Kategori arşivi: Paris Moda Haftası

| KOLEKSİYON | Zeynep Tosun İlkbahar 2012 Paris’te

Styleboom takipçileri nasıl büyük bir ZEYNEP TOSUN fanatiği olduğumu bilirler ♥
Özellikle 3. hazır giyim koleksiyonu ile gönlümde taht kurmuş, üstüne sürekli daha da mükemmelleşen çizgisiyle iyiyden iyiye bizi mest etmiş tasarımcı, tasarımları kadar bakış açısıyla, vizyonuyla ve hayal gücüyle, dahası çalışkanlığı ve neyi nerede ne zaman yapması gerektiğine dair inanılmaz bilinciyle (malum bizim tasarımcılarımızın strateji takımları yok pek, her şeyi onlar düşünmek ve onlara gönül koyanlarla halletmek zorunda kalıyorlar) git gide mükemmelleşiyor.

ZEYNEP TOSUN‘la ilgili olarak en sevdiğim şey nereden olursa olsun biriktirdiklerini şehirdeki, yaşayan, güçlenen, kırılan, toplanan kadın için, o kadından ilham alarak şekillendirmesi. Onunla daha önce yaptığım şuradaki söyleşiden de hatırlayacaksınız onun ilham kaynağı her şeyden önce kadının kendisi.

devamini oku

| MODA HAFTASI | Beğediklerim Bayıldıklarım -II-

Moda haftalarından benim olsa dediğim parçalarla devam ediyorum:)

Cynthia Rowley’yi normalde koleksiyonu getirin diyecek kadar severm, hem girly hem feminen harmanını iyi tutturur ama bu defa biraz sönük buldum. Yine de kısa kollu, ince belli, bol volanlı elbiseleri hoşuma gitti, en çok da verdiği DIY fikri. Tıpkı yukarıdaki bluzda olduğu gibi siyah bir trikonun omuzları üzerine altın renkli bir dantel aplik hoş ve farklı olacaktır.

Matador esinli MOSCHINO’nun bolerolardan ilham alan ceketlerine hele üzerinde “Make Love Not War” yazan deri ceketine bayıldım! Gömlek yakasında siyah kurdeleyi ne kadar severim o da ayrı!

Her daim favorilerimden GILES koleksiyonun ilhamını kuğu fotoğrafları ile ünlü Cecil Beaton’dan almış ve koleksiyonu gümüşün en metalik haliyle donatmış. Pırıl pırıl gümüş rengi ve muazzam lazer cut işçilikli elbise ve etekleri beğendim.

[Görseller:style]

| MODA HAFTASI | Beğediklerim Bayıldıklarım -I-

Eminim bu defa moda haftalarını siz benden daha iyi takip ettiniz hanımlar! Ben de ara ara baktım, beğendiklerimi dosyaya attım, masaüstünde az dosya vardı ya, bir de bu eklendi:) Şu anda bilgisayarın neresinde ne var hakikaten hiç fikrim yok:o Neyse çeneyi boşa yormamayım, ilk grup beğendiklerime buyrun bakalım!

Raf Simons nasıl yapıyor bilmiyorum ama bir şekilde JIL SANDER’i her sezon en arzu edilen koleksiyonlardan biri haline getiriyor, çabasız ama şık olmanın adresini veriyor. Soluksuz devam eden 50ler akımından JIL SANDER de nasiplenmiş ama işin güzeli onu minimalize ederek, hatta poplin ve keten gibi çok hafif dokular kullanarak 50leri epey hafifleterek. Açıkçası poplin kumaşla böyle couture havasında bir elbise mi olurmuş diyenler, mutlaka şuradan koleksiyona göz atsınlar! Benim koleksiyondaki favorilerim şal deseni ve pötikare yüksek bel kalem etek+beyaz gömlek kombinasyonları. Yıllarca babamın şal deseni kravatlarından boyk gelmiş, hele bir ara hatırlıyorum 80lerde tüm konu komşu ve dahi annemin vatkalı saten şal deseni gömlekleri yüzünden bu desene iyice triplenmiş biri olarak bu adam beni resmen şal deseni sever etti! Özellikle pembe-saks mavi-yeşil kullanılarak oluşturulmuş şal desen parçaların hepsi diğerinden güzel!

Uzan zamandır keyifle takip ettiğim ANTONIO BERARDI bu defa farklı bir çizgiye kaymış ve genel olarak hep keskin formlarda çalışırken bu defa işin içine biraz daha akışkanlık katmış, hafif Jenny Packham’a kaysa da çok da güzel olmuş. BERARDI’nin bana kaburga/iskelet hissi veren gövdede taş ya da nakış panelli elbiselerine bayıldım! Koleksiyonun tamamı burada.

Sanırım uzun zamandan sonra ilk defa Oscar de la Renta ile epey ayrışan bir koleksiyon yapan CAROLINA HERRERA’nın yeşil ve sarı ağırlıklı koleksiyonundaki dinamik, rahat, şık şehirli kadın imajı çok hoşuma gitti. Grafik modernizmin buram buram feminenleştiği koleksiyonda favorilerim “bıldırcın:)” baskılı elbiseler ve grafik desen incecik triko üstler. Bıldırcın gibi kadınım diyenlere gelsin:) Koleksiyonun tamamı burada.

[Görseller: style]

| KiSMET by MiLKA- Bölüm 2: Nâr’û Hilâl

Fotoğraflar: Tolga Günay

İkinci bölümde KiSMET‘in couture tasarımlarıyla kendinizden geçeceğiniz için başlamadan büyük haberi vereyim: KiSMET Paris Moda Haftası’nda dünyanın önde gelen mücevher tasarımcılarıyla ve markalarıyla yan yana olacak! Tebrikler Milka:) İşte yalnızca Paris’e özel üretilmiş bu tasarımların bir kısmını sizinle de paylaşıyorum. Lüks, ihtişam, ayrıcalık… İstanbul, Anadolu… Yeni, eski ve yine şiir…

Ey sevgili,
sanki bahar zamanı gelmiş gibi
âlemin aklını başından aldın
İnsaf et, hilâl ebrunu sakın kimseye gösterme
Taşlıcalı Yahya Bey

“Ay Hançeri” denir Dîvan’da hilal’e… mecnunun gönlüne saplanan, onu yaralayan, öldüren bir aşkı anlatır. Hilalin beyaz ışığının büyüsüyle mest, can vermeye razıdır mecnun, sevgilinin kollarında, bir bahar sabahının müjdelendiği sanısıyla son nefesini verirken içini dizelere döker…

Bir başka mecnuna ise hilal bayramdır, çünkü sevgilinin hilale benzer kaşını görünce aşıklar arasında bayram başlar. Kaşlarının hilal şekli, teninin hilal beyazı ile sevgilinin güzelliği gece göğüne yükselse de mecnunun yatağına bir hüzmeden fazla sızamaz, kavuştukları bir ruyaya dalarken sayıklar dizelerini. Hilalin ışığıyla mesuttur, sabahlar olsun istemez…

Nâr-ı dilden zahir etsem bir kıvılcım
alem yanar
Dursa birden sine-i suzanım
içre gam yanar

Hayalî

Kostüm: Elif Cığızoğlu
Nâr… Sevgilinin dudağıdır, gözündeki yıldızdır pırıl pırıl, bereketli rahmidir geceleri düşlere düşen; nâr sevgilinin dudağıyla, gözüyle, gönlüyle korladığı aşk ateşidir, mecnun o ateşle yanarken içten içe, teselliyi de nar kırmızısı şarapta arar, dizelerini kadehe kusar…

Kostüm: Sarar
Sevdiceğin göstermediği yüzü, nar-ı aşka bulanan mecnunun yüreğini öyle korlar ki, derdinden nâr taneleri gibi kanlı gözyaşları döker, setresinin yenine siler… Esir olmuş aşığın dermanı ise ne lalde, ne hayatta, ne ölümdedir, yalnız ve yalnızca küskün sevgilinin iki dudağı arasındaki o ürkek güvercindedir. Aşk derdi ve ayrılık yarasından perişan mecnun çareyi şiirlerden sorar…

Kaynakça:
Divan Şiirinde Meyvelerden Hareketle Yapilan Tesbih ve Mecazlar-Abdülkerim Gülhan; Osmanlica ve Farsca Guzel Sozler;
Cumali Hasannebioglu;
Divan Siiri Antolojisi-Necmettin Halil Onan

İçerik Kullanımı:

Burada görülen mücevher ve takıların Kismet Jewellery & Faith adına patentli ve yasal sahibi Milka Karaağaçlı’dır.
Burada yayınlanan fotoğrafların hakkı Tolga Günay Fotographia’ya aittir.
Fotoğraflar ve içerik Styleboom blog adına sahiplen.com tarafından yasal koruma altındadır.
İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılmaması rica olunur.
Teşekkürler


| AYAKKABI | 2010 Sonbahar Moda Haftaları Boyunca Kaldırımlar

For English, please click

Size çorapsız çıkmayın diyorduk hanımlar! İşte son 1 aydır soluksuz devam eden moda haftaları maratonunda Tommy Ton’un objektifine takılan çoraplı açık ayakkabılar…Miroslava Duma yine döktürmüş!

[Görseller:tommy ton for style]

| PARIS MODA HAFTASI | Çiçekler, Fiyonklar, Volanlar, Edie ve Twiggy

For English, please click

Geçen sezon kuşlara,kedilere ve tavşanlara adanmış MIU MIU bu sefer de çiçeklerle donanmıştı. Yenilik: etek altına pantolon! Kare burun pabuçlar!

Minik fiyonklarla süslü ayakkabılar ve yakalar, mini, puf, volanmlı etekler, peplum, paçalı güvercin modeli:) streç pantolonlar ve kumaş, tüy, payet ve hatta metalden yapılmış çiçek aplikler, U şeklinde dekolteleriyle çiçek bahçesini andıran romantic elbiseler, pencereler. Sıcak sarı ve mor renklerle neşeli, yine olağandan farklı, yine oyuncu MIU MIU koleksiyonu Twigy ve Eddie Sedgwick’e sevgilerini yolluyor.

[Görseller:style]

| FLASHION’ NEWS | KARL LAGERFELD -The White Bear-

For English, please click

Kaiser için “Impossible is nothing! Koleksiyonları kadar o koleksiyonların sunulacağı podyum ve hatta soundtrackin bile sabırsızlıkla beklendiği CHANEL yine beklenmedik olanı yaptı! Karl Lagerfeld küresel ısınmaya da dikkat çekmek amaçlı olarak sonbahar/kış koleksiyonunu sunmak üzere İsveç’ten getirttiği 265 ton(!!) buz kütlesini yine İsveç’in meşhur Ice Hotel’inden 35 kişilik ekibin ellerinden çıkmış buzdağları olarak Grand Palais’nin, podyumun orta yerine kondurdu, salon -4 dereceye soğutuldu. Kıyafetlerin her köşesinde hatta bazılarının yeti gibi tamamında kürk ama “sahte kürk” kullanıldı. Karl Lagerfeld “Fake is not chic — but fake fur is.” diyerek de beni benden aldı( ama FENDI’deki gerçek kürkleri unutmayalım!) Koleksiyonun tamamını buradan görebilirsiniz ya da koleksiyonla ilgili gelecek olan STYLEBOOM postunu bekleyebilirsiniz:)

Moda aşkı bu olsa gerek, sevdiğin işi aşkla, tutkuyla, mükemmellikle yapmak bu olsa gerek…

[Kaynak:wwd]

Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345