image

Haftanın son gününden herkese merhaba:) “7″ yazı dizisine Eylül’e kadar ara verme kararımı aklıma gelen 2 konu ile bozdum çünkü bence bu iki fikir de hazır bazılarımız hala tatilde iken onlara çok faydalı olacak diye düşünüyorum. İlki bugün burada, konuğum zaten çok iyi tanıdığınız Özberk Baz. Fotoğrafa, daha doğrusu fotoğrafçılığa meraklı iseniz sizin için fotoğrafçılığınızı geliştirecek 7 adımı sıraladı! Doğrusu benim gibi bir ümitsiz vakaya bile bir şeyler öğretebildiğini düşünürsek, kendisine kulak verin derim:) 

devamini oku

vita kin 00

Çok ama çok uzun yıllar önce Solohov’un “Don Hikayeleri”ni okurken yazarın doğayı ve karakterleri aktarmak üzere yaptığı muazzam tasvirlerin arasında bir Kazak askerinin “kaput”unun tasvirini de satırlarca okuduğumu hatırlıyorum. Dikişi, kalıbı, düğmelerinden birinin hafif sıyrılmış metal boyası. Sonraki sayfalarda Don nehrinin donduruculuğuna içimi üşütecek kadar sahici tasviri yanında çiftçinin karısının kabarık kollu, işlemelerle döşeli elbisesini de. Rus edebiyatını çok sevmemle Rus folklorik giyimini eşdeğerde sevmem belki de sırf Solohov yüzündendir bilmem:) Ulyana Seergenko’ya nasıl bayıldığım malumunuz, henüz sadece bir sokak stili neferiyken ve tasarım yapmıyorken bu blogda yerini almıştı. Ve işte şimdi yeni aşkımla karşınızdayım: Vita Kin!

devamini oku

lug von siga ss2015

Herkese harika bir hafta diliyoruuum! Toplantı silsilesi ile geçip giden bir haftadan sonra bu haftam da yine koşturmakla  geçecek. Sonra bir bakacağım Eylül olmuş, bir bakacağım şu söylendiğimiz sıcağı özleyeceğim kış gelmiş. O yüzden sıcağın da, yazın da, bu haftanın da tadını çıkarmak üzere hadi birbirimize söz verelim:)

Hangimiz bir ay çiçeği tarlası, gelincik tarlası ya da kır çiçekleri okyanusu gördüğümüzde koşup içine dalmıyoruz? Hangimiz onlara karışınca mutlu, ama çok mutlu hissetmiyoruz. Benim bu fotoğraflarım da bir zambak tarlasına bodoslama daldığım bir akşam üzerinden. Postun adını o yüzden Juno koydum (zambak Juno’nun yani Tanrıça Hera’nın sembolüymüş ) Her ne kadar ben burada bir tanrıça ağırlığı sergileyememiş olsam da herkesin arada ayakkabılarını çıkarıp toprakta dansetmesi gerekir öyle değil mi? Toprak bizi bunca iyi hissettiriyorken topraktan kopmaya doyamayışımız, toprağı yalnızca vahşi politikaların ağzına sakız yapıyor oluşumuz ne fena.

devamini oku

marine kombin önerisi 00

Çizgileri hangimiz sevmiyoruz? Hele bir gardrobun olmazsa olmazı Breton çizgili bir tshirtü:) Bize  yazı, denizi, çabasız şık olabilmeyi, denizden esen rüzgarı, denizci şarkılarını hatırlattıkça sevmeye de devam edeceğiz. Orijinal Breton tshirtde tam 21 çizgi olduğunu biliyor muydunuz? Ve Breton’un uzun mu uzun bir geçmişi olduğunu! Bundan çook uzun yıllar önce, 1858′de Fransız deniz kuvvetleri için hazırlanan bu pamuklu üstün ordudan modaya hızlı geçişi elbette biriciğimiz Coco Chanel’in dehası! Fransız rivierasında yaptığı bir tatil sırasında rastladığı askerlerin üzerinde bu tshirtü çok beğenen Coco, Breton çizgileri 1917 Resort koleksiyonuna katıyor vee hem yeni bir çağ başlıyor, hem yeni bir parça moda literatürüne “zamansız” sıfatıyla girişini yapıyor. Sonra Bardot’nun, Audrey Hepburn’ün, ve hatta Picasso ‘nun üzerinden çıkmaz hale geliyor bu çizgiler.

Her ne kadar benim bu kombinimde bir Breton tshirt olmasa da her lacivert-beyaz çizgili şey Breton’un kardeşidir diyerek biraz yancılık yaptım:) Tshirt inceliğinde trikom bu sezon, şortum ise geçen sezondan.

Sanırım çizgiler kadar sevdiğimiz bir diğer şey de bu turuncu cansimitleri! Bunlarsız yaz fotoğrafı olmadan olmaz diyenler elime mum diksin:)

devamini oku
| Umut |

eşkıya

korkma
sadece toprağa gideceksin
sonra toprak olacaksın
sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin
oradan özüne ulaşacaksın
çiçeği özüne bir arı konacak
belki
belki o arı ben olacağım

-Şener Şen (Yavuz Turgul, Eşkıya)

devamini oku

rukiye gökçe 02

Bu postun konusu daha bu post yazılmadan, bu postun fotoğrafları bile çekilmeden çok çok çok önce bir kulübe sayesinde belirlenmişti! Kulübe dediysem hiç öyle masalsı bir şey de beklemeyin, işin aslı ilham kaynağım bir güvenlik kulubesi idi:) Hilton Dalaman’da bir günbatımında keşfe çıktığım sırada silüeti ile karşılaştığım (az sonra aşağıda göreceğiniz) kulübeyi sazların arasında görür görmez galiba bir Wes Anderson filmi içine girdim diye düşündüm, Tanrım acaba inanılmaz zeki ve aynı derecede nüktedan repliğim neydi! :) Peki ya kostümüm?  Kulübenin kapısını tıklattığımda karşımda Bill Murray güvenlik görevlisi kostümü içinde “Buyrunuz?” dedi, ben de ona yarın sabah gün doğarken burada fotoğraf çektireceğim, şimdiden haber veriyorum diyip koşa koşa odama geri döndüm. Bilirsiniz Wes Anderson karakterleri kadar o karaktelerin kostümleri de müthiştir. Kostüm tasarımcım Rukiye Gökçe bir Wes Anderson karesine yakışacak kadar keskin çizgileri ve pastel rengi olan bir bluz hazırlamıştı. Söz verdiğimiz gibi Özberk’le tam da gün doğarken kulübeye ve sazların içine koştuk. Fonda Clash’den Police&The Thieves çalmaya başladı. Ve  sahne!

devamini oku

bayramsekeri

Barış Manço’nun  “Bugün bayram erken kalkın çocuklar” şarkısını düşünürsek #babyboom tam bir horoz olduğu için her sabah zaten erkenden kalkan bana galiba her gün bayram:) Gördüğünüz üzere Polyanna olmak hiç zor değil! (KAL-KA-MADI)

Eskiden her bayramda önce babannem sonra halalarım ev baklavası açardı, biz Karadenizliler (baba tarafından) baklavaya fındık koyarız. Bir tepsi baklavayı katmanlarına ayıra ayıra bir ritüel gibi yiyerek tek seferde tükettiğimden sağ gözümün şiştiğini daha dün gibi hatırlıyorum (hatırlıyorum çünkü üniversitede eşşek kadar kızdım çocuk falan değildim şapşallığıma doymamayım:p) Şimdi ne halalarda açılan ev baklavaları var, ne bende o derece şuursuzluk. Birincisi kötü çünkü eskiler yitti yeniler bilmiyor, ikincisi iyi çünkü genç Boom gitti olgun Boom geldi:p  Ama benim için herkesinkinden ayrı ballanan bir “anne kalburabastısı” her daim var ya bana yeter ♥

Herkese şeker gibi renkli, tatlı, keyifli bir bayram diliyorum.

devamini oku
Toplam 319 sayfa, 20. sayfa gösteriliyor.İlk...10...16171819202122232425...4050607080...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu