Kategori arşivi: Yıldönümü

| NOELBOOM | Styleboomerlar Sonunda Bulusuyor, Yeni Yılı Kutluyor ♥

Illustrasyon arka plan: Pascal Campion

STYLEBOOM takipçileri ile her yeni güne birlikte başlayalı, kocamaaan paylaşım dolu bir dünyada yaşayalı 3 sene oldu olacak. Eh bu 3 sene içinde bazılarınızla tanışma, birlikte bir şeyler yapma imkanım olmuştu ama hiç şöyle kocamanından bir parti yapmamıştık:) İşte şimdii sıra ona geldi:) NOELBOOM!

NOELBOOM aslında Styleboomerların toplanıp, tanışıp, sohbet edip, süper vakit geçireceği bir buluşma ama madem yılbaşı da geliyor, neden yılbaşı ruhuna da bürünmeyelim:) Çam ağacımızı süsleyip Asmalı Kafe Pi‘de güzel müzik, bol sohbet, mini mini hediyelerle şahane bir Pazar geçirmeyelim?

devamini oku

| Styleboomerlar ESMOD İSTANBUL’da Denime Denim Demediler:)

Fotoğraflar: Yonca Duran
Styleboom’un yıldönümü etkinliklerini anlatmaya devam… Kısa bir ara vermiştim ama pek tabii daha bitirmemiştim:) Son olarak hep beraber ESMOD Istanbul’da bir Denim Workshop yaptık vee eski kotlarımıza yeni yüzler kazandırdık:)

Workshop günü benim için çok mühim haberler beklediğim gergin bir gündü, o yüzden özellikle o günü benim için renklendiren, biraz olsun kafa dağıtmama ve gülüp eğlenmeme vesile olan biricik Styleboomerlara ekstra ekstra teşekkür ediyorum! İyi ki katılıp gelmişler:)

Pekii o gün neler yaptıık? Hocalarımızın ikisi de Fransızdı o yüzden sürekli olarak bize çeviri yapan bir kişi vardı, böylece her sorumuza cevap alabildik vee rahat rahat iletişim de kurabildik. Hocalarımız önce bir kaç temel prensipten bahsedip, önümüze kağıt ve kalemleri koydu. Evet “çizim” zamanı:) Önümüzde eski kotlar kafamızdakini kağıda dökmeye başladık…

Kızlar evden de malzemeler getimişlerdi: danteller, fistolar, biyeler, puantiye parçalar:) Amaa yine de çizimler biter bitmez biz kumaş odasına bodoslama daldık!

Top top kumaşlardan, kumaş numunelerine hepsi ama hepsi bizimdiii:) Kumaşları da seçtikten sonra sıra tam anlamıyla mutfağa girmeye gelmişti! Kesme-Biçme-Tasarlama

Herkes makaslarını eline, mezurasını boynuna aldı:) Denimle uğraşmak kolay değil! Kesme kısmız tamam makasla kolayca hallediliyor ama sökmek gerekirse biraz işi var çünkü kot dikişleri çok sağlam, o yüzden ruletler ve maket bıçaklarına kadar başvurduğumuz oldu:)

Elimizde kot pantolon, kot ceket, ko gömlek, kot etek ve bermuda gibi çeşit çeşit parça vardı yenilenmeyi bekleyen:)

Rookie Icon’un kağıtta çizim halindeyken gördüğümüz tasarımından çook çekici bir şey çıkarcağı belliydi!

Bazı pratik çizme, biçme ve kesme taktikleri de öğrenmedik değil:) Ama hocalara pratik, biz yine ince ince ölçtük biçtik:p

Kimimiz istişare yaparken, Dimple gibi yeteek kumkumalarımız dikiş makinesinin başına geçmişt bile!

Kimimiz iseee “son ütücü”lük görevini başarıyla gerçekleştirdi:) Yalnız bu ütülerle ütü yapmak süper, fosur fokur bir seferde dümdüz ediyor:)

Sonundaa bazılarımız neredeyse giy-çık durumuna geldi, bazılarımızın evde yapması geeken bir iki ufak tefek işi kaldı:) Bakın kot ceketlerden biri nasıl puantiye ceplere; hiç giyilmeyen bir bermuda kırmızı tonlar ve zımbalarla duble paça bir mini şorta, boyu oldukça uzun bir jean gömlek barok dokunuşlara vee eski bir kot clubda süper sükse yapacak bir hale dönüştü:)

Bu süper keyifli etkinlik için bize kapılarını açan ESMOD İstanbul’a binnnlerce teşekkür:) Yeni yeni workshoplarda belki yine görüşürüz:)

Bu arada bu fotoğrafların da tamamı bir Styleboomer olan Yonca tarafından çekildi, o da bizimle birlikte hem eğlendi ama çok da yoruldu, kendisine çook ama çok çok teşekkür ediyorum:)

| Styleboomerlar THE HOUSE CAFE’de Unlu, Mutlu, Makarnalı:)

Fotoğraflar: Emircan Soksan

Hanımlar! Şöyle değişik bir doğumgünü hediyesi vermek ya da doğumgünü partisi yapmak, arkadaş grubunuzla güzel, keyifli ve değişik zaman geçirmek isterseniz adres belli: İstiklal’deki THE HOUSE CAFE Atelier:) Örneğin biz…

Ekip dediğin… Neşeli oluur:)

Sabah sabah acıktırmak, özendirmek, kıskandırmak gibi olmasın hanımlar ama THE HOUSE CAFE Atelier’de öyle böyle eğlenmedik! Hep birlikte evet yorucu ve hatta umduğumuzdan daha unlu ama çok da mutlu bir gün geçirdik:)

Başlangıç…

Dışarıda kalabalıklar oturmuş yemeklerini yerken, atölyenin devasa cam kapıları kapandı ve biz de işe koyulduk:) Kocamaaaan tezgahlardan birinde malzemelerimiz özenle hazırlanmış bizi bekliyordu.

Un, yumurta, bolca kahkaha yoğrulur…

Görevimiz kendi ellerimizle taptaze makarnamızı yapmaktı! Hocamız Lokman Şef önderliğindeee un, yumurta, tuz, kahkaha bunları bir güzel karıştırığ güzelce yoğurmaya başladık:) Tabii hamurun sırlarına da vakıf olmaya:) Yanında THE HOUSE CAFE‘nin en güzel şarapları…

Hamarat Boom:p

Genelde mutfağa mecburiyetten giren bendeniz bilee bu keyfe ortak olmadan duramadım, ben de başladım hamurumu hazırlamaya:)

Bir elin nesi var:)

Leziz bir makarna için enfes kıvamı tutturmak şart, öyle çok kolay da değil:) Şefimizin anlattıkları doğrultusundan doğru renk ve kıvamı bulunca hamurlarımızı top haline getirip biraz dinlenmek üzere jelatinledik ve bir köşeye aldık. Hamur dinlenebilirdi ama Styleboomer asla:p Sıradaa sos için gerekenleri hazırlamak vardı.

Malzemeden kısmadık:)

Paylaştıkça artan mantarımız, kıyıldıkça bizi mutluluk gözyaşlarına boğan soğanımız, köpük köpük kremamız vee pek tabii sosumuza eşsiz lezzeti katacak olan beyaz şarap:)

Mantar deyip geçme tanı!

Lokman Şef bize mantarla-temizlenmesi, doğranması vb- ilgili ipuçları d averdi. Benimkileri biraz irice bulsa da hepimizi özgür bıraktı:)

Dalgacı Boom:)

Bu kare en sonunda herkesin makarnası “mis” olurken, şeberip duran ve sohbet için Styleboomerdan Styleboomera konan Boom’un makarnasının neden “eh işte” olduğunu açıklıyor sanırım:)

İşte biiz:)

Cildimizin güzelliğini baştan ayağa una bulaşmamıza borçluyuz:) hepimiz artistik yapıp THE HOUSE CAFE önlüklerini giydik ama unlanmaya mani olamadık, öyle de canla başla makarna yapan bir topluluktuk:p Keşke gömlek önlükleri tercih etseymişiz!

En eğlenceli kısıım! Makarna Makinesi:)

Sos malzemelerini de hazır edip bir köşeye aldıktans onraa sıra dinlenen hamuru uykusundan uyandırmaya geldi, hem dee makarna makinesiyle:) Hamurumuzu böldük, merdaneyle açtık, makineden geçire geçire iyice inceltip uzattık vee sonra da istediğimiz türde-spagetti, fettucini vs.- kestik ve hazırladık:)) Bu kısım çoooooooook zevkliydi! Bazılarımızın hamuru metrelerce uzadı, bzılarımızın makarnası öksüz doyuran cinstendi:)

Seni yiyeceğim makarnaaa!

Makarna makinesi mükemmel bir ikiliyle daha kısa sürede sonuç veriyor, başta zorlansak da hemmen alışıp tesisi kurduk 2şer 2şer:)

Bugün bir fettucini kolay yetişmiyor:p

Herkesin porsiyonu kendine…

Küçücük bir hamur topundan bir sürü makarna çıkıyor, hamur toplarımızın neredeyse dörtte biriyle koca bir tabak makarna çıkardık!

Kremalı mantar sosta zirve!

THE HOUSE CAFE‘de ocak başına geçmeye hazırız! Sos malzemeleri tamam! Makarnalar tamam! Lokman Şefimiz bize sosu nasıl yapacağımızı anlatıyor, malzemelerin sırası ve pişme süresi önemli:)

Güzellik:)

THE HOUSE CAFE bir cafeden çook daha fazlası, Atölyede bunu daha da iyi anlıyorsunuz. Kendini mutfağa adamış resmen, kullandığımız zeytinyağları da özel üretimlerinden.

Ateşli ekip:)

Renkli tencerelerimizde sular fokurdamaya, rengarenk tavalarımızda zeytinyağımızda malzemelerimiz dönmeye başlar!

Woohoo!

Lokman Şefin şarabı tavaya döküp alevi almasını ben şahsen sakar bünyemi bildiğimden denemedim ama Styleboomerlar ultra yetenekli, alevler yükseldi:)

Son dokunuş:) Parmezan..

Mamma mia! Makarnalarımız hazır, son kısım süsleme. Biraz parmesan vee yeşil yapraklar!

Ta taa!

Acıktık mı ne:)? Evet onca alın teri sonunda hepimiz birer tabak makarnamıza kavuştuk vee koccaman mutlu bir İtalyan ailesi gibi uzun masada yerimizi aldık, müzk başladı, şaraplar yenilendi vee enfes makarnalarımızı yemeye koyulduk:)

Ama ne acıkmışız:)

Ve oturunca anladık ki yorgun ama mutluyuuz:) Hani olur ya o his:)

Reçete…

THE HOUSE CAFE Atölye’de kendi makarnalarımızı yerken, neler yaptık unutmayalım diye özenle hazırlanmış reçetelerimizi de aldık:) Atölye’de farklı çeşitlerde kurslar var: İleri aşçılık, kokteyl atölyesi, parti atıştırmalıkları( en yakın doğumgünü için hedefim bu:)) vs. Hepsiyle ilgili detayları buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

THE HOUSE CAFE ekibine bu güzel gün için çoook çook ama çok teşekkür ediyorum, başta şefimiz Lokman Yurttaş herkes çok ilgili, çok keyifli ve dinamikti:) Süpper bir ekip olduk! THE HOUSE CAFE Facebook sayfasını takipte kalın ve böyle keyifli saatler için fırsat kollayın hanımlar.

Daha fazla fotoğraf Styleboom Facebook Fan sayfasında!

Arivederçi:p

| Styleboomerlar M.A.C Makyaj Sınıfındaa :)

Fotoğraflar: Zeynep Güçlüten

Ders başlasııın:)

Bu sabah bi uyanmışız, bakmışız sonunda blogların açılması kararı gerekli yerlere ulaşmış, hepimiz rahat rahat okumuşuz, yazmışız. Gökten 3 elma düşmüş… Eh artık blogspotun açılması olayı masal gibi bir hal aldı malum! Neyse kızmayı bir süreliğine erteliyor veee sizleri Şubat’taki bir diğer etkinliğimizi MAC Makyaj Sınıfı‘mızı okumaya davet ediyoruum:)

İşte biricik Styleboomerlar:)@acarhatun, @duyguyd, @hesionka,@betulkaramannis,@morkelebek,@gulcekim

O günkü hava muhalefeti sebebiyle bir iki eksiğimiz oldu:/ MAC bizim için İstiklal’deki atölyesini ayarlamış, duvarlar birbirinden güzel fotoğraflar, moodboardlarla dolu, raflarda renk renk, palet palet MAC ciciler, önümüzde aynalarımız, MAC kalem ve not defterimiz ve tabii kiiiii face chartlarımız hazırız!

Hepsini ama hepsini istiyorduuk:)

Berk Ersan…Maestro:)

Ultra muhteşem hocamız Berk Ersan:) Kendisi bana Sosyal Medya TV programı için de makyaj yapmıştı, zaten IFWde bir kez backstage’e girmiş herkes ona hayrandır, işini çoooook seviyor. Bize mükemmel ten makyajını, sezonun Pop Classic trendinde olmazsa olmazları, gölgeleme yapmayı anlattı. Hocamız tatlı sert türden:p

Eğitim için Deniz Eslek’in güzel yüzünü model olarak kullandık, kendisi ilk geldiğinde fazlaca uykusuz ve yorgundu, ve haliyle cildi de bunu belli ediyordu, sonunda nasıl ışıl ışıl ve pürüzsüz bir tene kavuştu inanamayacaksınıız:)

Beyaz fare Deniz:)

Berk hocamız en ama en önemli noktanın baz olduğunu belirtti

  • İşe ilk olarak FIX+ ile başladı, bu bir tutucu yani makyaj sabitleyici aslında ama içeriği yeşil çay özleri sayesinde cildi canlandırıyor aynı zamanda, o sebeple makyaj yapılmasa da kullanılabiliyormuş:) Deniz bu ürünle çok ferahladığını söyledi
  • Fakat esas mucizeyi MAC Prep&Prime Brightening Serum ile elde ettik! Bu yeni bir ürünmüş, cildi aydınlatıp canlandırıyor, en önemlisi de yorgunluğu kaldırıyormuş. Üstelik 35/36 oranında leke açıcı özelliği varmış. Bu ürün uygulandıktan sonra ışıldamaya başlayan Deniz’i gözlerimizle gördük, sınıfça 10 puan 10 puan 10 puan verdik:) Ben aldım!
  • Yorgun cildi aydınlatıp, canlandırdıktan sonra sıra tabii ki olmazsa olmazımız “nemlendirici”ye geldi. Yine Prep&Prime serisine başvuruldu vee SPF’li bir nemlendirici seçildi. Prep&Prime nemlendirici cildi nemlendiriken aynı zamanda yatıştırıyormuş da. Hocamız nemlendiriciyi de FIRÇA ile uyguladı ve bunun cilt için bir çeşit masaj da olduğu için iyi olacağını söyledi. Önerilen fırça MAC 187 (en önemli fırçamız buydu!)

Yukarıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı üzere FIRÇA çok önemliymiiş:) Parmaklara veda, fırçalara merhaba hanımlar!

Gördüğünüz gibi çok ciddiyiz:)
  • Sırada göz çevresi var! Burada bir çok gün sizi concealer kullanmaktan bile kurtarabilecek kadar göz çevresini canlandıran ve morluklara etki eden bir ürün olarak MAC Fast Response önerildi. 217 no’lu fırça ile kirpik diplerine çok girmeden dıştan içe doğru bir yarım ay şeklinde uygulandı Fast Response, hatta göz altlarında daha da etkin olması için biraz da parmak uçları yardımıyla pıt pıtlandı. Bu ürünü de listeme ekledim:)
Ağzını kapa Boom:)

  • Vee cildimizi kendine getirip güzelce baktıktan sonra sıra fondötene geldii:) Fondöteni seçerken tenimize uygun rengi mutlaka ama mutlaka GERDANımızdan seçmeliymişiz, ne el, ne yüz, ne çene! Fondöten olarak MAC Pro Long Wear fondöten kullandık, fondöteni de SPFli yani güneş koruyuculu seçtik. Hocamız fondöteni de 187 fırça ile sürüp, 217 ile rötuşladı(burun kenarları, şakaklar, dudak çevresi:)) Burada önemli not: yüzümüzde kullandığımız SPFlli ürünlerden en altta hangisi varsa o koruyormuş yüzü. Yani SPF50 nemlendirici üzerine SPF10 fondöten sürsen bile sen güneşten 50 ile korunuyormuşsun! O yüzden alta süreceiniz ürünün koruma faktörü sizin için önemli olmalıymış hanımlaar:)
Acaba bu kızlar ne yapıyor:p

  • Ekstra pürüzsüzlük istiyorsaaak 116 fırça ile MAC Block Powder sürdük, bunu da renk versin diye değil matlık versin diye yaptık. Burada hocamız bize mini bir hile gösterdi, yüzümüzde tam kulaklarımıza yakın bir yerde minik bir çukur varmış, onu bulmamızı istedi(yukarıdaki fotoda arayışımızı görüyorsunuz haha:p) ve pudrayla çıkık elmacık kemikleri görünümü verecek bir hile gösterdi ben artık hep yapıyoruum, süper oluyor:)
  • Hocamızın esas olarak tavsiye ttiği pudra ise MAC Prep&Prime Loose Pudra. Bu pudra silikon içerdiği için hiç birikme yapmıyormuş. Bunu tüm yüze uyguladı.
  • Son olarak baz olayını MAC Finish Concealer ile bitirdiik. Göz altları ve dudak çerçevesine içeriden dışarıya doğru 217 nolu fırça ile uyguladık.
Neon bu yazın hiti

Pop Classic trendinin temel noktaları mükemmel ve pürüzsüz sanki photoshop yapılmış gibi bir ten(buraya kadar anlattıklarımla bunu başardık:), aydınlık göz makyajı ve neon bir ruj.

  • O yüzden sıraa neon rujumuzu seçmeye geldi:) Ben seçimimi pembeden yana yaptım, Deniz ise turuncuyu seçti. Ürün MAC Amplified Lipstick. Burada önemli not: eğer kalıcı/çıkmayan bir ruj kullanıyorsanız dudak kalemi kullanmamalıymışsızın hanımlar

Ruju sürdükten sonra hocamııız Angel Brush denen fırça ile dudak kenarına concealer sürerek temiz ve aydınlık bir görüntü elde ediyor.

  • Sırada gözler var, ilk uygulama Pop Classic olacağı için MAC Bare Study Paint Pot seçildi, bu muhteşemmmm bir far! Bayıldım, ve tabii aldım! Bunu hocamız baz olarak kullandı ve tüm göz kapağına uyguladı.
  • Diğer aşk yaşadığım ürün ise MAC Cream Color Base Luna Frost! Muh-te-şem ♥ Buz pırıltısında aşırı aydınlık ve güzel, çook çok yerde de kullanılabilir, kaş altı, göz, göz çevresi.

  • MAC’in asansörlü göz kalemi Graphblack kullandık, ben o günden beri kullanıyorum, asla akmıyor, dağılmıyor ve kömür karası, çook memnun kaldım:) Rimel olarak daa MAC False Lash kullandık.
Ayna ayna söyle bana nerede o sabahlamış kız?

Daha sonra neon ruju çıkarıp, bu defa nötr dudak rengi ama gölgeli bir makyaj yaptık. Gölge yapmada önemli noktaları öğrendik:) Ve son olaraaaak…

…MAC‘in bize kocaman sürprizlerinden ilkini yedik:) Evet yedik çünkü devasa bir ruj pasta geldi önümüze:)) Bayıldıık, afiyetle yedik, bir yandan daaa…

…hepimize verilen yukarıdaki kutuları açıııp cici hediyelerimize kavuştuk! Off her şey çok güzeldi ve çok da eğlenceliydii! Kızlar çok keyifliydi:)

Toplu bir fotoğrafla makyaj sınıfımızı bitirdik:) Daha fazla fotoğraf için Styleboom Facebook fan sayfasına tık tık :)

Bu güzel, keyifli ve eğitici gün için MAC‘e ve tüm ekibe, tüm sorularımızı cevaplayıp bize eğitimi verem Berk Ersan’a, beni hiç yalnız bırakmayan Deniz’ime vee kar kış demeden benimle bu güzel günü paylaşmaya gelen biricik Styleboomerlara çook ama çok ama çok teşekkür ederiim:)

| Styleboomer Serra BONACURE ve OSIS’le Saçlarını Şımarttı!

Şubat ayında biricik Styleboomerlarla geçirdiğimiz güzel günlerden birinde deee Schwarzkopf Akademi’de OSIS+‘ın misafiri olmuştuk! Bakalım o gün evinden özel olarak alınıp Akademi’ye getirilen şanslı takipçimiz Serrahanım için neler yaptık:)

Serra görüldüğü üzere her Styleboomer gibi ultra tatlı ve de şııık:) Üstelik harika aksesuarların da tasarımcısı! Arkadaşıyla birlikte tasarladığı ve sattığı aksesuarlara göz atmak isterseniz dooğru CHOKE JUNGLE‘a buyrunuz!

Serra saçlarını önce kahverengi yapıp beğenmediği için kısa zaman içinde röfleyle yeniden sarıya döndükten sonra saçlarının o eski doğal kıvırcığının kaybolmasından yakınıyordu. Uzmanımız saçları incelemeye başladı ve önce baş derisini de içine alan bir bakım yapmak gerektiğine karar verdi.

Üst üste kısa sürede kimyasala maruz kaldığı için bir bakım kremi ve saç zarar gördüğü için kozmetik ve deterjan yoğunluklu market şampuanındansa özel kurtarıcı bir şampuana karar kıldı. Veee Serra için bir saç reçetesi yazdı:)

Reçetede Serra için saçı yeniden yapılandıracak BONACURE Repair Rescue şampuan ve uygulaması biraz zaman alan ama mükemmel sonuç verdiğinden bahsettiği yine BONACURE Repair Rescue bakım kürü verdi, bu kürü antibiyotik etkisinde düşünebilirsiniz dedi. Serra zaten şu an ürünlerini kullanıyor, daha sonra kendisinden de görüşlerini alacağıız:)

Görüldüğü gibi Serra’nın özellikle kıvırcıkları zarar gördüğünden, kıvırcıkların en düzleşmeye başladığı saç uçlarına tutam tutam tarakla bakım kürü uygulandı vee Serra’yı paketleyerek bir süre dinlenmeye bıraktık:)

Kurtarıcı şampuanla saçları yıkadıktan ve 10-15 dakika yoğun bakım kürü uygulanmış şekilde bekledikten sonra sıra Serra’nın özlediği eski kıvırcıklarına kavuşmasına geldi, işte bu noktada OSIS+ şekillendiriciler işbaşı yapacak:)

Uzmanımız Serra için de OSIS+ Curl Me Soft’un en doğru şekillendirici olduğuna karar verdi, şimdi kıvırcıkları zarar görmüş olduğu için Medium Control derecesini önerse de Serra bakımlarını aksatmadan uygulayıp dolgun kıvırcıklarına kavuştuğunda bir alt derecesinin bile ona yeteceğini söyledi. Şekillendirme bittiğinde OSIS+ Freeze saç spreyini içindeki mineraller sayesinde sadece parlaklık ve ışıltı vermesi için uyguladı.

Doğal kıvırcıklar için tek gereken OSIS+ Curl Me Soft ve bigo:) Hatta Curl Me Soft’un gücünü görmek adına uzmanımız saç tutamlarını parmağına dolayarak bukleler oluşturdu.

Ta taaaaa Serra’yı güneş gibi parlattık:)

Kıvırcıklarının tamamen kurtulması ve saçın yaşadığı kimyasal şoku atlatıp kökten düzelmesi içinse Serra en az bir ay süreyle kendisine hediye edilen onarıcı ürünleri kullanmak durumunda. Ve tabii kıvırcıklarının en güzel ve kalıcı bukleleri edinmesi için OSIS+ şekillendiriciler iş başı yapacak:)

OSIS+ Serra’yı, Serra da beni şımarttııı:) Kendi markaları olan CHOKE JUNGLE‘dan bu cici mi cici pin-up broşa bayıldım:) Çoook teşekkürler!

Yağmurlu ve buz gibi bir gün olmasına rağmen biz hem çok eğlendik hem de Akademi Scwarzkopf‘dan bir dolu şey öğrendik:) Serra ve kıvırcıkları Akademi özel arabasıyla eve dönmek üzere yola çıktııı:))

BONACURE ürünleri hakkında detaylı bilgi ve nasıl bulabileceğiniz BC Bonacure Facebook sayfasında, OSIS+ ürünleri hakkında detaylı bilgi ve nerelerden alabileceğiniz Osis+ Türkiye Facebook sayfasında mevcut:)

| GO MONGO’da ♥ Aşk Ateşi Yaktık :)

Fotoğraflar: TwitDayı

Her ne kadar hala bloglarımızla ilgili en ufak bir gelişme olmasa ve hatta bu kadar büyük bir yanlışı düzeltmek adına kimse kılını kıpırdatmasa da buradayım, yazmaya devam ediyorum. Umuyorum sizler de okumaya…

Styleboom’un kocaman kocaman 2 yaşına girmesi şerefine Şubat boyu Styleboomerlarla geçirdiğimiz güzellikleri paylaşmaya devaam:)

Sevgililer Günü’nde GO MONGO‘da dünya tatlısı bir Styleboomerı MAGNET‘i pek sevgili kocacığıyla ağırladık. Bu benim MAGNET‘ciğime, onun da kocacığına hediyesi olduu:)

Önce hemmen “tu tu tuuuuuuuuuuuuuuu 41 kere” diyorum, vee hep böyle mutlu, aşık, gülen yüzlü bir çift olarak yaşayıp gitmelerini diliyorum:) Ben ki zaten çok gülerim, bu çiftin enerjisiyle o akşam iyice elmacık kemikleri felci geçirdim gülümsemekten:)

Şanslı çiftimiz gelir gelmez onları kapıda ben karşıladım, tamam beklerken bi Mango Sufle attım, rujum o sebeple çıkmış:) GO MONGO Sevgililer Günü panosu önünde hemmen bir sevgi kelebeği pozu verdik! MAGNET‘le hemmen kaynaştık(sevgililer gününde bana ne oluyorsa:p)

Çiftimizi kendilerine ayrılan sessiz sakin bir köşedeki cici masalarına oturttuktan sonraa GO MONGO‘nun güleryüzlü servisi olaya girdi, menüler geldi:) Vee Mongolian barbekü ile başlama kararı alan MAGNET ve eşi dooğruca malzemelerin başına geçti:

MAGNET tam bir Styleboomer, Sevgililer Günü ruhuna uygun giyinmişti baştan sona:) Minik kalpcikli elbisesi, sonra o süper sevimli kalp çantasıyla süper. Bu satırlara da bir ♥ yakışır o halde!

Ama çooooooook güzeller demedim mi:) Bir ♥ ve maşallah daha:)

Kendi zevklerine göre malzemeleri seçip kaselerine yerleştirirken çiftimizi sapık gibi sürekli izleyip fotoğrafladığımızdan diyebilirimki MAGNET‘ciğimin kocacığı çok enfes bir şey yedi o akşam:)) Malzemeleri kafaya yazdım, deniciim:) Son olaraak wokun başındaki şeflere sunmak üzere tabağımıza MAGNET bayrağını da dikip malzemeleri mutfağa uğurladık.

Vee GO MONGO’da aşk ateşi bacayı sardı:))) Woohooo!

MAGNET ve sevdiceği masalarına dönmek yerine wok başında neler çıkacağını beklerken ben de kara kedi gibi yine aralarındayım:)) Ama bu son, yakında başbaşa vee rosromantik bir yemek için onları bırakacağıım:)

Ta taaa! Aşk dolu, neşe dolu bir gecenin malzemeleri wokta ennn leziz, enn GO MONGO haline getirildi:) Yanında aperatifler, üstelik ennn aşk kırmızısı şarap ve tabii tatlı(artık ben o kadarını görmedim, vallahi yalnız bıraktım:)) ile çiftimiz GO MONGO keyfine emanet edildi!

Bu güzel hediye ve mutluluğa mutluluk katan hediyesi için GO MONGO‘ya çoook teşekkürler:)

Styleboomerları mutlu etme misyonlarından birini daha başarıyla yerine getiren Boom haklı gururunu yaşarken poz vermeyi ihmal etmedi, rahmetli Güzn abla bile benle gurur duyardı eminim:)

Ayrılırken hem çok mutlu, hem de takdir edersiniz ki karnım toktu. Bu son cümleyle de GO MONGO‘yu özetlemiş oldum:)

Bu keyifler hiiiç bitmesin, mini mini mutluluklarımıza gölge düşmesin diyorsanız, bloglarınıza sahip çıkın sevgili hanımlar. Bizi desteklemeyi, ve bizi bu cezaya hak görenleri silkelemeyi unutmayın!
www.facebook.com/blogumadokunma

| HEDİYE | Denim Workshop: Eski Kotunuzu Alın, Benimle ESMOD’a Gelin!

Artık eskiyen ama atmaya da kıyamadığınız bir kotunuz var mı? Onu şöyle modernize etmek, bunu da dünyanın enn köklü moda okullarından ESMOD İstanbul‘da yapmak ister misiniz? Yanına bir de Styleboom versek:)?

Hepsine de “evet”se cevabınız hanımlar, yeni hediyeme bayılacaksınııız: 19 Mart Cumartesi saat 15.00′de ESMOD İstanbul’da tamm 10 Styleboomer’la DENIM WORKSHOP yapıyoruuuuz! Daha önce biz bloggerlar gömlek workshopı yapmıştık ve çok eğlenmiştik burada yazmıştım hatırlarsanız :)

Tek yapmanız gereken bir Styleboomer yani bu blogun izleyicisi olmanız vee gelirken yanınızda bir denim ürün( pantolon, ceket, etek yeter ki kot olsun:)) getirmeniz, tabii eğer arzu ederlerseniz dilediğiniz aksesuar ya da farklı kumaşlar da getirebilirsiniz.

Pekii hem ESMOD İstanbul’la tanışmak hem de keyifli bir Cumartesi geçirmek için ne yapmalısınız?
Malum hala sansür altındayız:(

Bazılarınızın buraya ulaşamayacağından endişelendiğim için dooğru Styleboom Facebook fan sayfasındaki şu nota gidip orada göreceğiniz sorunun doğru cevabını hemen o notun altına yazmanız:))

15 Mart Salı geceyarısına kadar doğru cevabı verenler arasından çekiliş yapılacaak ve 10 kişi elinde makası Cumartesi bizimle olacaak:)

ESMOD moda okulu bu yıl kaçıncı yılını kutluyoor? Hadi tık tık!

Not: Karışıklık olmaması açısından burayı yoruma kapatıyorum hanımlaar, cevap için Facebook’a:)

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234