Kategori arşivi: Street Style

| Çizgiliyse At Sepete

çizgili kazak mango çanta manu atelier

Bir pötikare sevdalısı, bir puantiye aşığı olsam da aklım bana hep çizgili gördün mü at sepete der:) Çizgili hep zamansız, hep istediğin stile gönlünce uyarlayabileceğin kurtarıcı demek. Bloga yeni sezon indirim raporru hazırlamak üzere mağazaları dolaşırken yeni sezonda gördüğüm bu kazak pırıltılı kolları ile beni sarmalayınca ben de ona “evet” dedim:) İşte bizim hikayemiz, hiç romantik değil tamam ama “long term relationship” olacağı garanti:p

Yaz bitti biteli gitmediğim Moda’ya bu güzel fotoğrafları çeken Melis’cimle hadi hava bugün güzel diyip itinayla lodosla şarhoş olduğumuz, kendimize Munchies’den sıcak bir köşe ve bol kalori ısmarladığımız bir günden devam edelim o zaman.  devamini oku

| Maviyim

goja istanbul

Ortadoğu ve Balkanların en sendromlu Pazartesi’sinde işbaşı da yapsa henüz iş yapmaya hazır olmadığı için kendini burada bulanlar merhabaaa:) Hiç acele etmeden, haftalık plana bakıp daralmadan, tatilin üstünüzde bıraktığı aman sendeciliğe ara vermeden bir dolu postumu üst üste okuyup öğle tatiline dek uzatsanıza:p Tatil yapamadığım için tatilcilerden faydalanma çabam oldukça masum bence. devamini oku

| Festival Stili Videosu ve Kombin Önerilerim

festival stili festivalde ne giyilir

Herkese harika bir hafta diliyorum. Haftasonunuz umarım güzel havalara yaraşır kadar güzel geçmiştir. Bu haftayı tamamen oğlumla geçireceğim için geçen hafta üst üste biiir dolu videolar çektik, fotoğraf çekimleri yaptık, toplantılar, projeler, okul derken haftasonu dahil ben baya çalıştım. Ve işte youtube kanalıma tazecik yüklenen yeni videomla karşınızdayım:) Festival sezonu başlamışken festival modasında yeni trendler, festival stilinin olmazsa olmazları, ipuçları ve her zamanki gibi örnek kombinleri bu videoda bulabilirsiniz. Umarım beğenirsiniz:) Video hemen aşağıda!

devamini oku

| “Chic” with Tommy Hilfiger

   0 effortless chic 02

Hepimizin şıklık anlayışı farklı. Hepimizin trendlere yaklaşımı başka. Hepimiz modayla hem haşır neşir olmayı ama hem de içinde kaybolmadan  “biz” olmayı seviyoruz. Kimi markalar yalnızca tek bir stile, tek bir kadın tipine hitap eder; kimi mağazalara hiç uğramayız bile çünkü hiç bize göre değildir:) Oysa bazen bize göre olması için belki de daha dikkatli baksak yetecek çünkü son zamanlarda önemli moda markalarının çoğu kadınların stiline sanki daha çok saygı duyuyor, trend kurbanı olsunlar diye eskisi kadar çabalamıyorlar. Ya da ben çok iyimserim:)

Beni instagramdan da takipteyseniz Nisan ayı boyunca her hafta Tommy Hilfiger’den seçtiğim cicilerle farklı stilleri yorumladım. 4 haftada 4 farklı “chic” için Tommy’nin altını üstüne getirdim. Benim favorilerim Effortless Chic ve Preppy Chic oldu, acaba sizin favori stiliniz hangisi merak ediyorum:) Bu postda işte hepsi bir arada karşınızda:)

devamini oku

| Femme

buralar hep benim

Bir kaç hafta önce dahil olduğum bir proje için mini bir video çekimi yapmak üzere Nişantaşı’nın yolunu tutmuştum. Malum video ne kadar mini olursa olsun çekimi illa ki çoook uzun sürüyor. Her bir videolu produksiyondan sonra sezon sezon dizi çekenlerin buna nasıl katlanabildiğine şaşıyorum doğrusu:o  Bu post çekim bitiminde Özberk’le buluşunca ayaküstü çektiğimiz bir stil postu ama Özberk o gün fazlasıyla havasında olduğundan mıdır, benim açlıktan ölüşümde ve tüm günü ayakta geçirişimde bile pozitif bir yan bulabildiğimizden midir bilmem fotoğraflar çok güzel oldu. Video ve hikayesi ise sürpriz:)

Yukarıdaki fotoğrafta ise mısırcıdan mıyır mıyır mıyırdanarak rica ettiğim sandalyeyi yola atıp oturunca bir anda “işte buralar hep benim” artizliğine dönüşüm ışık hızında olmuş:) Fotoğraf çektirmek hakikaten bazen tiyatro yapmak gibi.

devamini oku

| Wanted

vepa62 jessica simpson gulnur gunes

Çok çok çok uzun süre arayıp da bulamadığın şeyden tam ümidi kestiğinde (bu “o doğru adam”ı bulmak için de geçerli :)) pat diye karşına çıkar, sen de o karşılaşmada hazırlıksızsındır ya da şüphecisindir ya artık. Kendi muhakemenden de pek emin olamadığından eşe dosta sorar, hatta fotoğrafını yollar bir cevap beklersin, aslında “evet” demelerini, onaylamalarını istersin hani.  O kadar da aramıştın, işte buldun, daha niye bekliyorsun derken bir yandan, bir yandan da aramaya alışageldiğinden bulmuş olmak fikrini anlaman zaman alır.  devamini oku

| “Beograd”

belgrad stil 02

Senenin sonu gelmiş, harcanmazsa yanacak millerim elimde, Schengen’im bitmiş ve ne form dolduracak ne vize memuresinin devrik gözlerini çekecek halim kalmamışken vizesiz bir haftasonu kaçamağı peşine düştüm. St. Petersburg için gözlerim parladı ama sadece Hermitage(*) için bile bana en az 1 gün lazım diye düşününce; Tunus diye direttim ama beyim bana Hacı Zübeyir Amca’nın Vizontele’de sarfettiği meşhur replikteki gibi “olaylara karışma” yapınca istikamet Belgrad oldu. İtiraf edeyim Belgrad hakkında hep iyi şeyler duydum, her giden arkadaşımdan kesin gidin tavsiyesi aldım ama nedendir bilinmez Belgrad için hiç “hadi hadi” heyecanı duymadım. Bu bir işaret, “Belgrad beni çağırıyor” deyip çok hasta olmama rağmen serumları yedim, hapları hüplettim ve uçağa atladım. Belgrad notlarını daha sonra paylaşacağım ama şimdilik hem bir ön gösterim hem ne zamandır ara verdiğim #boomstyle postlarına yeniden dönmek adına bir stil postu ile karşınızdayım:)

Lokasyon Belgrad’da St. Marc Kilisesi önü:)  devamini oku

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12