Kategori arşivi: Uncategorized

| Obsessed: Vita Kin

vita kin 00

Çok ama çok uzun yıllar önce Solohov’un “Don Hikayeleri”ni okurken yazarın doğayı ve karakterleri aktarmak üzere yaptığı muazzam tasvirlerin arasında bir Kazak askerinin “kaput”unun tasvirini de satırlarca okuduğumu hatırlıyorum. Dikişi, kalıbı, düğmelerinden birinin hafif sıyrılmış metal boyası. Sonraki sayfalarda Don nehrinin donduruculuğuna içimi üşütecek kadar sahici tasviri yanında çiftçinin karısının kabarık kollu, işlemelerle döşeli elbisesini de. Rus edebiyatını çok sevmemle Rus folklorik giyimini eşdeğerde sevmem belki de sırf Solohov yüzündendir bilmem:) Ulyana Seergenko’ya nasıl bayıldığım malumunuz, henüz sadece bir sokak stili neferiyken ve tasarım yapmıyorken bu blogda yerini almıştı. Ve işte şimdi yeni aşkımla karşınızdayım: Vita Kin!
devamini oku

| Umut |

eşkıya

korkma
sadece toprağa gideceksin
sonra toprak olacaksın
sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin
oradan özüne ulaşacaksın
çiçeği özüne bir arı konacak
belki
belki o arı ben olacağım

-Şener Şen (Yavuz Turgul, Eşkıya)

| İyi Bayramlar:) |

bayramsekeri

Barış Manço’nun  “Bugün bayram erken kalkın çocuklar” şarkısını düşünürsek #babyboom tam bir horoz olduğu için her sabah zaten erkenden kalkan bana galiba her gün bayram:) Gördüğünüz üzere Polyanna olmak hiç zor değil! (KAL-KA-MADI)

Eskiden her bayramda önce babannem sonra halalarım ev baklavası açardı, biz Karadenizliler (baba tarafından) baklavaya fındık koyarız. Bir tepsi baklavayı katmanlarına ayıra ayıra bir ritüel gibi yiyerek tek seferde tükettiğimden sağ gözümün şiştiğini daha dün gibi hatırlıyorum (hatırlıyorum çünkü üniversitede eşşek kadar kızdım çocuk falan değildim şapşallığıma doymamayım:p) Şimdi ne halalarda açılan ev baklavaları var, ne bende o derece şuursuzluk. Birincisi kötü çünkü eskiler yitti yeniler bilmiyor, ikincisi iyi çünkü genç Boom gitti olgun Boom geldi:p  Ama benim için herkesinkinden ayrı ballanan bir “anne kalburabastısı” her daim var ya bana yeter ♥

Herkese şeker gibi renkli, tatlı, keyifli bir bayram diliyorum.

| Büyük Bir Gün!

ozberk baz son1

Günlerden soğuk bir Aralık günü idi, 2011′in son ayı, son haftası. O gün Özberk Baz’la ilk kez bir çekim için bir araya gelmiştik, o da Bilgi’de yeni bir öğrenciydi. İlk izlenimim bu kadar kibar bir insan kalmış mı dünyada olmuştu, fotoğraf çekerken mutlu görünüyor ikincisiydi, bir de kadraj tam olsaydı ne vardı:p O gün bugündür biz Özberk’le hem güzel anları karelerde dondurduk, hem güzel anıları biriktirdik.  Tanıdığım en sosyal, en çalışkan, en pozitif, en keyifli, en zeki, birlikte vakit geçirdikçe bir de sürekli bir şeyler öğrenebildiğim nadir insanlardan biri. Dahası tanıdığım en iyi editöryal fotoğrafçı. Ve bugün onu kutluyoruz:) devamini oku

| Bir Doğu Masalı

mardin gulnur gunes 01

Bıraksanız Mardin’den daha uzuuun uzun yazarım, uzun uzun anlatırım diyordum; ama işte gittiğin gördüğün yerler günler geçtikçe birer anıya, birer hatıraya dönüşüyor, kalbinde onun tortusuyla sen şimdinin telaşına düşüyor, yeni planların heyecanına kapılıyorsun. Aslında günü gününe yazmak en iyisi! Binlerce kez giriştiğim günlük deneyimlerim hep hüsranla sonuçlandı bugüne dek; bazen de eski günlüklere bakınca görüyorum ki başta her gün her şeyi yazmakla başlasam da sonra sonra hep kötü günleri, içimi sıkan şeyleri yazmışım ara ara. Günlüğü, günü gününe hakkını vermektense, kötü gün dostu yapmışım.

Mardin’e giderken madem medeniyetler beşiğine gidiyorum oraya yakışır bir çekim de yapmalıyız diye düşündüm, hemen aklıma Gülnür Güneş ve onun muhteşem “Medeniyetler Defilesi” geldi. Bu elbiseye gördüğüm anda vurulmuştum zaten. Şimdi size güzel fotoğraflar eşliğinde daha önce www.dünyalarsenin.com için yazdığım Mardin’in zanaatkarlarını anlatan yazımla baş başa bırakıyorum. devamini oku

| Anneme

2IMG_7942

Yazmak yazmak, kelimeleri satırlardan taşırmak isterdim; eskiden çokça yaptım da ama şimdi-özlelikle oğlumdan sonra- düşünüyorum da hangi kelime yetebilir ki eşşiz, benzersiz bir kadını tasvire? O zaman söylemesi en güzel, duyması en güzel o iki basit kelimeciğe sığınıp diyorum ki “Seni seviyorum.” devamini oku

| Siyah-Beyaz Yalnız Kalmak İstiyor

mono gomlek

“Trend” dediğin her zaman da gelip geçici olmak zorunda değil; her zaman sadece incecik kızların giyebileceği türden olmak zorunda da değil; trend dediğin bazen hem çok moda hem çok zamansız olabilir, işte bu sezonun “siyah-beyaz” trendi de böyle. Keskin bir kontrast, ebedi bir birliktelik, zıtlığın mükemmel uyumu: işte bu yaz hepimiz böyleyiz:)

Çizgiler, puantiyeler, geometrik formlar, maskülen silüetler, feminen pötikareler hepsi de siyah-beyazdan nasibini aldı bu sezon. Bu ikiliyi yazın en güzel renkleri olan sarı, kırmızı, mor ve yeşil ile de rahatça kombinleyebilirsiniz ama işte “trend” denen kısmı burada devreye giriyor; bu ikili bu sezon yalnız kalmak istiyor. Siyah-beyaz kombinlere farklılık katmak için başka renklere değil farklı formlara, desen çarpışmalarına başvurma zamanı!  devamini oku

Toplam 13 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345678910...