Kategori arşivi: Tasarimcilar

| TASARIMCI | Nevra Karaca No7

Fotoğraf: Özberk Baz
Model: Deniz Eslek
Teşekkürler: Steve Madden  ve  M.A.C

Nevra Karaca ismini bu sene sık sık duyduğunuzu sanıyorum. Nevra Karaca No7 isimli markası ile Paris’te tanıttığı ilk koleksiyonu büyük beğeni topladı, parlak bir tasarımcı olarak pek çok dergide yer aldı ama en önemlilerinden biri hep farklı olanı bulan VOGUE Italia’da  ‘Yeni Yetenekler’ bölümünde son koleksiyonundan bir parça ile yer alması oldu. 
Karaca, İlkbahar/Yaz 2012 koleksiyonunda pop kültürün en ikonik figürlerinden biri olan Sutherland kardeşlerden ilham almış.  Üç boyutlu, heykelsi parçalardan oluşan koleksiyon siyah, beyaz ve mavi tonlardan oluşuyor. Bir yandan fotoğraflara bakıp, bir yandan Nevra Karaca’yı tanıyalım mı:)

devamini oku

| KOLEKSİYON | Özgür Masur’un "AN"ı

favorim ♥

Bu sene Türk tasarımcılarının Sonbahar/Kış koleksiyonlarının görücüye çıktığı IFW takvimindeki bir son dakika değişikliği hepimizi şaşırtmış, IFW denir denmez pek çok kişinin heyecanla beklediği nadir isimlerden Özgür Sönmez programda görünmez olmuştu. Nedendi diye kendi kendimize konuşurken, tek şeyden emindim, beklediğimize değecekğinden, zamanı geldiğinde gördüğümüzde nefes kesecek bir koleksiyon çıkacağından:) Masur, IFW boyunca diğer tasarımcı arkadaşlarına ön sıradan tam destek verdi, ve şimdi sıra onun Sonbahar/Kış 2013 koleksiyonunu görmekte: AN!

devamini oku

| FLASHION’ NEWS | Raf Simons DIOR’un Kreatif Direktörü Oldu!

JIL SANDER’den ayrıldığı haberi ile karalar bağladığım Raf Simons, DIOR’un yeni kreatif direktörü oldu!! Resmi açıklamadan önce herkes haberi bizzat Raf Simons’dan alan Cathy Horn’dan duydu:) Tasarımcının DIOR için hazırlayacağı ilk koleksiyon Temmuz’daki Couture moda haftasında sunulacak couture koleksiyonu olacak ♥
Galliano’nun boşluğunu evin içinden doldurmaya çalışan, ve her yeni “kreatif direktör şu oldu” dedikodusuna Bill Gaytten’le satışlarımız mükemmel, auramız böyle güzel, sinerjimiz şöyle şukela diye açıklamalara doyamayan DIOR  garantici ve “bir çizgi” getirmekten çok uzak Gaytten’in sadece geçiş dönemini atlatmak için olduğunu ispatlamış oldu:) Demiştim:p Bakalım JIL SANDER’e yepyeni bir kimlik katan yalın ve minimal Raf Simons figürü DIOR’un ultra feminen ve şaşaalı çizgisi ile nasıl buluşacak! Heyecan verici:) Hedi Slimane YSL’de, Raf Dior’da, yeni sezon çook farklı! Şimdi heyecan içinde Simons’un DIOR için hazırlayacağı ilk koleksiyonu bekliyorum! 

[Görsel:forbes]

| Memento Mori

Size bu şahane işi takdim etmeden duramadım sevgili Styleboomerlar! Fiona Krüger isimli tasarımcının beyninden, elinden, gözünden çıkan bu muhteşem saat (ki sanat eseri de diyebiliriz) aslında bu kadının master bitirme tezi! Sırf bu bile sanat eğitiminin sınırı geçince nasıl olduğuna, neler doğruduğuna, bir yetenek varsa onu nasıl geliştirdiğine örnek. Beni o anlamda ekstra etkiledi elbette. Bu bir mezuniyet projesi, bu kadın daha olgunlaşacak, yeni tasarımlar yapacak:)

devamini oku

| KAPALIÇARŞI’NIN SIRLARI -I:Özlem Tuna

Fotoğraflar: Özberk Baz

Kubbe

İstanbul her bir köşesinde bir sürü güzellikle bekliyor, ama hepsinin içinde tarihi yarımada bence hala en güzeli, en büyüleyici ve sır dolu olanı. Sultanahmet, Eminönü, Çemberlitaş, Kapalıçarşı. Takmaya doyamadığımız, bizi daha da güzel yapan takıların ve mücevherlerin çoğu da burada doğuyor. Kağıt üzerinde başlayan yolculukları, eski hanlarda, soğuk atölyelerde usta ellerde şekil alıyor, pırıl pırıl olup birer arzu nesnesine dönüşüyor. Kapalıçarşının sırlarını anlatmaya bugün ÖZLEM TUNA‘nın İstanbul’dan beslenen şahane tasarımları ile başlayacağım ve önümüzdeki haftalar boyunca daha pek çoğuna konuk olacağız:)
devamini oku

| Yves ve Pierre: Moda Geçer Aşk Kalır


Yves kağıt bebekleriyle

Nostaljik kareler eşliğinde bir dehadan ve onu en karanlık hallerinde bile seven birinden konuşalım mı? Bazen siyah beyazken hayat daha mı güzelmiş acaba diye düşünüyorum, çünkü eski fotoğraflar sanki bana hep öyle fısıldıyor. Yves hakkında konuşurken onun siyah-beyaz kareleri bize eşlik etsin istedim.

Son yıllarda moda endüstrisi kırk yılda bir dünyaya gelebilecek pek çok “dahi çocuğu” çok pis harcadı. Bizden McQueen’i, Galliano’dan hayatını aldı, Decarnin’i bir akıl hastanesine kapadı. Zaten yaratım sürecinin sancıları, bize bu güzellikleri bahşedebilmek için hepimizden farklı çalışan kafaları, farklı gören gözleri için bu dünya fazlasıyla anlaşılmaz, fazlasıyla acımasızken bir de o bünyeye yılda bilmemkaç sezon sığdırma, hep bir öncekinden daha iyi olma, var olabilmek için anlaşmalara sadık kalma, gereken finansmanı sürüdürülebilir kılmak için yatırımcılara ve büyük firmalara köle olma gibi nice “düzen böyle” yaptırımı dayatıldı da dayatıldı.

devamini oku

| Moda Dünyasında Bir Elin Nesi Var İki Elin Sesi Var

Atalarımız boşuna bir elin nesi var, iki elin sesi var buyurmamışlar hanımlar beyler. Alın işte Bonnie ve Clyde, Ediyle Büdü, Tom ve Jerry, Laurel ve Hardy… Bir başlarına kalsalardı eminim bir şeye benzemezlerdi (sözüm Bonnie’den dışarı!).
Moda dünyası da, hem de büyük egoların dan dun çarpıştığı, bencilliğin ayyuka çıktığı karakterine rağmen, bazen tek değil çift olmayı başarabilmiş. Bu yazıda moda dünyasının tasarımcı ikililerine bir bakalım mı?

Önceliği pek çoğunuzun bayıldığı ikiliye vereyim istedim: Domenico DOLCE ve Stefano GABBANA! Sicilya doğumlu Domenico ve Venedik doğumlu Stefano asistan olarak çalışmaya başladıkları stüdyoda tanışır ve bir aşka yelken açarlar, bir yandan da bir marka yaratma işine. 1985de ilk Dolce&Gabbana hazır giyim koleksiyonunu sunduktan hemen sonra hızla büyürler. Aşk bitince iş de biter derler ama 2005de romantik ilişkilerine noktayı koysalar yüzmilyonlarca dolarlık işlerine aynen devam eder hatta sanki daha bile şahane hale gelirler.

Gelelim favorilerimden RODARTE’a. Berkeley mezunu iki kızkardeşin , Kate ve Laura Mulleavy’nin, yarattığı marka moda endüstrisinin de pek çok ünlünün de son dönemdeki gözdesi. Kısa ama parlak geçmişlerine şimdien kült olacağı garanti Black Swan filminin kostümlerini de ekleyerek oldukça konuşuldular. İşbirliğine en açık ikili diyebiliriz, Opening Ceremoy, Gap, Target hepsine de koleksiyon çalıştılar.

Diğer favorim, ki kendileri telaffuz edilemesin diye kasmış olacaklar, PROENZA SCHOULER de müthiş bir ikili! 2002 yılında Jack McCollough ave Lazaro Hernandez tarafından kuruldu. Bu beyler Parsons’da tezleri için işbirliği yapmaya karar veriyorlar, kısacası tezleri bir nevi onların ilk koleksiyonu oluyor, yetmiyor yetmiyor tamamı Barney’s tarafından alınıyor:) Burada ben gözyaşlarına boğulayım müsaadenizle, ne tezler var dünyada böhüüü! İsimlerinin hikayesine gelince, Proenza Lazaro’nun annesinin, Schouler ise Jack’in annesinin kızlık soyadları. Ehhe şimdi bankalarını arasak bütün dünya “annenizin kızlık soyadı” güvenlik sorusunun cevabını biliyor. Büyük düşüncesizlik:p

BADGLEY MISCHKA’nın da bizde yeri ayrı, çünkü annemin düğünümde giydiği elbisesi Badgley’di. Bir zamanlar kırmızı halının vazgeçilmezlerindendi bu ikili de ama son 2-3 yıldır daha “olgun” müşteriler tarafından tercih edilmeye başlandılar. Bu ikili de Parsons’da tanışıyor, Parsons çok zor okul olduğundan olacak:) 1988′de markalarını kuruyor, 1993de de o zamanlar herkesin rüyalarını süsleyen gelinlik koleksiyonlarına başlıyorlar. Kendileri SATC’de Charlotte’un favori tasarımcılarıydı!

VALENTINO gibi bir devi Bay Valentino gibi bir dehadan devralmak, devralırken de devirmemek büyük başarı! Başlarda çok büyük şüpheyle yaklaştığım Maria Grazia Chiuri ve Pier Paolo Piccioli şu anda Valentino evinin baş tasarımcıları ve müthiş başarılı bir ikili. VALENTINO eskisi gibi mi? Hayır. Eskisini aratıyor mu? Hayır! Bu ikili markanın köklerine sadık kalırken inanılmaz bir de gençlik aşısı yaptılar, tasarım yaparak bir isyan gerçekleştirdiler ve çok da başarılı oldular. Fendi’de çalıştıkları 10 yılın sonunda bizzat Bay Valentino tarafından kendilerine VALENTINO mirasına uygun bir aksesuar koleksiyonu çıkarmaları için teklif götürülen bu ikili bir gün evi devralacaklarını acaba hiç düşünmüşler miydi?

PETER PILOTTO belki sadece birinin ismine sahip ama tasarımları iki kişinin elinden çıkıyor: Peter Pilotto ve Christopher de Vos. Onlar da okulda Antwerp’de tanışıp birlikte yola çıkıyorlar. Buradan okul arkadaşlarıma sesleniyorum, biz de varsa yoksa kahve dedikodu ha bir de ya Dungeons&Dragons ya King yaptık cık cık cık:) 2009da en iyi çıkış yapan tasarımcı ödülünü alan ve Kate Bosworth’un gözdesi olan ikilinin baskı ve dene birliktelikleri muhteşem!

Ayılıp bayıldığım PREEN’deki harmoni ise meğer aşkmış! Karı koca Thea Bregazzi ve Justin Thornton etraflarında minik yavruları bu muhteşem tasarımlara imza atıyorlar! Tıpkı uyumlu ve mutlu bir evlilik gibi ikisi de tasarımlara başka başka şeyleri uyumla harmanlayarak katıyorlar. Grafik ve geometrik görünümlere romantik ve feminen bir dokunuşlarıyla iki ayrı kişi bir bütün nasıl olur en güzel şekilde gösteriyor.

Mary-Kate ve Ashley Olsen ROW markalarıyla anne karnından moda dünyasına kadar pek çok alanda ne kadar müthiş bir ikili olduklarını çok genç yaşta kanıtladılar. ROW koleksiyonlarına bakınca onlar için aman ya ünlüler işte tabi yaparlar demek olmaz, gerçekten çok başarılı, farklı ve arzu edilesi! Birbirinin aynası iki kardeşin hem stil hem tasarım anlamında yeni yüzyılın en iyilerinden olduğu kuşkusuz.

Kıskanmayalımm:) Bizim de tasarım ikilimiz var RANA-BERNA CANOK ve tabii ki DICE KAYEK.

DICE KAYEK tasarımcıları Ayşe ve Ece Ege gururlarımızdan olduğu gibi, burya pek uğramasalarda Machka sayesinde bizi de keyiflendirmiyor değiller:) Ece Ege ve Dilara Akay tarafından kurulan ama tasarımın başında Ayşe ve Ece kardeşlerin olduğu DICE KAYEK selektif müşteri kitlesi ve bağımlılık yaratan tasarımlarıyla oldukça başarılı.

RANA-BERNA CANOK kardeşleri ise pek çoğunuz IFW’deki defileleri ile tanıdınız. İki Mimar Sinanlı kızkardeş uzun yıllar ayrı ayrı yerlerde ve zamanlarda çalışşsalar da sonunda 2009da kendi markalarını yarattılar, heykel ve tesktili harmanlayarak Galata showroomlarıyla bizlerle buluşturdular.

Evet hanımlar beyler görüyorsunuz ki öyle kardeşinizle çöpü kim çıkarsın, ekmek almaya kim gitsin, yok efendim izinsiz kıyafetimi niye giydin diye kedileşene kadar tutun işbirliği yapın diye ibret olsun diye yazdım bunları. Ya da üniversite arkadaşınıza bir bakın sadece size atmasyon kahve falı mı bakabiliyor yoksa hummm bir moda markanız olabilir mi ? ;)

Şaka bir yana unuttuklarım varsa had yorumlarınızla siz de ekleyin. Ya da bir düşünün bakalım bir moda markası kuracak olanız kimi seçerdiniz yanınıza:)?

[Kaynak:net-a-porter, wikipedia ve resmi web siteleri]

Toplam 36 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345678910...2030...