESE TEŞEKKÜRLER:)

Moda dünyasının dahi ve sıradışı isimlerinden Jean-Charles de Castelbajac (ki kendisi JC/DC olarak da bilinir) eminim pek çoğunuzun radarında olan moda tasarımcılarından biri. Kendisine sadece moda tasarımcısı demek de çok doğru değil, çünkü topyekün bir sanatçı: resimde, endüstriyel tasarımda, yönetmenlikte de en az moda da olduğu kadar başarılı. Örneğin 25 Haziran’da Nouvelle Vague’un İstanbul’da sahneleyeceği “Dawn of Innocence-Masumiyetin Doğuşu” adlı müzikalin yönetmenliğini Castelbajac yapacak!

Bu postta JC de Castelbajac’ın “moda” haline eğildim ben, ucuna da çok ama çok beğeneceğiniz bir hediye ekledim.
devamini oku

| Haute Couture Efsanesi ve Paris Couture İlkbahar 2012

Basil Soda
Paris Couture İlkbahar 2012 haftasından enfes ve detaylara inmiş fotoğraflar eşliğinde “Couture” ne ola ki, herşeye couture denir mi, nesi farklı, nesi heyecanlı okuyacağımız bir yolculuk yapsak mı? Sonra siz de yazsanız sonuna, bir couture hayaliniz var mı? Bir defilesini izlemek, bir kıyafetini giymek, boncukların işlendiği yüzbinlerce dakikanın birinde elinde bir boncuk iğnesiyle orda olmak?
Tam olarak aynı anlama gelmese de artık çoğunlukla kısaca “couture” denen Haute Couture [telaffuzu için tıklayabilirsiniz ] Fransızca “yüksek dikişçilik” gbi motamot bir çeviriye denk geliyor. Kısa bir özet olarak kişiye özel, yüksek kalite kumaş ve malzemenin kullanıldığı, çok ehil terzi ve iğneişi/nakış/boncuk/kalıp ustalarının bizzat elde hazırladığı kostümler demek.
devamini oku
Toplam 6 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123456