Kategori arşivi: Tasarım

| Yeni Dünyanın “7″ Harikası

yenidunyanin7harikasi

“7″ serisini başlattığım güne dönüyorum da iyi ki o gün kucağımda #babyboom uyuyakalmış, ben de yeter ki uyanmasın diye kıpırdamadan bomboş duruyorken aklıma bu fikir gelmiş diyorum. Çünkü “7″ sayesinde gerçekten de çok güzel insanlar buraya konuk olup, çok güzel şeyler anlattılar. Hayatımızda belki bazısını hiç göremesek, dokunamasak ya da dinleyemesek de birer yeni hazine olarak yerlerini aldı bu listedekiler. Bugün de “7″nin en güzel listelerinden biri karşınızda. Hepimizin “Çizenbayan” olarak bildiği çok gezen, güzel yiyen, iyi müzik dinleyen, bizi festivallere gitmiş kadar eden Elif Tanverdi aslında bir mimar. Ben onun mimarlığına dokunmak istedim, ona modern çağın 7 harikasını sordum, o da bize modern ve çağdaş mimarinin şaheserlerini anlattı. İşte 7 şehirde mutlaka görülmesi gereken 7 mimari harika! Mimarları, hikayeleri, nasıl farklılaştığı ile bir solukta okuyacağınız ve gezi notlarınıza ekleyeceğiniz  listeye buyrunuz:) devamini oku

| “Closh”un Büyüsü

closh butik

Bir Pazartesi’yi daha nasıl geçtiğini anlamadan geçirdim ve karşımda Salı:) Saatler daha geceyarısını vurmadan balkabağına dönüştüğüm bu güne beni çok heyecanlandıran bir gelişmeyi, oğlumla yüzme dersimizi, eve aldığım frezyaları, ucu ucuna yetişsem de aksatmadığım pilates seansımı sıkıştırabildiğim için mutlu, yorgun ama yine de keyifli işte ekranımın başındayım.

Özberk’in enfes fotoğraflarının bir masal anlattığı bu postun başrolünde ise “Closh” var. Eminim çoğunuzun bildiği, hayranlıkla takip ettiği Closh teatral kostümleri, geçmiş zamanlara selam duran tasarımları ile beni hep kalbimden vurmuştur. Malumunuz feminen, asil, dönem ruhlu kıyafetlere bayılıyorum ve Closh işte bunların hepsi! Park Bosphorus Hotel’in görkemli mekanlarında yaptığımız çekim eşliğinde Closh’un arkasındaki isme Serli Keçoğlu’na sordum, o da yanıtladı: ilham perisi olan babaannesinden, Closh’un büyüsüne hepsi yazının devamında:) devamini oku

| Eren Tüneli’den “Arabesque”

eren tüneli, deniz eslek, styleboom, özberk baz

Önce hamileliğim sonra doğumdan sebep Styleboom’da yapmayı en sevdiğim şeylerden birini, tasarımcı çekimlerini yüz bininci plana atmak durumunda kalmıştım. Haliyle ürün seçmek, bir kurgu yaratmak, ona uygun mekan arayıp bulmak, çekim boyunca yerlerde sürünmek, ürünleri geri vermek kolay olmuyor, hiç kolay olmadığı kadar da keyifli oluyor! İsmi büyük tasarımcılar kadar henüz adını çok duymadıklarımızı size tanıtmak ise daha da keyifli: Zeynep Tosun’dan Ece Gözen’e, Günseli Türkay’dan Begüm Salihoğlu’na şimdi işleri karşısında büyük hayranlık duyduğumuz çok başarılı tasarımcılar daha yolun başında iken ya da ilk koleksiyonları ile Styleboom’a konuk olmuştu, o sebeple bir nevi kendi kendime heyecan ve gurur da duydum bu isimlerin her bir kıyafeti karşısında. Ve işte Boom editoryallerine de bir anda Behance’de karşıma çıkan paltosu ile beni kalbimden vuran ve yine bence çok gelecek vaad eden yepyeni bir isim ile dönmek istedim: Eren Tüneli.

Tüneli’nin “Arabesque” ismini verdiği mezuniyet koleksiyonuna bir çekim yaptık. Burada göreceğiniz koleksiyon benim çok beğendiğim ve savunduğum bir harmanı sunuyor: bu topraklara ait özgün bir figürün/konseptin modern çizgiler ve kimi zaman minimal kimi zaman keskin formlarda buluşması. Ne demek istediğimi ilk görüşte vurulduğum şu aşağıda göreceğiniz aba biçimli kaban özetliyor aslında:)

Here we are back as Team Styleboom with a mystic editorial shoot for a new and upcoming designer Eren Tüneli. Note the name, you’ll hear about him a lot in the future. And enjoy his graduation collection “Arabesque”. 

devamini oku

| Ekria

Geçen hafta hazır doktor kontrolüne gitmişken, her kontrol sonrası olduğu gibi şımararak yine insanlık dışı bir porsiyon yemek yiyip, Nişantaşı turu yaptım:) Tamamen eritme amaçlı:p bu turda çook enfes, henüz Türkiye’de yepyeni bir marka ile tanıştım: Ekria (Star Wars’cular iyi bilir:))
Takı tasarımında yalın ama iddialı, modern ve temiz, kimi zaman futurustik  çizgileri sevenlerin bayılacağı bir marka. Zamansız, çabasız ama çok şık; güzelliği sadeliğinden geliyor.  Zaten Ekria‘nın “Bilim-Kurgu” ya da “Yalın Geometri” gibi koleksiyon isimleri de anlayışını yansıtmış.
devamini oku

| Yakanı Sen DIY:)

BU DIY ETKİNLİĞİMİZ 2 MART CUMARTESİ 13:00-15:00 ARASINA ERTELENMİŞTİİR. AYRINTILAR FB EVENT SAYFASINDA:)

Geçen hafta şu postta sizlere Desa’nın bir Facebook uygulamasından bahsetmiştim, hani bilgisayarınızın başından iki tık üç klikle kendi deri yakanızı tasarlayabiliyor ve anında siparişini verebiliyordunuz. Evet ama her şey teknoloji değil hanımlar! Arada bir işin başına geçmek, malzemeyi ele almak, biraz kör olmak, iğneyi ele batırmak, kısaca sana ait bir tasarımın keyfini en sahici haliyle çıkarmak gerek. O yüzdeeen sizi bir D.I.Y etkinliği için daha elime mum dikmeye çağırıyorum:) 
Hem hep birlikte keyifli bir sohbete, hem #babyboom ‘un etrafını güzel mi güzel Styleboomerlarla çevirmeye hem de renk renk derileri zımbalar, pullar ve bilumum materyal ile süsleyerek kendi yakalarınızı yaratmak üzere sizi 2 Mart Cumartesi 13:00-15:00 saatleri arasında Desa Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi‘ndeki  mağazaya davet ediyorum:) Kimler geliyor?

devamini oku

| OTOBOOM | Sporty Chic

Fotoğraf: Serhat Özdek
Bir hafta aradan sonra herkese merhaba:) Bu defa epey bir mola verdim değil mi? Hep saat farkı ve tüm gün çılgın gibi gezip akşam kendimden geçercesine uyumaktan sebep:) Yakında yine gün be gün kavuşacağız, New York postlarına ve yeni sezonun yeni heyecanlarına dalacağız yupii. Ama öncesinde ben size yeni maceramdan bahsetmek istiyorum!
Malumunuz yüksek ökçeler kadar düşkün olduğum bir şey varsa o da arabalar, ve istiyorum ki dünyada estetikten en çok nasibini almış biz kadın cinsi arabalarla daha çok kaynaşalım! Bu bebekler sadece beylere kalmasın;) Bu aydan itibaren Türkiye’nin en iyi online otomobil dergilerinden DCM‘de her ay bir arabayı benim gözümden anlatacağım. Bir kadın için en önemli noktalardan; tasarım, estetik, kullanışlılık, kendine güven;) Ayrıca sizden de görmek, tanımak istediğiniz arabalar konusunda yardım isteyeceğim!  İlk arabam sapsarı bir Opel Astra GTC, kendisini nasıl bulduğumu, nelerini sevip, nelerine soru işaretleri kondurduğumu DCM  Eylül sayısının 49. sayfası itibariyle okuyabilirsiniz. Tık tık :)

| HEDİYE | JC de Castelbajac ve Nouvelle Vague’dan Armağan

BU HEDİYE POST İÇİN YORUM BIRAKMA SÜRESİ SONA ERDİ.
NORMAL DAVETİYE EFLATUN’UN, KULİS GİRİŞLİ DAVETİYE ZEYNEP RENDA’NIN OLDU!!
ÇEKİLİŞ VİDEOSUNU HEMEN BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.
KATILAN HERKESE TEŞEKKÜRLER:)

Moda dünyasının dahi ve sıradışı isimlerinden Jean-Charles de Castelbajac (ki kendisi JC/DC olarak da bilinir) eminim pek çoğunuzun radarında olan moda tasarımcılarından biri. Kendisine sadece moda tasarımcısı demek de çok doğru değil, çünkü topyekün bir sanatçı: resimde, endüstriyel tasarımda, yönetmenlikte de en az moda da olduğu kadar başarılı. Örneğin 25 Haziran’da Nouvelle Vague’un İstanbul’da sahneleyeceği “Dawn of Innocence-Masumiyetin Doğuşu” adlı müzikalin yönetmenliğini Castelbajac yapacak!

Bu postta JC de Castelbajac’ın “moda” haline eğildim ben, ucuna da çok ama çok beğeneceğiniz bir hediye ekledim.
devamini oku

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123