Kategori arşivi: Uncategorized

|

MAKYAJ 101: Styleboom İle Pürüzsüz Ten Makyajı

Hanımlaaar:) Bence yeni sürprizimi çok seveceksiniz, şimdi anlatmaya başlarım susmam ama siz de beni okumadan videoya gidersiniz gibime geliyor, o yüzden kısa kesiyorum:)

Styleboom yeni alanı Youtube’da


| KISA BİR ARA…

İş güç okul eksenindeki bazı durumlar yüzünden bu hafta sözünü verdiğim “üniversitede ne giymeli” postunu yapamadım ve yapamayacağım gibi görünüyor sevgii Styleboomerlar:(

Amaa şu ana kadar hazırladığım ipuçlarının yanına haftasonu boyunca yenilerini de hazırlayıp haftaya kessin yayınlıyorum:)

Bu postu da ABD’de Brown’daki eğitimini bırakıp yeniden İngiltere’ye dönmeye karar veren ve Oxford’daki ilk gününden bir kare yollayan Emma Watson’la bitiriyorum;) Bir üniversite öğrencisinin casual gereklerini baştan ayağa giymiş kendisi:)

Şimdi bana Pazartesi’ye kadar müsaade:)

|

Atalarımız boşuna bir elin nesi var, iki elin sesi var buyurmamışlar hanımlar beyler. Alın işte Bonnie ve Clyde, Ediyle Büdü, Tom ve Jerry, Laurel ve Hardy… Bir başlarına kalsalardı eminim bir şeye benzemezlerdi (sözüm Bonnie’den dışarı!).

Moda dünyası da, hem de büyük egoların dan dun çarpıştığı, bencilliğin ayyuka çıktığı karakterine rağmen, bazen tek değil çift olmayı başarabilmiş. Bu yazıda moda dünyasının tasarımcı ikililerine bir bakalım mı?

Önceliği pek çoğunuzun bayıldığı ikiliye vereyim istedim: Domenico DOLCE ve Stefano GABBANA! Sicilya doğumlu Domenico ve Venedik doğumlu Stefano asistan olarak çalışmaya başladıkları stüdyoda tanışır ve bir aşka yelken açarlar, bir yandan da bir marka yaratma işine. 1985de ilk Dolce&Gabbana hazır giyim koleksiyonunu sunduktan hemen sonra hızla büyürler. Aşk bitince iş de biter derler ama 2005de romantik ilişkilerine noktayı koysalar yüzmilyonlarca dolarlık işlerine aynen devam eder hatta sanki daha bile şahane hale gelirler.

Gelelim favorilerimden RODARTE’a. Berkeley mezunu iki kızkardeşin , Kate ve Laura Mulleavy’nin, yarattığı marka moda endüstrisinin de pek çok ünlünün de son dönemdeki gözdesi. Kısa ama parlak geçmişlerine şimdien kült olacağı garanti Black Swan filminin kostümlerini de ekleyerek oldukça konuşuldular. İşbirliğine en açık ikili diyebiliriz, Opening Ceremoy, Gap, Target hepsine de koleksiyon çalıştılar.

| ÖZEL | Ankara Demek…

Herkesin günaydın demesi, Çilli’nin minderlerinde kedilerle oturmak, kağıt helva arasında çikolatalı-vişneli dondurma yemek, Neşe’yle kahkaha atmak Neşe’yle sarışın olmak,
Hocam Piknik’den “gözlerimizi sizi arıyor hocam” denilip müessese ikramı ekonomik sosisli kaşarlı kumpire doymak , Ezgi’yle bursa pazarı-erdoğan düğme yapmak, Ahmetcan’la kortlarda takılmak takılmaaak konuşmak konuşmaaak, Öke-Ezgi-Ayça-Cem’le Uptownda happy hour birasindan bi dudak payı almak, tez izleme komitesinde hamile bulunmasına gıcık kapmak, iaaaa Elçin iaaaa demek, Londra’da polis karakolunda paspascılık yapmak, Barış’ın mini buzdolabından meyveli sodayı yanağına dayamak, Pınar’dan unuttuğun anahtarı yine, yine sonra yine istemek, Könül’le saatlerce kaynatmak, Ali hoca için milyonlarca mail yollamak, Denizkızının kulaklarını çınlatmak, Özlem Hocadan ilhamlar almak, Öğrenci İşlerinden Fulya Hanım’ın Öğrenci İşlerinden Selin Hanım’a yollaması onun da enstütüden Güler Hanım’a yönlendirmesi, Ceren’le kavuşmak için telefonlaşıp durmak, kuzucuklarla karşılaşınca çığlık çığlığa sevgi çemberi olmak, PTT ve İş Bankası’nda bile özlenmiş olmak, Özgün fotoda foto unutmak, eve gelip huhu diyebilmek, anneyle CSI izlemek ona Lost indirmek, Hülya ablaların çay saatine yetişmek veya yetişememek. Herkesin iyi akşamlar demesi…

| 19051919

Samsun, güzel bir şehirdir. Hem de çok. Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir üstelik limanı olan bir kapı gibidir. Bugün o günlerini, neleri feda ettiğini, neler yaşadığını unutmak üzere olan tüm Anadolu’ya açılan bir kapı gibi …

Bugün tarihte bir millet için “dönüm noktası” sayılabilecek günlerden birinin yıldönümü. Öyle değerli bir gün ki, zamanı gelince “gençliğe” armağan edilmiş. Hayır havadan bir hediye değil, sadece gençlerin anlayabileceği, yeri geldiğinde, gerektiğinde aynını yapmaları gerektiğini farkedebilecekleri umudu/temennisi/dileği ile.

Bayramınız kutlu olsun. Bir limana bir vapurdan inecek, yanlışları düzeltecek bir kahramanı beklemeyin, her vatandaş bir yanlışa itiraz ederek, hayır diyerek, düzelterek kahraman olabilir. Yasakların kol gezdiği, geçmişin unutulduğu, “Hak”sızca hakların gaspedildiği bugünde, içinde “kahraman” olan herkesin bayramı kutlu olsun.

NOT: Karaköy Antrepo’da NATIONAL GEOGRAPHIC dergisi arşivlerinden hazırlanan bir fotoğraf sergisi var: “Görmediğimiz Türkiye”. Gidin Görün! Küllerden nasıl doğulmuş, nerelere gelinmiş, nerelere geri dönülüyor görmek için.
Toplam 14 sayfa, 9. sayfa gösteriliyor.İlk...567891011121314