Kategori arşivi: MyBestFriends

| MBFWI 4. Gün ve İzlenimler

mbfwi house of ogan mehtap elaidi turkuaz optik

MBFWI’nin son gününe en boho halimle intikal ettim. Ve en çok da, en çok da saçlarımı sevdim:) Bluzum biricik Mehtap Elaidi’nin çok sevdiğim Yaya koleksiyonuna ait, pelerin ise daha kısa zaman önce bahsettiğim House of Ogan. O gün güneş de açmıştı, daha ne olsun:)

Son gün en çok da Zeynep Tosun sunumu olduğu için heyecan vericiydi. Zeynep’in hayalgücünün güzelliği, bizden olana kattığı eşsiz yorumu bu sınırların çok çok ötesine, çok daha büyük moda haftalarına ulaşmalı. Öyle nefis, öyle benzersi ki hayran olmamak elde değil. devamini oku

| Femme

buralar hep benim

Bir kaç hafta önce dahil olduğum bir proje için mini bir video çekimi yapmak üzere Nişantaşı’nın yolunu tutmuştum. Malum video ne kadar mini olursa olsun çekimi illa ki çoook uzun sürüyor. Her bir videolu produksiyondan sonra sezon sezon dizi çekenlerin buna nasıl katlanabildiğine şaşıyorum doğrusu:o  Bu post çekim bitiminde Özberk’le buluşunca ayaküstü çektiğimiz bir stil postu ama Özberk o gün fazlasıyla havasında olduğundan mıdır, benim açlıktan ölüşümde ve tüm günü ayakta geçirişimde bile pozitif bir yan bulabildiğimizden midir bilmem fotoğraflar çok güzel oldu. Video ve hikayesi ise sürpriz:)

Yukarıdaki fotoğrafta ise mısırcıdan mıyır mıyır mıyırdanarak rica ettiğim sandalyeyi yola atıp oturunca bir anda “işte buralar hep benim” artizliğine dönüşüm ışık hızında olmuş:) Fotoğraf çektirmek hakikaten bazen tiyatro yapmak gibi.

devamini oku

| Oh Boy!

2sonmac

İçinde bir oğlan çocuğunun haylazlığını, içinde bir kralın cesaretini, içinde o hep erkeklere atfedilen 10 kaplan gücünü barındıran güçlü, kararlı, cesur kadınlar size iyi haftalar diliyorum:) Ve aslında biliyorum hepimizde bunlardan bir parça var!

Bugünün postu bizim için çok özel-Özberk ve benim için-çünkü bu bir ilk:)  Özberk ile çalışmaya başlamam üzerinden yıllar geçti, bu blogun güzel fotoğrafları onun kadrajından çıkıyor. Zaten çok yetenekliydi ama sizler de görüyorsunuz yıllar içinde kendini de çok geliştirdi. Seneye artık üniversiteden de mezun olunca, umuyorum moda fotoğrafçılığı üzerine en iyilerden biri olmak üzere, onu yurtdışına uğurlayacağız:) [İç sesim: böhhüüüü" ] Bu editoryal onun ilk “resmi” editoryali sayılabilir, evet daha önce de bu tür pek çok çekim yaptık, #boomstyle postlarını bile hep aynı titizlikle çektik, ama bu defa herşeyi Özberk bir bir düşündü ve sağladı: modelini buldu, saç ve makyajı ayarladı, fotoğraflar için mekan taramaları yaptı,  seti, storyboardu hazırladı, pozları tasarladı; ve kafasında kurduğu sahneyi gerçeğe taşıdı. Benim tek katkım bu maskülen kadın karakteri MyBestFriends cicilerle stilize etmek oldu:)

Benim için bu hikayede ufacık bir rolüm olması bile öyle güzel ki:) Değerli yorumlarınızı hem ben hem de Özberk heyecanla bekliyoruz! devamini oku

| Baby Blue

2IMG_8907

Kendime yüksek sesle tezahürat yapıp, çılgınca alkışlıyorum: evet sonunda moda haftası stil postlarını bitirebildim:) Favori kombinimlerimden ikincisi ile bir sonraki moda haftasına dek esen kalayım!

Malum sezon pastel sezonu, ve bebek mavisi de en öne çıkan tonlardan biri. Her bir kıyafeti içinde kendimi hep çok harika hissettiğim MyBestFriends’in hazırladığı bu etek rengi, kesimi ve kumaşıyla tam benlik. Etek zaten yeterince gösterişli olduğu için onu daha sportif bir üstle, beyaz bir gömlekle ve zincir kolyelerle gündüz giyimine uygun hale getirdim. Henüz görmediniz ama onu salaş triko ile kombinleyince de harika oldu! Bir tıkla bir gece elbisesine dönüşebilecek olması ise kreması kaymağı:)

My final outfit from MBFW Istanbul. This is one of my faves with season’s hit color baby blue and ultra feminine look.

devamini oku

| Ready Steady

rock chic

4. günde içinde kendimi hem çok şık hem de çok rahat hissedeceğim bir kıyafet seçtim, bunda o gün ulaşımımı metro ve vapur aracılığı ile yapmamın da payı vardı doğrusu. Pek sevdiğim MyBestFriends’in Resort koleksiyonunun ilk gördüğüm parçası olan bu pantolona deri ceketle biraz rock bir hava kattım. Eskiden “İbo Şov”da ceketinin kollarını dirseklerine kadar sıyırıp da şarkı söyleyen İbrahim Tatlıses’e bakıp Tanrım böyle bir korkunçluğu görmez olaydım derdim, ama işte moda böyle bir şey sanırım; şimdi kendim bir blazer ya da deri montu kollarını yukarı sıyırmadan giyemiyorum. “Fashion forward” kişiliğinden ötürü İbo’yu  tebrik eder, o zamanlar kendisini çok kınadığım ve onun kadar olamadığım için özür dilerim:p

Here is my 4th look from the 4th day of MBFW Istanbul, a popping color with a feminine structure and a slight touch of rock. Ready steady go! devamini oku

| Pantolon Aşkına

2IMG_2012

Eskiden gardrobumun %99′unu oluşturan elbiselerimin çoğu fonksiyonellikten uzak olduğundan bebekle hayat gardrobuma daha çok pantolon girmesine sebep oldu. Eskiden beri hep çok sevsem de alışveriş listemin alt sıralarına bir şekilde iniveren pantolonlar şimdi gözbebeğim:) Bizim için yalnızca bir giysiden ibaret olan pantolon çok renkli ve politik bir tarihe sahip biliyor musunuz? Bir özgürlük ve eşitlik simgesi hatta. Fransız Devrimi ile önce erkekleri eşitleyen pantolon, yıllar içinde “kadın”ı da özgürleştirmiş. George Sand, Marlene Dietrich ve Yvs Saint Laurent bence kadın ve pantolon ikilisinin 3 önemli köşetaşı; onu bir kadının giymeye cesaret etmesiyle biri, onu giydiğinde hala çok dişi çok feminen olmasıyla diğeri, ve onu kadın için şık bir seçenek, bir moda parçası haline getirmesi ile öteki. Üçüne de saygı duruşu olsun bu satırlar.

Approximately 99.9% of my wardrobe is consited of dresses and skirts, yet they are no longer functional with a baby and stroller so pants are now taking the bigger part. Pants are now my favorites on the shopping list and I think we women should be grateful to three awesome personalities, George SandMmarlene Dietrich and Yves Saint Laurent-  for making pants available in women’s life.

devamini oku

| Kazın Ayağı Öyle Değil

2IMG_1684

Kazayağı deseni bu sene yine çok moda ve ben de bu deseni çoook severim.  Aslında bizim kazayağı adını verdiğimiz, ingilizlerin tazıdişi diye çevirebileceğimiz “houndstooth”u  benim aklıma hemen hep Escher’i getiriyor nedense. Tıpkı onun resimleri gibi, siyahla beyazın buluştuğu bu desende aslında görünenden başka bir şey olduğunu düşünüyorum. Galiba fazla hayal kuruyorum:)

Houndstooth is again very trendy this season and I like it a lot. I don’t know why but houndstooth pattern, which we call like “goosefeet:)” in Turkish, always reminds me of Escher paintings. I think that black and white embracing eachother in this very special pattern hides much more than what we see. Or may be it’s just too much daydreaming:) devamini oku

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12