Kategori arşivi: Tatil

| bonprix ile Tatil Bavulu

bonprix ile tatil bavulu

19 Mayıs’da tam da zamanında gelen bir tatlı kaçamakla 4 günlük bir tatil yaptık. Tatil öncesi ise içime doğmuş gibi bir “Tatil Bavulu” videosunu bonprix’den seçtiğim cicilerle yapmıştım. Şimdi tatil için bayramı iple çekenleriniz ya da Ege kıyıları dolup taşmadan bu en huzurlu zamanında kaçıvereyim diyenleriniz varsa ve videoyu hala izlemediyse işte hemen aşağıda:) bonprix ile tatil bavulunun olmazsa olmazlarını, tatil bavuluna dair ipuçlarını, plaj modasının yükselen trendlerini biir bir anlattım. Hemen tıklayın ya da dilerseniz önce biraz fotoğraflara bakın:)

devamini oku

| Günbatımı

gulcinuzunalan

#bencetatil bir deniz kasabasına ayak bastığı ilk gün ıssız bir kumsalda heyecanla günbatımını beklemektir! Ve aslında o kumsal günbatımını bekleyenler yüzünden çok kalabalık olsa da herkesin orayı ıssız sanmanı sağlayacak kadar sessizliğe bürünmesini olağanüstü bulanlar elime mum diksin:)  Doğanın, en koca sesli, en susmak bilmeyen insanını bile dilini yutturacak kadar sessizleştirdiği, susturup sadece gülümsettiği  o en güzel anlardan biri değil midir günbatımı. #babyboom Kuşadası’nda “ayydide” ve “battiiiii” demeyi öğrendi çünkü her gün güneş hanım battı, aydede çıktı diyorduk. Her gece aydedeyi gökyüzünde tabak gibi görüp, günbatımına 5 dakikada yürüyorduk. Döndük döneli oğlum aydede peşinde ama maalesef şehir ışıkları fazla hoyrat, bir ayydide göstermiyorlar işte.

Bu sabah size  günbatımı vaad ediyorum öyleyse:) devamini oku

| Kalimera Kalamaki

kuşadası, dilek yarımadası milli parkı, kalamaki, sodatrend,s.o.d.a istanbul, tekne turu, kuşadasında neler yapılır, tatil, niyo by niyazi erdoğan, italia independent, turkuaz optik, aynalı güneş gözlüğü modelleri

Minik bir aradan sonra herkese yeniden merhaba! Bu blogun, dolayısıyla benim sizlere yazabilmemin, anlatabilmemin, paylaşabilmemin en birinci kahramanı annem, annem, canım annem:) O olmasa artık ışık hızıyla hareket eden ve bana yapışık yaşayan #babyboom ‘dan hiçbir şeye olanak kalmıyor:o Eskiden o gün ne yaptıysam ertesi gün yazıveriyordum, şimdilerde bu, bugün ne yaptıysam ancak bir kaç hafta sonrasını anlatabilmeye dönüştü, başta bu durum beni çok kızdırıyordu ama şimdi bir şekilde hoşuma bile gidiyor, çünkü yeniden çok keyif aldığım bir güne, bir ana, bir hikayeye dönmemi sağlıyor! Mesela bu post henüz çok yeni biten senelik anneanne koynunda Kuşadası tatilimin ilk gününden. #bencetatil tatilinin bir kısmında çocukluğuna selam durunca güzel! devamini oku

| İyi Bayramlar

bayram01

Herkese iyi haftalar dilenecek en güzel Pazartesi’den merhaba! Bayram Pazartesisi, bayram haftası:) Herkese mutlu, keyifli, tatlı mı tatlı bir Şeker bayramı diliyorum. Bu sıcaklarda 1 ay boyunca oruç tutanlara ise iki kat mutlu bayramlar. Dikkat edin, fazlasıyla dinlenmiş midelerinizi hemencecik yormayın:) İyi tatiller.

| Harikalar Diyarı

xanadu resort, xanadu resort belek, belek otelleri, bebekle seyahat, bebekle tatil, xanadu, antalya otelleri, plaj modası

İnsan yazmayı neden bırakır? Belki yorulduğundan, belki bir şey bulamadığından, belki gerçek bir hikaye için önce kafasını susturması gerektiğinden ya da belki annesi gittiği için:))  Annem kısa bir süre de olsa yine benimle, bu süre içinde bol bol post hazırlamalıyım kii, sonra #babyboom ‘la baş başa kalınca hiç ama hiç fırsat olmuyor. Bebek beziydi, hazır mamaydı, iyi okullardı diye düşününce belki şimdi bizler daha rahatız, ama bazen eski tarz çocuk büyütme yani ver ağzına ballı, reçelli emziği, oturt yürüteçe, aç televizyonu oyalansın tarzı pek cazip geliyor. Biz  yeni çağın anneleri teknolojiden arınmış bir ortamda, kitap saati, ince motor/kaba motor  gelişimi, çocuk gelişimine dair bir dolu kitap,  çocuğu kandırarak değil anlayarak onunla vakit geçirmeye çalışmak, organik beslenme için özel yemek yapmak,  etkinliklere götürmek, bir rutin oluşturup o rutine sadık kalmak, bebek için “kaliteli zaman” yaratmak, iç güdülerine güvenmeyi öğrenmek derken tüm saatlerimizi harcıyoruz. Bazen yemek yiyecek, bazen yatıp uyuyacak, bazen bir dizi izleyecek (ilk 15 dakikası da olur:)) vakit olmuyor. Ama bir minik oğlancık gözünün ta içine bakıp da gülünce herşeye değiyor:)

Laf kalabalığını bırakıp, çok güzel bir tatil üzerine (bebekle tatil dinlenme amaçlı değil tabii:)) biriken postlara başlıyorum o halde. İlk durağımız Belek, Antalya. Sizi Xanadu Resort’un 14. yaşgününe götürüyorum. Dikkat dikkat: deniz var, güneş var, eğlence var, huzur var:) Ve çok şükür bir kez olsun beni yağmurla karşılamayan bir Antalya var! devamini oku

| Karlı Dağlardan Kızgın Kumlara

xanadu resort belek, xanadu hotels, antalya otelleri, antalya villa otelleri, belek en iyi otelleri

Sıcak kumlardan serin sulara tamam, peki ya karlı dağlardan kızgın kumlara nasıl:) Kış tatilini geçirdiğimiz Xanadu’nun bu sefer Belek’teki adresine misafir olmak üzere şu an yoldayız vınn! Elbette yapılacaklar listemi heyecanla doldurdum, hepsinin yanına bir tik koymadan dönmemeye kararlıyıım:) devamini oku

| Pembe Düşün, Mavi Hisset

2IMG_6919

Başlığı okuması güzel, ama öyle olması zor değil mi? Bana da zor, bence size de zordur. Yine de kendine tekrar edip durmak zor değil, bir şeyi kırk kez söylersem olur demek, hayal etmek yapmanın yarısıdır diye düşünmek, grilerin içinden pembeyi görebilirim diye gözlerini iyice kısıp bakmak, kendini sıkmaktan kaskatı kesilmiş boynunu kıtırdatırken yüzünü bir anda mavi göğe dönmek zor değil. Orada bir an bile olsa donup kalmak; ve tam o anda en sevdiğin şarkıyı mırıldanmak, en sevdiğin filmden bir sahnenin içine kendini figüran olarak koymak, en sevdiğin şairin şiirini sana yazdığını sanmak, en sevdiğin romandaki mutlu sonu sahiplenmek, ve orada donmak kalmak. 1-2-3 saniye kadarcık:) Pembe düşünmek, toz pembe olmak, toz gibi havaya uçmak, maviye karışmak. 4-5-6 saniye kadarcık. Benim için oğluma dönüp bakmak. 7-8-9 saniye ve sonsuzluk kadarcık.

Biliyor musunuz bence artık bu ülkenin insanlarının yani bizim ayarlarımız bozuldu, bozdular daha doğrusu uğraşa uğraşa 10-15 senede. O dünya çapında meşhur sevecenliğimiz, halılara kilimlere işlenen naifliğimiz, gel buyurculuğumuz yitti gitti; artık herkes öfkeli, kızgın, saldırganlık boyutunda eleştirel, sana sen olduğun, bana ben olduğum için gıcık, ayar vermeye, alay etmeye, fırça kaymaya, kendi gibi olmayanı anlamamaya, anlamıyorsa da saldırmaya, sağ yanağına çaktıysa solu da yoklamadan durmamaya hazır. O yüzden bu başlıkta yaşamak daha da zor. Zor olsun, geç olsun, “hiç” olmasın da! devamini oku

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234