Kategori arşivi: Seyahat

| Gaziantep Gezi Notları: Tat Zirvesi

Processed with VSCO with c3 preset

Yepyeni bir haftanın ilk gününden herkese günaydın! Harika geçireceğimiz ve soğuktan donmayacağımız bir hafta diliyorum:) Fotoğrafları çektiğim hafıza kartını kaybettiğim için bekletip durduğum Gaziantep gezi rehberini kartı bulamayacağıma ikna olduğum için böyle görselsiz de olsa kaleme almaya karar verdim:/ Antep zaten sadece görülecek değil bütün olarak yenilecek bir şehir de olduğundan 2 gün boyunca yaşadığım lezzet tufanını sizin hayal gücünüze bırakıyorum:)

Antep’i anlatmaya nereden başlasam, katmerinden mi baklavasından mı o lokum gibi etinden mi tatlı mı tatlı insanından mı mucizeye denk beyranından mı güzelim Tahmis Kahvesi’nden mi bilemediğimden kendi iki günlükcük rotamı anlatmaya karar verdim. İşte Gaziantep’e yolunuz düşerse (ki o yol bir şekilde düşsün) uğramadan, tatmadan, görmeden dönmeyin dediklerim burada! devamini oku

| Roma Gezi Notları: Ye İç Tekrar Et :)

roma trevi

Berlin notlarını bitirmeden araya leziz bir Roma molası koymak istedim:) Dikkat dikkat bu yazı yalnızca ve yalnızca yeme-içme içerir, Roma Gezi Notları dediysem müze, sergi, tarihi noktalar diye düşünmeyin; onlar hakkında daha önce Çok Gezenler Kulübü’nde detaylı bir rehber hazırlamıştık. Bu post hepsi daha önce Roma’ya bir kaç defa giden benim yakın arkadaş grubumun bu defa sırf hadi bir yeme-içme turu yapalımın sonucu deneyimlediğimiz mekanlar hakkında. Bunları listenize alırsanız emin olun pişman olmayacaksınız:)

devamini oku

| Bizi Ayıran Nehir

beste gürel indian silk

Babam için iyi olan herşey -cennet olduğu kadar alabalık da- zarafete bağlıydı; zarafet de sanata bağlıydı ve sanat kolay elde edilmezdi.“(*)

Kitabını okuduğum pek çok filmi -bir kaç istisna hariç- izlememeyi tercih ederim çünkü hepimizin bildiği gibi filmleri hiç de bizim hayal ettiğimiz gibi çıkmaz, daha fenası kitapta bize en çok dokunan kısım filmde belki hiç yer dahi almaz; işte bu bende  hayal kırıklığından ziyade “öfke” olarak ortaya çıktığından filmini izlemeyip tatlı canımı sıkmamayı seçerim. Fakat bazı kitapları da filmini izledikten sonra “doyamadığımdan” alıp okumuşluğum vardır. Yukarıdaki satırların ait olduğu “A River Runs Through It & Other Stories” işte onlardan biri. “Bizi  Ayıran Nehir” adıyla Robert Redford’ın yönettiği ve enfes bir Brad Pitt’in döktürdüğü gerçek bir hikayeden uyarlanan bu film zamanında beni çok etkilemişti. Muazzam görüntüler, duygusal bir hikaye, iki erkek kardeş ve bir baba. Sürükleyici, sürprizli ya da şaşırtıcı değil ama huzurlu, gerçek, derin.

Bu post Hilton Dalaman ziyaretim sırasında kendimi o filmin içinde hissettiğim gün doğumlarından birinden geliyor, nehir neredeyse denize kavuşmak üzere, sıra sıra dağlar önümde, güneş onların ardından yükseliyor. Balıklar kocaman sıçrayışlarla günü selamlıyor. Bu sahneyi hissetmişim gibi doğal dekoruma çok uygun bir Beste Gürel kostümü seçmemiş miyim ne dersiniz:) devamini oku

| Mağaradan Bir Yuva

tafoni01

Sanıyorum Kapadokya hepimiz için hep büyülü bir yer. Özellikle de havalar biraz ısınıp, İç Anadolu kara teslimiyeti bırakınca, ama henüz deniz mevsimi tam da başlamamışsa, ve içinizdeki ses alıp başınızı gidin diyip duruyorsa en güzel destinasyonlardan biri Kapadokya. Toz, toprak ve taşla güzel olmak, güzel kalmak kolay değil; belki de ondan Kapadokya çok masalsı, çok başka bir gezegen havasında. Akın akın turist çeken ve UNESCO Dünya Mirası listesinde olan bu bölgeye hangimiz hak ettiği zamanı verdik? Belki çoğumuz henüz görmedik bile:) Biz küçükken babam iki kez götürmüştü, biz Ankaralılar severiz Kapadokya’ya gitmeyi! Ama bir de şimdiki aklımla, ruhumla, gözümle görmek çok iyi geldi. devamini oku

| Up!

balonaloalo

Alo! Alo! Gökyüzünden çağrılıyorsunuz!

Instagram ve facebooktan ve hatta Periscope’dan (@styleboom) takipte olan Boomerlar geçen haftalarda Kapadokya’da olduğumu biliyorlar. Önümüzdeki birkaç postda sizi de Kapadokya’ya götüreceğim. Bir zamanlar Kapadokya denince akla ilk “peri bacaları” geliyordu, şimdilerde ise hemen balon uçuşu geliyor. Bu girişimi ilk başlatanı gerçekten alkışlıyorum:) Kapadokya’da butik bir mağara oteli olan ve bugüne dek kaldığım en güzel ve otantik otellerden biri sayabileceğim Tafoni Cave’e geceyarısı ayak basıp da 2-3 saat uyuduktan sonra sabah saat 04:00de telefonum çalıyor, uyandırma servisi:) Evet hazırlanıp gün doğumuna doğru, balonlara doğru yola çıkma zamanı! devamini oku

| Sapanca Huzuru

gural sapanca mehtap elaidi ilkbahar 2015

Günaydın! Ve herkese iyi haftalar:) Şu son zamanlarda Türkiye’nin bir dolu güzel yerine gitmek bana her defasında neden geri dönüyorum ki sorusunu sorduyor. Neyse ki sizlere anlatayım diye masa başına oturduğumda yeniden oralara dönüyorum gibi hissediyorum. Tam da hem taşınma, hem moda haftası üzerimden geçmişken ve dinlenmeye çok ama çok ihtiyacım varken Güral Sapanca’ya bir ziyaret fırsatım olmuştu. Belki şu yazımdan hatırlarsınız oraya son ziyaretimde oldukça kocaman bir göbeği dinlendirmeye gitmiştim:p Bu defa göbekteki ayakta ve hatta atom karınca hızında Güral’a ayak bastı. Özellikle bebek/çocuk dostu yaklaşımı, misafirperverliği, mükemmel yemekleri, upuzuun yürüyüş parkuru ve ormanı ile anneler için, aileler için eşsiz bir yer Güral Sapanca.  Doğrusu bizim evden Avrupa yakasına geçiş neredeyse 2 saati bulurken Sapanca’ya-yani doğaya, oksijene, nefis kahvaltıya, huzura- 45 dakikada ulaşılabiliyor, ondan olacak biz pazar günleri sık sık soluğu burada alıyoruz.  devamini oku

| Burcu Başar’dan 7 Gerçek “Gerçeküstü” Fotoğraf

burcubasar instagram

Herkese harika bir hafta diliyorum! Bu haftanın 7 günü 7 farklı yerde 7 muazzam kare görsün gözlerimiz istedim. Benim bir anda karşıma çıkan ve hem gözüme hem ruhuma dokunan fotoğrafların sahibi ile siz de tanışın dedim: @basarburcu ile. Kendisini Instagram takibine almanızı şiddetle tavsiye ederim:)

Instagram sanıyorum son zamanlarda bizim en büyük keyiflerimizden, görsel ve estetik anlamda bizi en çok tatmin eden şeylerden biri. Ben instagramda sanılanın aksine moda ve stil eksenli hesaplardan çok fotoğraf, mimari ve seyahat hesaplarını takip etmeyi seviyorum. Takipçileri milyonlara ulaşan ve olağanüstü filtrelemelerle yağlıboya ya da bir fantasy land görünümüne kavuşan fotoğrafları da çok seviyorum ama “fotoğraf” gibi fotoğraf hesaplarına ayrıca bayılıyorum. Burcu Başar fotoğraflar çeken bir gezgin, onun feedindeki filtresiz, sahici, kimisi sanki sürreal fotoğraflara rastladığımda sanki benimle konuştular, sanki bir kitap sayfasındayım ve ben o sayfayı hayal ediyorum gibi hissettirdi, sanki Atlas dergisi okuyorum gibi geldi. Genellikle doğa-insan-mimari üçgeninde nefis kareler. Daha sonra bloguna göz gezdirince gördüm ki o da kitaplara çok düşkün ve destinasyonlarını da etkilendiği kitaplar belirleyebiliyormuş, belki bu yüzden, belki ben de onun gibi kuzeye cok merakli oldugumdan bana böyle geldi.

O’ndan bizim için 7 fotoğrafını seçmesini ve o anı neden fotoğraflamak istediğini anlatmasını istedim. İşte Burcu Başar’ın “7″lisi. Daha fazla muhteşem fotoğrafı ve seyahat notları ise şurada. devamini oku

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123