Kategori arşivi: Paris Couture Haftası

| Paris Couture İlkbahar 2015

defile-elie-saab-printemps-ete-2015_0

Paris Couture Haftası yine lüksün, ihtişamın, şovun, ince işçiliğin zirve yaptığı muazzam defileleri ile sona erdi; geriye bize iç çekmek, Chanel’e ne oldu canım böyle demek, bunu işleyen kör olmuş diye küçük dilimizi yutmak vee pek tabii ki Oscar kırmızı halısını beklemek kaldı. Sadece koleksiyonlar mı muhteşemdi, hayır! Sahneden müziğe hemen her şey couture inceliğinde düşünülmüş ve sunulmuştu.

Couture haftasında öne çıkan trendlerin başını “çiçekler” çekiyor; çiçek apliklerden çiçek baskılara çiçek çiçek işlenmiş nakış ya da taş işlemelere dek. En heyecan uyandıran trendlerden bir diğeri ise Ziggy Stardust teması. Ziggy’nin kontrast renklere ve köşeli, keskin formlara, disko ateşine göndermeler barındıran koleksiyonların en iyisi tabii ki Raf Simmons’un Dior’uydu. Dior artık ne Christian’ın Dior’u ne de Galliano’nun, bu koleksiyonla bu iyice netleşti. Vee bir diğer öne çıkan trend yüzde tüller ve kocaman şapkalar, belki Viktor&Rolf’un çalı şapkaları değil ama Chanel’de de gördüğümüz organza dev şapkaların benzeri anneannemde var holey:) Omuzdan süzülerek pelerine dönüşen elbiseler de göze çarpan trendlerden. Beyaz, pudra, su yeşili ve mavi ise couturede öne çıkan renkler oldu.

Benim favori koleksiyonlarım Ralph&Russo, Ulyana Sergeenko ve Valentino. Eminim koleksiyonların çoğunu burada gördünüz, ben keşke bunun içinde olsam dediklerimi, bir de couture’ün neden couture olduğuna bir kez daha hayranlıkla şahit olmamıza sebep olacak bir kaç detay fotoğrafı paylaşmak istedim. devamini oku

| Paris Couture Haftası İlkbahar 2013

Couture haftasına karşı zaafım malumunuz, Paris’te gerçekleşen İlkbahar 2013 Couture koleksiyonlarını da eminim pek çoğunuz yakından takip ettiniz. Ben yine kulislerde yakalanan kareler ve couture’ü böyle muazzam yapan en ince detayları gözler önüne seren karelerle taçlandırmak istedim bu postu. Birbirinden güzel fotoğraflar sonrasında da bu yaz düğün, nişan, balo vs “telaş”ı olanlara Couture defileleri neler söylemiş bir toparladım:)
devamini oku

| Saç Filesi

Chanel
Paris Couture Haftası tüm muhteşemliği, şaaşası ve lezzetiyle geçti. Bu sene couture’da pek çok ilk de yaşandı. Koleksiyonlardan görüntüler eşliğinde iç geçireceğim posta geçmeden önce yeni sezonun ilk trend raporunu verelim:) Saç filesi! 
Özellikle couture defilelerde Chanel, Jean Paul Gaultier, Dior ve  Giambatista Valli fileleri kullandı, kimi şaçda kimi yüzde maske olarak. Maske olarak bizi günlük hayatta zorlayacağını düşünürsek, yün örgüden naylon ipliğe, sadeden kristallerle süslüsüne saç fileleri bu kış bizim için geliyor. Bu posttan sonra ben hemen arayışa başlıyorum bilginize! En çok siyahını sevdiğim düşünülürse ah şimdi sarışın olmak vardı der, sizi fotoğraflarla başbaşa bırakırım:)

devamini oku

| Haute Couture Efsanesi ve Paris Couture İlkbahar 2012

Basil Soda
Paris Couture İlkbahar 2012 haftasından enfes ve detaylara inmiş fotoğraflar eşliğinde “Couture” ne ola ki, herşeye couture denir mi, nesi farklı, nesi heyecanlı okuyacağımız bir yolculuk yapsak mı? Sonra siz de yazsanız sonuna, bir couture hayaliniz var mı? Bir defilesini izlemek, bir kıyafetini giymek, boncukların işlendiği yüzbinlerce dakikanın birinde elinde bir boncuk iğnesiyle orda olmak?
Tam olarak aynı anlama gelmese de artık çoğunlukla kısaca “couture” denen Haute Couture [telaffuzu için tıklayabilirsiniz ] Fransızca “yüksek dikişçilik” gbi motamot bir çeviriye denk geliyor. Kısa bir özet olarak kişiye özel, yüksek kalite kumaş ve malzemenin kullanıldığı, çok ehil terzi ve iğneişi/nakış/boncuk/kalıp ustalarının bizzat elde hazırladığı kostümler demek.
devamini oku

| PARIS COUTURE HAFTASI | Jean Paul Gaultier’nin Kuğusu

Couture dendiğinde her zaman heyecanla beklediğim bir isim JEAN PAUL GAULTIER olmuştur. Gaultier’deki hayal gücü, ondaki masal anlatma kabiliyeti couture gibi sınır tanımayan bir koleksiyonla harmanlanınca her zaman muazzam işler ortaya çıkar, örneğin geçen koleksiyonda bu harman Hermes’den kurtulmanın verdiği özgürlükle olacak tavan yapmıştı! Tasarımcı bu koleksiyonunda ise Black Swan filminden çok etkilenmiş ama pek tabii ki punk ruhunu işin içine katarak. 15 yıl aradan sonra podyuma çıkan Eve Salvail ve defileyi kapatan Fransız pop yıldızı Meylene Farmer ise şova lezzet katmış. Fotoğraflar ve analiz pek tabii ki BOOM MODA HAFTASINDA’ya tıklayınca :)

| PARIS COUTURE HAFTASI | John Galliano’suz İlk Dior Couture

Bu gözler John Galliano’suz bir DIOR defilesi de mi görecekti! Doğrusu tüm süreci yakından takip etmeme rağmen iş couture koleksiyona gelinceye kadar hala artık onsuz kaldığımızı anlamamışım …

Dün başlayan PARIS COUTURE HAFTASI’nda DIOR COUTURE bize Bill Gaytten’i takdim etti. -yani John Galliano yerine baş tasarımcı görevine getirilen Bill Gaytten’i-

Meğer Bill Gaytten’in ne çok seveni varmış:o Belki de ömrünün sonuna kadar Galliano’nun altında çalışacakken bir anda hayalleri gerçekleşen Gaytten için saç aksesuarlarıyla Stephen Jones, müzikle Jeremy Healy, podyum tasarımıyla Micheal Howells, saç ve makyajda Orlando Pita ve Pat McGrath, yani sektörün ennnnnnnnnnn ama en iyileri hepsi seferber olmuştu. Hatta bu ekip sanki Galliano’ya topluca bir teşekkür göndermiş gibiydi.

Ya koleksiyon? Doğrusu Gaytten, Galliano’nun mirasını onun çizgileri dışına çıkmadan güvenle devam ettireyim yolunu seçmemiş, bu anlamda kendisini takdir ettim, büyük risk, onun yerine kendi mimari yaklaşımını, bakış açısını, zevkini mimar Frank Gehry’den Jean_Micheal Frank’e hatta pop-artın biricik isimlerinden David Hockney’e pek çok sanatçıdan aldığı ilhamla harmanlayarak bir koleksiyon çıkarmış. Maalesef bütünlüğü pek yakalayamamış, Galliano’nun rafine ve über lüks hissini verememiş, bazı parçalar bir ışık verse de bazıları da Dior etiketini haketmemiş, özellikle yukarıdaki elbisenin olduğu kısımdaki sunuş Roberto Cavalli ucuzluğuna inmiş. Koleksiyonun devamı ve Boomsal analizi pek tabii kii bir tık uzağınızda BOOM MODA HAFTASI‘nda :)

| PARIS COUTURE HAFTASI | Givenchy’nin Dahisi

Ağzımı bir karış açık bırakan , yaptıklarını anlatacak kelime bulamadığım yalnızca bir kaç tane, sayılı tasarımcı vardır, mesela ALEXANDER McQUEEN gibi. Sanki seçtiğim kelimeler ona az gelecek, hakaret olacak gibi hissederdim, işte RICARDO TISCI’nin son couture koleksiyonuyla bana böyle hissettirdi.

Yukarıda gördüğünüz elbisenin yapımı tammmm 4000 saat sürmüş, tüm parçalar elde boyama, elde kesme, taşlar ve kristaller bile tek tek elde dikilerek hazırlanmış. Daha fazla anlatmama gerek var mı? Fotoğraflar ve özeti için Boom Moda Haftası’na TIK TIK :) !

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12