Kategori arşivi: Uncategorized

| The Girl Who Had Everything: Elizabeth Taylor

Dünya bugün güzelliklerinden birini daha kaybetti. Dame Elizabeth Rosemund Taylor, bizim için menekşe gözlü Liz Taylor, 79 yaşında aramızdan ayrıldı.

“Kızgın Damdaki Kedi” benim en sevdiğim, durmaksızın izlediğim filmlerden biridir ve Liz orada Paul Newman’la efsaneleşmişti. Ve tabii Elephant Walk, Giant’ The Girl Who Had Everything..

Seni hep hüzünlü hatırlayacağım sevgili Maggie… Maggie the Cat…

| ELLE’in Şanslı Styleboomerları Belli Olduuu:)

ELLE postuna göstermiş olduğunuz ilgiye vee çekimler ve kurgu ile ilgili iltifatlarınıza Tolga Günay, Burak Ünaldı, Deniz Eslek ve kendi adıma çook çok teşekkür ediyorum hanımlar!

ELLE’den 2 adet 150 TLlik hediye çeki Zeynep Şehiraltı(The Daughter of God & Alexandre Dumas) ve Selay Alkuş(Selay) ‘in oldu. Hanımlaaar hemmen isim, adres ve telefonlarinizi styleboomblog@gmail.com adresine bekliyorummm, yılbaşı yoğunluğuna kurban gitmemek için bu bilgileri hemen hemen yollayalım:)

| KISA BİR ARA | Bilgisayar Arızası

Sevgili Styleboomerlar bilgisayarım büyük bir problemle karşı karşıya, ve tembellik edip son 2 haftadır yedeklemeyi ihmal ettiğim her şey:( Üzüntü ve panikten çıkardığım uçuğun ve tansiyonun haddi hesabı yok! Çok bedbahtımm, bu onarım ve mümkünse kurtarma süreci zaman alırsa diye şimdiden sizlerden bu kısa ara için özür diliyoruum… Tüm pozitif enerjilerinizi benim notebooka gönderin lütfen:/

|

Biliyorsunuz çoğunuz yüzümü, bir kısmınız da ismimi merak ediyor:) Yüzümü gizleme sebebim(ki zaten yarı yarıya açıktı PUMA, IFW derken iyice ortaya çıktı:)) poz verirken daha rahat hissetmem, ismimi açıklamama sebebim ise yine “okuma kültürü”ne sahip pek sevgili Styleboomerların bildiği üzere mesleğim icabı: ben bir akademisyenim ve ismim Google’a yazıldığında akademik çalışmalarım önce çıksın istiyorum,oysa bloglar hele belli düzeyde okunan bloglar Google aramalarında öncelikli çıkıyor, blog benim hobim, mesleğim değil, ismimi öyle ya da böyle öğrenen pek çok okuyucuma da bunu ifade ettim ve saygı gördüm. İsmim ya da cismim ne olursa olsun bu blogun samimi olduğuna inancınızı ben her gün yorumlarınızla, yazmadığım zaman mailime, twitterıma “nerelerdesin” diye soranlarınızla, özel genel her tür sorusunu benimle paylaşanlarınızla anlıyorum.

Yine de Formspring’de adım-kızlık soyadım-evlendikten sonraki soyadımı açıkça ifşa edip, bu hassasiyetime saygı göstermeyen şahsa sırf o sebepten aşağıdaki sorusunu cevaplayamadığımı buradan söylemek isterim, sadece dedikoduyla değil okumakla/yazmakla da ilgileniyorsa sorusunun cevabını buradan alabilir, bu arada bir de IP gerçeği var bilen bilir):

SORU:
açıkcası eşinin biranda moda haftasını sunması ve seni kayırması devamlı bir blogunun propagandasına dönüşmesi, ne garip”ismim” nasıl açıklıyorsun bunu

Bu soruya en güzel cevap “kocam değil mi kardeşim kime ne” de olabilirdi ama ben hep çok kibar birisiyimdir. Madem benim blogumu kayırmak üzerine kosssssssskoca bir kanal Moda Haftası Özel programı hazırlıyor(sağolsunlar hiç bir masraftan kaçınmadılar:p uydu muydu ne lazımsa TÜBİTAK BİLTEN, NASA dahil ayarladı) o zaman ben hıyar mıyım neden orada bulunan tüm diğer bloglarla da röportajlar yapmalarına izin vereyim, her bölüm anlatırım da anlatırım!(evet kanalların genel müdürleri lafımdan çıkmaz, o derece!) Haricinde ben röportaj yapmak istemedim ve buna Alışveriş Cini şahittir, “ay o da senin arkadaşın, siz hep böyle birbirinize canım cicim yaparsınız zaten” saçmalığına esir düşmeyenlerdenseniz kendisine güzelce sorabilir, cevabını alabilirsiniz(Cin de sözümde çıkmaz esasen, hatta onu Blog Ödülleri 1.si yaptım ki hayatı boyunca bana borçlu kalsın diye!)

Eşim bugün iyi bir yerlerde evet yarın ne getirir belli olmaz ve belki bir telefonla blogda değil de belki bir dergide ya da gazetede de yazabilirdim çünkü hem arkadaşlarım hem öğrencilerim var bunu ayarlayabilecek, peki ben neden burada size, sizler için yazmayı seviyorum? Çünkü seviyorum o kadar, çünkü bu samimiyeti ancak burada sağlayabileceğimi biliyorum o kadar, çünkü kayrılmaya ihtiyaç olmayan, özgür bir ortam sadece burada var o kadar!

Styleboom’un kayırılmaya ihtiyacı var mı? Zaten okuyucusu belli, tek tek her yoruma dönmeye çalışan, yorum geldikçe sevinen, tek tek her soruya ve maile cevap vermeye uğraşan, ödülünü almış, markalarla ortak işler yapmış, global bir markanın ambassadoru seçilmiş. Bunların hepsini geçtim 4 bölümcük gösterilen bir programa gelene kadar Türkiye’nin en iyi bloggerlarının sevgisini kazanmış ötesi var mı? Üstelik tüm bunları okuldan ve evdeki işlerden vakit arttırarak yapmış, o arkadaş kendisinden bir önceki sorunun cevabına bakmalı bence
-Kaç saat uyuyorsun Boom?
-Günde 4 maksimum 5 saat:/

| HEDİYE | IFW Özgür Masur Defilesine DÖRT Davetiye:)

DAVETİYELER SAHİPLERİNİ BULDU!
ECENUR, OCENIA, THE LAMB, HATİCE LÜTFEN styleboomblog@gmail.com ADRESİNE İSİM, ADRES VE TELEFON BİLGİNİZİ YOLLAYINIZ:)

Dünkü davetiyeler sahiplerini bulmuştu, bugün de IFW keyfi için şans devam ediyor:)

Buraya yorum bırakan ilk 4 Styleboomer (bu blogun izleyici olmalısınız) TEN DÖKÜMÜ koleksiyonunu izleyen şanslılardan olacak. Haydi bakalım:)

Toplam 13 sayfa, 10. sayfa gösteriliyor.İlk...45678910111213