Kategori arşivi: New York Moda Haftası

| NY MODA HAFTASI | 3.1 PHILLIP LIM Bir Kız Ne İster İyi Biliyor

Tam “bi daha da New York’a gelmem” diyordumki PHILLIP LIM podyuma çıktı! Dün defilesi boyunca twitterı coşturan koleksiyonun resimlerini sabırsızlıkla bekledim, ve beklediğime de değdi. Koskoca haftadaki tek favorim Halston yerini 3.1 PHILLIP LIM’e bıraktı. Bir de hemen herkes defilenin müziklerinin en iyisi olduğunda hemfikir!

Koleksiyonu için “disco ve punk arası bir yerlerde” diyen Lim, etkileyici, modern ve havalı giysiler hazırlamış. Özellikle dış giyime önem vermiş, capeler mükemmel, onları pançolar, deri ya da süet motorcu ceketler, modernize kabanlar izliyor. charming, cool clothes. Ben özellikle enfes paçaları ve yüksek belleriyle pantolonlara ve genç ve neşeli bir görünüm veren kalın elbise/pantolon askılarına bayıldım. Devetüyü, pudra, hardal ve mor ön planda.

İpek pantolonlar kadar duble paçalı şortlar da şahane! Elbiseler genelde mono, loose ama zarif, etek uçları mutlaka asimetrik. Mor payetler, kristal işlemeli kol ya da gövdeler ve bronz ışıltı kısmını hallediyor. Şifon katlar, Amerikan kadını için bir kaç parça hayvan deseni!

CHRISTIAN LOUBOUTIN’in elinden çıkma “Velvet Goldmine” esinli enfes platform ayakkabılara ayrı bir post ayırmak lazım!

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Sleepless in New York -RODARTE-

Bu yıl esin kaynağını köklerinde, Meksika’da arayan Laura ve Kate Mulleavy kardeşler küçük bir sınır kasabası olan Juarez’den ve uyurgezerlerden etkilenerek hazırlamışlar koleksiyonlarını. Hakikaten de renkli ve etnik etkide başlayan defile sonlara doğru yumuşuyor ve bembeyaz oluveriyor. Bu arada ikinci kez ön sırada pür dikkat defileyi izleyen LVMH moda bölümü CEOsu Pierre-Yves Roussel Rodarte’nin portföye katılmak üzere hedefte olduğunu neredeyse ispatladı!!

Son iki sezondur oldukça karanlık ve tribal savaşçı kimliği taşıyan RODARTE, imzası haline gelen geri dönüştürülmüş, yeniden kullanılmış ve kimyasal işleme tutulmuş kumaş ve materyallere yine sadık kalmış ama bu defa resmen aydınlanmıştı. RODARTE bile önümüzdeki sezon için natürel renklerin-bej,krem,pudra,sütlükahve,beyaz-olmazsa olmaz olduğunu doğruladı.

Eski battaniyelerden anvelop etekler, pançomsu ama vücudu sarmalayan örgü kazaklar, meşhur kroşe örgüden bluz ve elbiseler, uzunlu kısalı püsküller, meksikalı bir kadının çok düşkün olduğu kocaman güller RODARTE’nin yama, birleştir, iplerle ve düğümlerle tuttur, sarmala stilinden nasiplenmiş ve zaman zaman göz yorsa da büyük çoğunlukla çok güzel hallere bürünmüşler.

MARC JACOBS ‘ın ilkbahar koleksiyonunda gördüğümüz tayt kadar sıkı sıkı sımsıkı sarmayan transparan leggingleri hatırlarsanız, bu defa RODARTE’de de dantel leggingler etek ve elbiselerle kombinlenmiş. Taytlardan ve desenli çoraplardan sıkılıp arayışa girenler için bu yeni bir trend olacak galiba! Açık ayakkabı ve diz altı çoraplar, omuzlarda katmanlı süsler diğer detaylar.

Koleksiyonun ikinci kısmı yamaların ve birleştirmelerin azalarak önce desenlerin ve güllerin solgunlaşıp pudraya döndüğü ve sonunda bembeyazlaşıp gecenin içindeki silik silüetleriyle uyurgezerleri selamlıyor. Puantiye ve dantel apliklerle süslü şifonlar beyaz opak çoraplarla, omuz ve kollarda detaylarla çok güzel.

Ayakkabılar benim çok beğendiğim Nicholas Kirkwood tarafından tasarlanmış.

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | HALSTON: I’m An Alien/I’m a Legal Alien/I’m an Englishman in New Yooork

Geçen Mart’ta dedikodularla başlayıp, Mayıs’ta kesinleşen “Marios Schwab artık Halston’da” cümlesinden bu yana Sonbahar 2010 koleksiyonunu bekliyordum. Bir Amerikan ikonu olan HALSTON bir İngiliz’in(tamam belki orijini Greko-Avusturya ama modasal olarak İngiliz:)) ellerinde, bu sebeple Sting’den Englishman in New York şarkısı eşliğinde başlıyorum: evet evet beklediğime değdi, şu ana kadar New York Moda Haftası içindeki bence enn iyi koleksiyon bu! Ne kadar isabetli karar, ne kadar doğru seçim, ne kadar modern ama hala Halston! Eh nasılsa Heritage çizgisi için yeterince Amerikalı Sarah Jessica Parker var, bırakın biricik Marios’um gönlünce coşsuun!

1970lerin Halston’undan, arşivlerden esinlenen koleksiyon parlak renklerle göz kamaştırıcı, ben özellikle yeşil tek kollu,ütülü ve asimetrik drapeli enfes tuluma bayıldım! Arkadan kollarını uzatmış, sizi saran kuşağımsı bant detaylar drapeleri, korsajı ve pilileri tutarak sofistike görünüm sağlamış. Pencereli modeller de yine kumaş bedene sarmalanmış hissi veriyor. Kürklü gorilla kollar yalnızca paltoda değil triko bir kazak ya da tulumda da olabiliyormuş! Capevari sarı bir triko elbise de hem yün örgü hem cape trendini sıcacık bir renkle bir arada sunmuş. Formlar ve mono renkler bütünlük içinde. Bir de önü açık ankle botlar ve çizmeler çok hoş ve değişik.

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Erin Fetherson – DvF

ERIN FETHERSON:

Erin Fetherson’un göz yormayan zarif şıklığını, en çok da bir elbise obsesifi olmasını pek severim ben. Bu koleksiyonunda 1970′lerin rock’n’roll ruhundan etkilenmiş, Ali MacGraw’u anımsatan uzun kahkullu kumral saçlar, altın bir zincir ve midi şifon elbiseler. Düz renk ya da desenli kumaşlardan bohem esintiler. Modern çağın metal ihtiyacına cevaben bronz. Yelek-pantolonlar içindeki fular yaka uzun kollu gömleklerle 70lerdeki dar silüetinde. Beyaz, bej ve bronza parlaklık verense turuncu!

DIANE von FURSTENBERG:

Önce haberler: Son yıllarda markaya coşku ve yenilik katan ve yaşlanmakta olan markaya gençlik getiren kreatif direktör Nathan Jenden Sevgililer Günü’yle DvF’ye de veda etti, kendi markasına odaklanmak için ayrılan Jenden’in yerine daha önce CHLOE’de Phoebe Philo ve GUCCI’de Frida Giannini ile çalışmış olan Yvan Mispelaere getirilecekmiş.

Yüzeyde her zaman çiçekleri ve doğayı selamlayan bohemliği artık markalaşan DvF tabii yine bu esintiyi sağladı, ama bu defa apliklerle zenginleşerek feminenleşen bir doz maskülenizm de ortaya koymuş.

Krep, şifon çiçekli uçuşan romantik elbiseler de, kaotik desenlerle modern tünik elbiseler de blazerle ya da smokin ceketle kombinlenmiş. DvF’de de şimdiye dek sık sık rastladığımız büyük yün örgüler var, kalın hırkalar şifon ve ipeklere karışmış. Küçük bereler, çiçek aplikler, rugan oxford botlar, duble paçalı pantolonlar detaylarda çok hoş bence.Metal pırıltılar, tüyler, payetler ve çiçek apkiler de koleksiyondaki ışıltıyı güçlendirmiş.

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Jason Wu

JASON WU’yu seviyorum!! Tasarımcı koleksiyonu için 1950′lerin ikonik fotoğrafçısı Irving Penn’in moda fotoğraflarından aldığını söylemiş, ve o feminen fotoğrafların yanında fotoğrafçının kendi maskülen ve rahat çalışma kıyafetine ithafen hazırlanan tasarımlarla koleksiyonda kontrast yaratılmış. Pırıl pırıl kokteyl elbiseleri, altın rengi elde boyama gece elbiseleri, drape ve nakışlarla işlenmiş şifonların satenlere sarmalanması, kuştüylerinden uçuş uçuş pastel elbiseler, puantiye ve puantiye havası veren hindiba çiçeği desenleri ve ekstravagan kalçalar hepsi de bir arada başka başka ama çok güzel kıyafetler olarak ortaya çıkmış. Narin kumaşlar ve enfes renkler, kısalı uzunlu etek uçlarıyla, antrasit ve kömür gölgelerle, boya sıçramış efekti veren desenlerle benim için mükemmel bir koleksiyon! Yün boyunluklar tüm zerafetin üstünde parlak renkleriyle çarpıcı ve çok tatlı!

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Alexander Wang

Herkesin gri sweatshirtlerine saldırdığı ve yandan sarkıttıkları gölgeli saçlarını örmeye başladığı düşünülürse ALEXANDER WANG’ın ne kadar etkin bir tasarımcı olduğu şüphe götürmez!Bir tek ben tartışmasız yeteneğine rağmen ayılıp bayılamıyorum galiba kendisine:))Zevkler ve renkler. Örneğin bu defa parçalayıp birleştirdiği takımlar tüm yeniliğine, ince işçiliğine ve mükemmel dikişlerine rağmen benim için sadece seyirlik, ARMANI’den enfes klasik jilet gibi bir takım beni hala daha çok heyecanlandırıyor!

“Berlinli okul çocuğunun ihtişamlı kadifeyle tanışması” olarak tanımladığı koleksiyonunda Wang, sıkı takımlara yeni bir hava ve kadifeye hafif roman esintisi katmak istemiş. Dominatrix takımlardan kollar, gövde, paça çıkarılmış, yeni eklerle yeni bir şey ortaya çıkmış. Drapeler ekstra ekstra drapeli ve kadifenin yoğunluğuyla daha da ekstra hacimli. Yine tüvit kadifeden sıra geldikçe başrollerden birinde, biricik McQUEEN’imin pek sevip kullandığı kuyruklu ceketler Preen’den sonra Wang’da da var. Smokinler kadife ve kesiklerle yeniden yorumlanmış.

[Görsel:style]

| NY MODA HAFTASI | Christian Siriano – Peter Som – Cynthia Steffe – Vivienne Tam

CHRISTIAN SIRIANO:

Kat ve volan oyunlarında iyi olan son moda tasarımcılardan CHRISTIAN SIRIANO koleksiyonunu baştana şağı 60′ların avrupalı kadını üzerine kurduğunu belirtmiş. Şık paltolar, extravagan fiyonklarla şıklaşan omuz ve kalça detayları, kalem etekler ve dökümlü bluzlar da aynen buna işaret ediyor. Gece mavisi, mürdüm ve fuşya satenle ve şifonla birleşerek elegan ve zarif, ama yeterince iyi değil.

PETER SOM:

Metal pırıltılar, jakarlı kumaşlar, pembe ve lila tonlarda çiçeklerin süslediği ipekler renkli kürklere sarmalanmışlar! “Psychedelia” olarak tanımladığı koleksiyonda PETER SOM woodstock hippilerini şehirli silüetler ve Moğol yetilerle, retro yıldızları modern grafiklerle karıştırmış, tüm bunlara Cleopatranın büyük altın gerdanlığından takmış ve “jazzy” kıyafetler yaratmış:)

Küçük hırkalar minik kristal çiçeklerle süslenmiş ya da kalem etekler tüylere bulanmış, çiçekli elbiselere deriler eşlik etmiş. Colorblock botlar favorim! Karmaşık, enerjik ve bir o kadar eğlenceli bir koleksiyon!

CYNTHIA STEFFE:

CYNTHIA STEFFE markasının satışlarını oldukça yükselten tasarımcı Shaun Kearney’nin sırrı sokak stilinde saklı! Kızları inceliyor, klasik parçaları naıl modern yorumladıklarına bakıyor! yavaş yavaş sıkmaya başlayan modada keskinliğin yerini daha girly, daha flörtöz olmaya bırakacağını yine sokaklardan sezen tasarımcı “kolejli kız” görünümü çerçevesinde kısa ceketler, pileli kısa etekler, jileler ve yine tüvitle zenginleştirerek, diz üstü ve diz altı çoraplarla çizgiyi iyice genç kesime çekmiş. Deriler bile flörtöz eteklere, göbeği açıkta bırakan bluz ve ceketlere dönüşmüş, tabii ki kızların olmazsa olmazı çiçekli elbiseler gri okullu çoraplarla ve kürklerle kombinlenmiş. Ben koleksiyonu pek beğendim!

VIVIENNE TAM:

Çin Zodyakını tema olarak seçen VIVIENNE TAM az ve öz koleksiyonunda kaplan yılına ithafen kaplan desenli çoraplar, saçaklı kürkler, deri ve lazer kesikler, tafta ve satenler kullanmış.

[Görseller:style]

Toplam 9 sayfa, 4. sayfa gösteriliyor.123456789