Kategori arşivi: Uncategorized

| Camus

2IMG_1397

Nefretin en keskin anında, ben nihayet, içimde yenilmez bir aşk olduğunu öğrendim.
Gözyaşlarının ortasında, ben nihayet, içimde yenilmez bir gülümseme olduğunu öğrendim.
Kaosun tam ortasında, ben nihayet, içimde yenilmez bir sukünet olduğunu öğrendim.
Hepsinden öte..
Kışın en soğuk zamanında, ben nihayet, içimde yenilmez bir yaz olduğunu farkettim. (Albert Camus)

In the midst of hate, I found there was, within me, an invincible love.
In the midst of tears, I found there was, within me, an invincible smile.
In the midst of chaos, I found there was, within me, an invincible calm.
I realized, through it all, that…
In the midst of winter, I found there was, within me, an invincible summer. (Albert Camus) devamini oku

| Hamilelik Kiloları Nereye Gitti?

2IMG_7224

Farketmiş olacaksınız bu ara ne Twitter’da şakıyorum ne Instagram’da coşuyorum zira ne işaret parmağımda instagrama foto yüklemek üzere “ileri”ye basacak hal var, ne 10 parmağımda twitterda 140 karakteri bulacak güç var:) Sebebi rekor enerji seviyelerine ulaşan ve nasıl oluyorsa hiç yorulmayan #babyboom ! Bu ay itibari ile bir de ek gıda serüvenine başladık ki, minik gurmemiz mis gibi büyüsün, güzel ve sağlıklı kilo alsın derdinden bende ne kalori kaldı, ne yağ ne karbonhidrat. Enerjik annenin sonunu enerjikötesi oğlan getiriyormuş meğer. Kendim için yapabildiğim tek şey koşa koşa MyClub’a gidip, orada 1 saatcik ısınma, güçlenme, gevşeme ritüelimi gerçekleştirip yine koşa koşa eve dönmek.   Bu postun konusu da o çok merak edilen sorunun bendeki cevabı: doğum sonrası kilolar nasıl gitti, nasıl bir anda havaya uçtu, ne yaptım da böyle oldum:p

Aslında anne adaylarına bir tek şey söylemek istiyorum:  hamilelik öncesine birebir dönmek şart değil, kilolarını versen de bir daha asla hamileliğinden önceki kadın olamayacaksın, çünkü artık çok daha güzel bir kadınsın:) Annene bir bak, sence dünyanın en güzel kadını değil mi:)? devamini oku

| Modada Başlıca Stiller: Boho Chic

2DSC_0240

Ben Boomerları çok seviyorum! Neden? Çünkü minicik bir yorumları bile bazen bana ilham olabiliyor:) İşte bugün bu postla başlayacağım “Modada Başlıca Stiller” gibi Hayat Bilgisi kitabından fırlamışcası bir başlıkla özetleyebileceğim yeni post dizisinin ilhamı böyle bir yorumdan geldi. Hepimiz farklıyız, farklı vücut tipleri, farklı renkler, daha önemlisi farklı ruhlar! Yine de bazen o içinden geçen kadını bir türlü içinden geçtiği gibi giydiremediğimiz zamanlar olur. Bu dizi biraz da bunun için:) Temel parçaları alıp ona kendi “kafamıza” göre yorumlar katabilmek, bir ana çerçevede kendimizce detaylarla farklılaşabilmek güzel bir başlangıç olur diye düşünüyorum.

Malumunuz moda sürekli değişiyor, yeni trendler, yeni görünümler geliyor, bir yandan da yeni yorumlarla kendini tekrar edip eskiye dönüyor. Ve moda çoğu zaman kimi temel stiller ekseninde evriliyor. Bohem, preppy, grunge, gotik, maskülen vs vs. Bu ilk postda benim de en sevdiklerim ve sık sık uyguladıklarımdan biri olan, üstelik gayet ekonomik parçalarla uygulanabilen “boho stili” ile girelim konuya ve bu dizinin devamı gelebilsin diye #babyboom ‘a uslu bir oğlan ol demeyi unutmayalım:p Boho stili nedir, kime göredir, anahtar parçaları nelerdir? Başlayalım. Sizden de bohoya dair tavsiyelerinizi alalım! devamini oku

| Yeşilmişik |

greenmetu2

Bu bayramda kesimi ne farz ne sünnet olan 3000 cana sessizce ve sinsice kıyıldı! O canlar ki bir bozkırın, bir ıssızlığın ortasında canlanmak için onları diken insanlar adına 50 yıl devirmiş, 50 yıl oksijen olmuş, hayat olmuş, tanık olmuş, böcekler ve kuşlar çağırmış, güzel kuyruklu tilkilere, kedilere ve köpeklere çatı olmuş. Sessizce ve sinsice ve kanunsuzca. Sessizce, sinsice, kanunsuzca ve haksızca! Toprağa, yeşile ve suya saygısı olmayan, sevgisi olmayan, aşk duymayan pişkin ve bu pişkinlikten, bu kesimlerden ve kıyımlardan pembeleşip, tombullaşan vicdansızların ağızlarından tükürükler saçarak ve gırtlaklarını tizce patlatarak ikide bir sığındığı “bu zihniyyet boğaz köprüsünü de istememişti” klişesi eşliğinde bu canlara kıyıldı.  Yol olsun diye, beton olsun diye, 0′ı 1 yapan Dubai’ye özenip 1000′i 1′e indiren bir Türkiye olsun diye. Tebrikler! Hepimize. Geçmiş olsun! Hepimize.  devamini oku

| İyi Bayramlar! |

babyboom kurban

Herkese mutlu, huzurlu, merhametli bir bayram ve güzeeelce dinlenebildikleri ya da gönüllerince yorulabildikleri bir tatil diliyorum(z) sevgili Boomerlar. Biz bu bayram İstanbul’da nöbetteyiz, bakalım nereleri gezip göreceğiz.

Eid Mubarak everyone! Have a great holiday and enjoy your lazy days. We are here in Istanbul and planning to discover places nearby. Let’s see:)

| MBFWI 1. Gün “Rock Chic”

2IMG_0036

Mercedes Benz Fashion Week Istanbul Pazartesi tam gaz başladı vee geçen yıl göbeğimle katıldığım iki defileden sonra bu yıl yine Styleboom ekibi olarak Kuruçeşme Arena’da tasarımcılarımızın SS2014 koleksiyonlarının peşine düştük:) Tabii #babyboom ‘la öyle sabahtan akşama defile, şov ve afterparty imkanı olmuyor; genelde günü üçe bölüp bir oğluma bir arenaya koşuyorum. Katıldığım defileler dahil genel bir MBFWI izlenimleri postu her zaman olduğu gibi gelecek, o zamana kadar gün gün #boomstyle nasılmış bakalım mı? İşte 1. gün! devamini oku

| Bazı Kelimeler Anlamsızlaşınca

Günlerdir hiçbir şey yazasım yok. Fotoğraf çekesim yok.
Burada bu blogda tanıdığınızın dışında hayatımı kazanmaya çalıştığım esas mesleğime yazıklar olsunlar okundu, ahlar edildi, kınamalar geldi. Bu meslek ki bana büyük paralar, ölümsüzlük ya da şöhret vaad etmedi asla, ama ben hep bildim bir sınıftan içeri girip de kürsüme geçtiğimde hissettiğim mutluluğu, şevki ve tatmini başka hiçbir şeyden alamayacaktım, alamıyordum.  Bana “benim için şunu değiştirdiniz” diyen bir öğrencinin verdiği hissi anlatamıyordum.  Eşime telefonda “hayır karşılığı çok değil ama ben bunu yapmak istiyorum bana ihtiyaç var” derkenki hali başka şeyde hissedemiyordum. Kapı kapandığında karşımda yüzlerle bir başıma kaldığımda dışarıda her ne olmuşsa olsun, o günüm ne kadar kötü geçmişse geçsin hepsi kapının dışında kaldı. Böyle bir hissi bana evet ne hiç bir iş ne hiç bir kimse yaşatamadı.  Sisteme hep direndim, farklı bir eğitimci, sıradanın dışında bir anlatıcı, öğrenciliğini unutmamış bir öğretmen olmak için: ve bunun için bana bu öğretiyi veren okulumla bile bazen mücadele ettim.  En büyük şansım okulum, bölümüm, hocalarım tarafından hep  “dinlenmek” oldu, öğrencilerim tarafından hep “desteklenmek” oldu.  Çünkü biz ODTÜ’deydik.

devamini oku

Toplam 14 sayfa, 6. sayfa gösteriliyor.İlk...234567891011...