Kategori arşivi: Temel İçgüdü

| Küçük Siyah Elbisemi Yoldan Çıkardım!

Sabaha karşı uykumun içinde sesler duydum, sanki bir ağlama sesi gibiydi. Gözümü açtım, iyice dikkat kesildim, evet evet resmen hıçkırıklar geliyordu hem de gardrobun içinden! Azıcık tırsmadım desem yalan olur, ama sonuçta gardrop benim gardrobumdu, ne oluyor diye bir meraklandım. Hızla ışığı yakıp, gümbürdeterek kapağı kaydırdım! Bir baktım ki ne zamandır giyemediğim küçük siyah elbisem iki gözü iki çeşme ağlıyor! Şaşkınlıktan küçük dilimi yuttuğum bir kaç dakikadan sonra
-Hey neyin var?! , diyebildim
-İtiraf et, çok sıkıcıyım değil mi! , diye haykırdı,
-Sıkıcıyım, sıkıcıyım, sıkıcıyım!
-Aaa saçmalama, neden böyle söylüyorsun, sen küçük siyah elbisesin, hani şu hakkında düzinelerce yazılar yazılan…, dememe kalmadan bana bağırıverdi.
-Ay offf tabii ya, “herkesin gardrobunda bulunması gereken” ben. O “gereken” kelimesi bile sıkıcılığımın ispatı adeta.
Bir an düşündüm de haklıydı aslında, gerekli olmak ne kadar heyecan verici olabilirdi ki. Güldüm ve bir kez daha hıçkırıklara gömülmesine fırsat vermeden sordum:
- O zaman benimle bir maceraya var mısın?
devamini oku

| Bir Beyaz T-shirtle Tartıştım!

Asla bir tshirt insanı  olamadım! Benim için tshirt, salaş demek, zamanı yok demek, sabahlamış demek, bıkmış demek. Öyle de sembolik, böyle de kriptik bir hatunum:) Ama Coachella’dan mı olacak, bahar buhranından mı olacak, giyecek hiç birşeyim yok hezeyanımdan mı olacak bilinmez bu aralar üzerinde Rage Against The Machine, Pearl Jam ya da ZZ Top yazan bir tshirte vurulmak arzusundayım, bakalım şanslı çocukla ne zaman karşılaşacağım:) O zamana kadar bir gardrobun en “temel” parçalarından biri olan beyaz tshirtü aldım karşıma, oturdum konuştum, biraz tartıştık ama sonunda tatlıya bağladık, belki siz de iki çift laf edersiniz, bi kulağını çekersiniz.

devamini oku