Kategori arşivi: Styleboom for Morhipo

| Sıradan Bir Gün

morgan de toi, ebru karabayır, şalvar pantolon modelleri, nakışlı bluz modelleri, hippi stili, hally&son, styleboom for morhipo

Mesajlar, mailler, notlar, siz Boomerların güzel yorumları, hediyelere iliştirilen kartlarla gelen bir dolu iyi dilek içinden beni en çok gülümsetenlerden biri yine sizlerden birinin 2014 yazıma iliştirdiği yorum oldu. Bana “tatlı sıradan günler” dileyen bu yorum hatırıma Langson Hughes’un şu dizelerini getirdi:

“Kollarımı açmak iki yana
Uçmak güneşte bir yere.
Dönmek ve dansetmek
Bitene dek beyaz gün.
Sonra dinlenmek serin bir akşamüstü
Yüksek bir ağacın altında
Yavaş yavaş inerken
Benim gibi kara gece.
İşte benim düşüm!”

Belki unutuyor ve hep maceralara yelken açmak istiyoruz ama tatlı tatlı, aheste ve dingin geçen sıradan bir gün de bazen olağanüstü bir gün kadar güzel olabiliyor. Sıradan bir günün güzelliğini sanırım ancak özgür olamayanlar anlayabiliyor. Mesela şimdi tam da sümbül mevsimi iken vapurdan inince bir demet sümbül almak, onu kardan koruyarak eve kadar taşımak, sıcacık bir çay koyup, sonra bir şeylere dalıp çayı soğutmak, kurulacak bir kanepe, sarınacak bir battaniye bulmak ne kadar “sıradanca” güzel öyle değil mi?

Bu post da öyle sıradan bir günde bilgisayarda rastladığım ve hiç yayınlanmadığımı hatırladığım bir kombin postu işte. Dışarıda kar, ayaz; bu kombin ise yukarıdaki şiirin anlattığı gibi bir beyaz bahar gününden mor renklerde… devamini oku

| Duvar Gibi

vintage duvar vintage elbise 01

Merhaba Cuma günü, her zaman olduğu gibi yine çok güzelsin:p Araya sıkışan onca şeyden sonra dört mevsim panosunun sonbahar dediği ama İstanbul’un hala yaz yaz dansettiği günlerden kalma stil postlarına devam. Bu duvarı gördüğümüzde Özberk’in arabada direksiyonuma asılıp bi beni boğaza yuvarlamadığı kalmıştı ama hakikaten de duvar çok güzel bir duvar değil mi! Sahil yolunda bir pembe gelinin pembe boyalı beyaz panjurlu evi: deniz suyuna vurup yansıyan deli güneşlere de, Boğaz’ın vurdumduymaz ayazına da, kimi zaman Karadeniz üzerinden kimi zaman Adalar tarafından gelmiş lodosa, poyraza ve daha nicelerine de maruz kalmış, yaşamış bir duvar. Kırışıklıkları var artık, çöküntüleri var, yara izleri var, ama yine de güzel duvar. O duvarı bir de bu elbiseyle ziyaret ettik, pek yakıştılar. devamini oku

| MBFWI 3. Gün: Raven

mbfwi burce bekrek rock

MBFWI 3. günle devam:) Burçe Bekrek daha ilk koleksiyonunu gördüğüm andan beri çok beğendiğim, kendine özgü çizgisi ile her koleksiyonunda kalbimi çarptıran bir parça bulduğum nadir tasarımcılardan biri. Bu elbisemi onun Cuma yani moda haftasının son günü gerçekleşecek defilesinde giymeyi düşünsem de o güne kadar sabredemeyeceğim kadar güzeldi. Podyumda gördüğüm o ilk an benim olacaksın diye haykırdığım elbisenin “elbise” halini ben rock bir tshirt ve  Liz Taylor makyajı ile tamamlayarak farklılaştırmak istedim. Bir kez daha hayalimdeki beni gerçekleştirdikleri için Aveda ve M.A.C ekibine kocaman teşekkürler ve öpücükler.

Karaköy’ün her köşesi güzel bir çekim için bekliyor, bir de gerisin geri defilelere koşturmak olmasa (bir de Özberk çok hızlı yürümese:p )  devamini oku

| Merhaba

berrin eser pants

Haftanın 2. gününden herkese merhaba:) Biliyorsunuz İstanbul Moda Haftası başladı vee ben de yine ne giydimlerden izlenimlerime bol paylaşımla oradayım, instagramlarınızın ayarlarıyla oynamayınız:) Geçen hafta boyu bu haftayı boşaltabilmek için öyle çok koşturdum ki sizi uzun süre postsuz bıraktım biliyorum. MBFWI kombinlerinden önce o “yazdan kalma bir gün” dediğimiz günlerden birinden geliyor bugünkü post. Aslında size uzun uzun yazmak isterdim ama dün kendimi Türk modasına verince #babyboom ‘u hiç göremedim, o yüzden şimdi dooğru onun yanaklarına gömülmeye gidiyorum:)  devamini oku

| Coşarken ve Koşarken

tshirt elbise kombini

Günaydın hafta ortası! Nasılsınız:) Biir biir düşene kadar göbeğimizi çatlatan flörtöz cemrelerin hepsinin bir gecede bizi umarsızca terkettiği ve artık sonbaharın “donbahar”a dönüştüğü şu günde sizlere üzülmeyin diyorum: bir türlü başına geçip hazırlayamadığım sayısız kombin postu ile ben size bir süre daha yaz havası yaşatacağım:) Örneğin burası çok sevdiğim meşhur Kireçburnu Fırını’nın(hamileliğimin son ayını bu fırını koklaya koklaya geçirdim:)) hemen önündeki parkta bir yaz sabahı. Hadi şimdi ballı sıcak sütünüzü, kahvenizi ya da sıcak çikolatanızı hüpletin;gerisini bana bırakın:p

Beni uzun süredir takip edenler bilir kii ben tshirt giyme(zdi)m. Tabii oğlumdan sonra hayatıma bana sormadan giren pek çok şeyden biri de tshirtlerdi; çek bi şort-tayt üstü tshirt ver elini çayır çimende koşmaca, atölyelerde coşmaca, şuna buna yetişmece. Baktım ki artık gardrobumun vazgeçilmezleri, öncelikle çok yumuşacık olsun sonra biraz daha tasarım, biraz daha ben koksun dediğim bir şeyler aramaya başladım. Bu S.O.D.A tshirtüm de onlardan biri:)  devamini oku

| Zaman Makinası

2IMG_0014

Yılın en sıcak günlerinden birinde, yılın en sıcak yerlerinden birinden pek serin günlerden bir kombinle karşınızdayım:) Şu anda bu iç fenalaştıran kombinin fotoğraflarına bakmayı yine de sevdim (tabii Özberk çok güzel çektiği için:) ) çünkü bu kemeri en son taktığımda Bilun Şen’in Bidakka TV’sine konuk olmuştum ve bana o günü anımsattı. Bir zaman makinam olsa ne zamana giderdim diye sormuş bir soruda bana, o gün verdiğim cevap yıllarca verdiğim cevapla aynı idi: 50′lere:)  Sanıyorum H.G.Wells 1895′de meşhur “Zaman Makinası” romanını yazarken bana sorsa idi bu soruyu ben yine aynı cevabı verirdim. İlk defa bu sene bu cevap değişti, şimdi sçok daha yakın bir tarihe gider; yıllarca o soruya yine aynı cevabı verebileceğim hale getirirdim “şimdi”mi. Bir zaman makinanız olsa siz ne zamana, nereye gitmek isterdiniz? devamini oku

| Nostalji

2IMG_0465

Hamileliğimin son ayında taşınmıştık Anadolu Yakası’na, başta bildiğim tek yer Bağdat Caddesi olduğu için kendimi ve göbeciğimi sürekli oraya atıyordum. İşte öyle bir günde tanışmıştım Berr-In markasıyla, tasarımcı Berrin Eser’in hazır giyim butiği. İlkbahar 2013 koleksiyonundan bir elbiseye öyle vurulmuş öyle vurulmuştum ki içine girme ihtimalim sıfır olduğundan neredeyse ağlayacaktım. Sonra… sonra bir daha fırsatım olmadı hiç öyle uzun uzun, tatlı tatlı alışverişlere, ta ki geçen ay bir gün kendimi şımarmaya karar verene kadar. Elbise mazi olsa da yeni koleksiyondan başka pek güzel ciciler buldum:) Mesela bu gömlek, görür görmez beni nostalji oklarıyla vurdu:) Onu giydiğim gün rastladığımız bu “satılık” Fiat ise doğal setimizi oluşturdu. devamini oku

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12