Kategori arşivi: Nazra Jewels

| Mutlu: YoYoo Bir Akü Markasından İbaret Değil!

styleboom for morhipo, altın rengi ayakkabı, 2014 beyaz ayakkabı trendi, beyaz ayakkabı nasıl giyilir, gold summer, metalik trendi, manu atelier, taba rengi çanta modelleri, çizgili kombinler, beyaz pantolon nasıl giyilir, beyaz güneş gözlüğü, 2014 güneş gözlüğü modası, bilektan bağlı ayakkabı, altın beyaz kombini

Bir keresinde birisi bana “her zaman nasıl bu kadar mutlusun” diye sormuştu. Her zaman…Her zaman mutlu muyum? Hayır. Ama her zaman, her umutsuzluğun bir ışığı, her inişin bir çıkışı, her zorluğun bir bitişi olduğuna inanıyorum. Bunu bana fizik, bunu bana matematik, bunu bana atomun çekirdeği, birim çemberin yarıçapı söylüyor. Andersen’den masallar, uzunlu kısalı romanlar, şarkılar, bunu bana diğer hayatlar söylüyor. Bir de kalbimin taa içinde sağ kulakçık sol karıncığa söyledi, ben de kulak misafiri oldum. İnsanın kalbi yalan söyleyecek değil ya:)

Boommood‘a çok ara verdim değil mi, aslında ara vermedim de boommood sanki kağıtta daha güzel duruyordu ben de karalayıp karalayıp bırakıyordum. Şimdi ise boommood çoğunlukla telefonumda birer sesli not, nedeni trafik. Trafikde çok uzun kalmak zorunda kalınca ben de aklıma geleni o anda telefona kaydetmeye başladım. Sonuç: hüsran. Sebep: Tavuskuşundan hallice sesim. Meğer en güzel kelimeleri de yanyana getirsem, onları en fazla iç sesimle seslendirmeliymişim!

Ramazan geldi, oruç tutan herkese kolaylık diliyorum, havalar sıcak, günler uzunken elbet daha zor. Hoşgörü kelimesinin iki ulu minare arasında ışıklı bir süslemeden fazlası olmasını umduğum güzel bir Ramazan diliyorum, Şeker Bayramı için halama ev baklavası yalvarmalarım şimdiden başlamalı holey! devamini oku

| Mor Kaftan

pastel renkler

Ben bu hızla gidersem MBFWI ne giydim postlarım önümüzde moda haftasını bulacak korkarım:) Ama tabii moda haftası boyunca her işi erteleyip günleri oraya endeksleyince o biriken işler, ev ve geri kalan her şey geçen hafta benden fena intikam aldı! Bu kadar yorgunluk, koşturma, üzerine uykusuzluk birleşince bir de hasta oldum. Ardı arkası kesilecek mi bilmediğim kötü haberlerden biri daha beni allak bullak etti. Ve sonra hayat devam etti: ben de buradayım:) Bahar ekinoksunu da halis muhlis bir baharla karşıladığımıza, cemreleri pıtır pıtır saymaya başladığımıza veee oğlanı da 11 aylık yaptığımıza göre herkese iyi Pazartesiler!

MBFWI’nin 3. günü için seçtiğim bu kombine yılın başında aldığım bir kitabın(*) adından esinlenerek Mor Kaftan adını verdim. Ve mora çok yakışan bir renkle, sarıyla, o durmak bilmeden yağan yağmura “psst bi ağır ol bakalım” diyerek güneş açtırdım:p

Here I am with my 3rd look from MBFW Istanbul all in purple with a glimpse of yellow challenging the rain:) devamini oku

| Mavi

Geçen hafta hem Kıvanç Tatlıtuğ, hem İstanbul’da enn sevdiğim yerlerden Four Seasons Bosphorus bir araya gelince Mavi lansmanı kaçınılmaz oldu; haftaiçi #babyboom ‘la boğaz keyfi üstüne uzun zamandır göremediğimiz arkadaşlarla ayaküstü de olsa sohbet ise işin balkaymağı. Mavi, yeni reklam filmini tanıtırken biz bir yandan Kıvanç’dan filmin hikayesini dinledik. Açıkçası  acaba filmdeki rol arkadaşı Barbara Palvin de bir sürpriz yaparmı diye bekledim ama video aracılığı ile bir mesaj yollamakla yetindi:) Övünmek gibi olmasın ama uzuuun yıllar önce henüz kimsecikler bilmezken Barbara Palvin’i (Macar kadınları pek beğendiğimden) keşfetmiş ve hatta Koray Caner’den Candy Shop köşesine konuk etmesini rica etmiştim:) Bu reklam filminde benim de emeğim var diyebiliriz:p
devamini oku

| İmparatoriçe

Günler  ne kadar uzun, yapılacak ne kadar çok şey var, ve zaman yine de ne kadar az. Bu aralar işte böyleyim:) Artık ne yok biliyor musunuz, gözleri tavana dikip boş boş bakarak öldürülecek saatler yok. Gerçi bugüne dek hiç böyle bir şey yapmasam da yapabileceğimi bilmek güzelmiş demek! Böyle bir lüks değil krallık, kraliçelik imparatoriçelik gibi bir şey:p

devamini oku

| Rengarenk Komşular

Yazlık olayının komşuculuk kısmı ayrı bir tatlıdır. Şehirde unuttuğun bu hal yazlıkta bir anda yeniden pörtler:) En azından bizim buralarda böyle. Kostümüne daha uygun bir arka planı olduğu için komşunun verandasında foto çektirilir, Aydın’a giden komşu teyze çay saatine tatlı maya ve peksimet yetiştirir, komşu amca çimlerle ve çiçeklerle ilgilenir, yandaki evde akşam yemeğinden sonra okeye dördüncü olursun, kahve piştimi “komşum buyur gel” denir, anne sütü her derde deva diyen teyzeler yüzüne baka baka güneş lekesine pek iyi geldiğini ima eder:), tahinli pide yaptırıldı mı ne olur ne olmaz diye fazla yaptırılır karşı ev de buyur edilir. İşte ben de bunları severim, normalde aslında çok sıkılırım da yazın anneannemle 1 hafta geçirirken nedense çok severim! Fazlası bana fazla gelir:)

devamini oku

| Hayalperest

Hayaller… Belki gerçek değiller, belki hiç gerçekleşmeyecekler, ama işte yine de en gerçek ayrılıkların sebebi olabilirler. Çünkü bence hiç bir gerçeğin varlığı, hayallerin yokluğu kadar katlanılmaz değil. Ne mutlu ki bana ben pek hayalperest biri, içimde bir yerlerde Tom Sawyer’ı ya da Alice’i ya da Peter Pan’ı saklayabilmiş biriyim.

devamini oku

| Bir Duayenin Huzurunda

Gün içinde, bir yemekli toplantı sonrasında şu fotoğraflar çekilirken o gece herşeye ucu ucuna yetişip pert olacağımdan habersiz, ne kadar da kaygısızım:) Geçenlerde bir postumda bahsettiğim IKSV İstanbul Müzik Festivali kapsamında Giya Kancheli konserine geri dönüyorum bugün:)

IKSV, her yıl bize birbirinden güzel etkinlikleri armağan ediyor zaten ama bu defa GIYA KANCHELI sanırım bizzat bana hediye edildi. Dünya gözüyle kendisini göreceğim yetmezmiş gibi bir de bu festivale özel bestelenen senfonisini ilk defa dinleyebilecektim! İki üç kelime bulup da anlatayım isterdim ama anlatılacak gibi değildi, muazzamdı!
devamini oku