Kategori arşivi: Plaj Kıyafetleri

| Günbatımı

gulcinuzunalan

#bencetatil bir deniz kasabasına ayak bastığı ilk gün ıssız bir kumsalda heyecanla günbatımını beklemektir! Ve aslında o kumsal günbatımını bekleyenler yüzünden çok kalabalık olsa da herkesin orayı ıssız sanmanı sağlayacak kadar sessizliğe bürünmesini olağanüstü bulanlar elime mum diksin:)  Doğanın, en koca sesli, en susmak bilmeyen insanını bile dilini yutturacak kadar sessizleştirdiği, susturup sadece gülümsettiği  o en güzel anlardan biri değil midir günbatımı. #babyboom Kuşadası’nda “ayydide” ve “battiiiii” demeyi öğrendi çünkü her gün güneş hanım battı, aydede çıktı diyorduk. Her gece aydedeyi gökyüzünde tabak gibi görüp, günbatımına 5 dakikada yürüyorduk. Döndük döneli oğlum aydede peşinde ama maalesef şehir ışıkları fazla hoyrat, bir ayydide göstermiyorlar işte.

Bu sabah size  günbatımı vaad ediyorum öyleyse:) devamini oku

| Pembe Düşün, Mavi Hisset

2IMG_6919

Başlığı okuması güzel, ama öyle olması zor değil mi? Bana da zor, bence size de zordur. Yine de kendine tekrar edip durmak zor değil, bir şeyi kırk kez söylersem olur demek, hayal etmek yapmanın yarısıdır diye düşünmek, grilerin içinden pembeyi görebilirim diye gözlerini iyice kısıp bakmak, kendini sıkmaktan kaskatı kesilmiş boynunu kıtırdatırken yüzünü bir anda mavi göğe dönmek zor değil. Orada bir an bile olsa donup kalmak; ve tam o anda en sevdiğin şarkıyı mırıldanmak, en sevdiğin filmden bir sahnenin içine kendini figüran olarak koymak, en sevdiğin şairin şiirini sana yazdığını sanmak, en sevdiğin romandaki mutlu sonu sahiplenmek, ve orada donmak kalmak. 1-2-3 saniye kadarcık:) Pembe düşünmek, toz pembe olmak, toz gibi havaya uçmak, maviye karışmak. 4-5-6 saniye kadarcık. Benim için oğluma dönüp bakmak. 7-8-9 saniye ve sonsuzluk kadarcık.

Biliyor musunuz bence artık bu ülkenin insanlarının yani bizim ayarlarımız bozuldu, bozdular daha doğrusu uğraşa uğraşa 10-15 senede. O dünya çapında meşhur sevecenliğimiz, halılara kilimlere işlenen naifliğimiz, gel buyurculuğumuz yitti gitti; artık herkes öfkeli, kızgın, saldırganlık boyutunda eleştirel, sana sen olduğun, bana ben olduğum için gıcık, ayar vermeye, alay etmeye, fırça kaymaya, kendi gibi olmayanı anlamamaya, anlamıyorsa da saldırmaya, sağ yanağına çaktıysa solu da yoklamadan durmamaya hazır. O yüzden bu başlıkta yaşamak daha da zor. Zor olsun, geç olsun, “hiç” olmasın da! devamini oku