garage sale 1

Hafta ortasından size “sürprizli” bir merhaba demek istiyorum:) Bugün Styleboom’un ilk garage sale’ine hem de online olarak www.outletim.com ‘a davetlisiniz. Bir zamanlar benim olan, kimisi hiç giyilmemiş, kimisi yalnızca 1 kez çekim için giyilmiş, kimisi ise seve seve pek çok kere giyilip anılarıma şahitlik etmiş bazı cicilerim yeni sahiplerini arıyor! Hepsinin benim üzerimde giyilmiş fotoğrafı ya yok ya da eski bilgisayarımla birlikte kaybolup gitti ama olanların hepsini hem buraya hem outletim.com’a ekliyorum. Tabii www.outletim.com ‘da model üzerinde çekilmiş versiyonlarını detaylı olarak görebileceksiniz:) Umarım yeni sahipleri de cicileri içinde keyifli günler geçirirler.

Kıyafetlerin satışı ve kargolanma süreci www.outletim.com ‘da olsa da herhangi şikayet ve önerilerinizi oraya değil de bana hemencecik bildirmenizi rica edeceğim ki çözebileyim. Her bir kıyafetten de sadece ve sadece 1 adet olduğu için hadi hemen tık tık :)

devamini oku

kapadokya kızılcukur 1

Kısa bir aradan sonra diye başlamak isterdim ama bence Styleboom’a göre oldukça uzun bir aradan sonra merhaba:) Bu arada tabii bir “ara” vermek isterdim işe güce, koşturmalara ama maalesef yok öyle bir durum. Geçtiğimiz bir kaç hafta araya karışan bir kaç seyahat yanında #babyboom ‘la ilgili önemli şeyler ve bol bol toplantı ve proje ile geçti. Bu konuları bir kenara bırakırsak halen hakkını veremediğim Kapadokya seyahatimin üçüncü kısmı ile karşınızdayım:)

Otelimiz Tafoni Caves bize mükemmel bir gezi programı hazırlamıştı fakat ben üçüncü günü oldukça aktif geçirdiğim için 2.yi erteleyip 3. günden bahsederek başlamak istiyorum. 3. ve son günümüzün sabahı aslında biraz hayal kırıklığı ile başladı. Bir gün önce zaten sabahın kör vaktinde balon macerası için erkenden kalkmış olan bendeniz ve Özberk bir sonraki günün sabahı rahat batmış olacağından hadi erkencikten kalkalım bu defa da balonlar arkamızdan yükselirken çekim yapalım diye eksi Celciuslardan eksi Celciuslar beğendiğimiz, neredeyse donarak öleceğimiz, üstelik de bir tek balonun dahi kalkış yapamadığı için bize fon yaratamadığı Kızılçukur Vadisi’ne yollandık. Bu fotoğraflar oradaki “balonu eksik” ne giydim çekimimizden:) Sonra ver elini Sinasos, Avanos ve yeraltı şehirleri!

devamini oku

A model walks the runway in designs by Donna Karan at her fashion show during Mercedes-Benz Fashion Week in New York.

Uzun yıllar Styleboom’da moda üzerine kendi dilimden, hafif iğneli, bol bilgili pek çok inceleme yazısı yazıyordum. Bu yazıların çoğu dergi ve gazetelerde de yayınlandı. Blogların dili ve blog takipçisi evrildikçe, benim takipçilerim de daha çok talep ettikçe bu postlar yerini daha çok “benim”le ilgili postlara bıraktı; ne giydim, nasıl giydim, nereye gittim, ne önerirdim. Aslında stile dair postlar modaya dair postlardan daha fazla olmaya başladı. Geçen hafta bir Boomerın bana master tezinde bir inceleme yazımı kaynak olarak kullandığını ama linkini bulamadığını söyleyen maili gelince bu yazılarıma geri döndüm; okurken öyle eğlendim, keyif aldım ve özlediğimi anladım ki sanıyorum modayla ilgili bu postlar dizisine yeniden dönmeliyim dedim. Ve işe yeni bir konu ile buradayım, ara ara eski olanları da tazeleyip yeniden koyacağım, inanın bunu aslında sırf kendime yazdım o yüzden okursanız ne güzel, ekleyecekleriniz olursa ne mutlu :)

Senenin başında hemen herkesi şok eden bir haberle Mercedes-Benz’in 7 yıldır ana sponsoru olduğu ve büyük destekler sunduğu New York Moda Haftası’ndan çekildiğini duymuştuk. New York moda arenasında deprem etkisi artçılarla devam etti; artık moda haftası Lincoln Center’da da olmayacaktı (bizim gibi deneme yanılma ile senede  bir yer değiştirmediklerinden tabii bünyesi alışkın değildi NY’un “lokasyon” belirsizliğine), erkek moda haftası da geliyordu üstelik (Milan’dan neleri eksikti?), ne çok şey değişiyordu. Peki ama neden ve nasıl en büyük sponsorlarını, bir otomotiv devini kaybetmişlerdi? Ekonomi sayfalarındaki  “otomobillerin pazarlama anlayışı değişti” şeklindeki zarif açıklamalar, bu bir boşanma değil evliliğin yeniden evrimi tonundaki (nedir yani bir nevi seviyorum ama başkalarıyla da görüşelim durumu mu:)) yanında BoF’un oldukça sarsıcı iddiasına göre sebep New York Moda Haftası’nın artık yeterince “cool” olmadığı idi.

devamini oku

mardin ipekyolu04

Aslında Mardin’deydik, ama kendimizi Valencia’da bir ara sokakta sanmıştık Özberk’le. Demek ki gözün gibi bakınca, koruyunca, derleyip toplayınca memleketini; dokusunu, toprağının rengini, suyunu, kokusunu bozmayınca o hep imrenilen “dünya şehirlerinden” olabiliyor kolayca. Gelecek Turizmde projesi için gittiğim, kalbimin bir köşesini de bıraktığım Mardin İpekyolu Konukevi’nin arka sokağı burası. Sıradan insanların sıradan günlerde evine gelir giderken inip çıktığı sıradan merdivenlerden birinin sıradışı güzelliği işte. Benden güzel, elbiseden güzel, fotoğraftakinden bile daha güzel bi yolunuzu düşürseniz.

devamini oku

babyboom2_0

#babyboom ‘un 2. yaşgünü üzerinden tam 1 ay geçince ben de eh artık doğumgünü yazısını yazayım yoksa 3 yaşa girecek diye düşündüm:) 1. yaşgününü anımsarsınız oldukça büyük, renkli ve eğlenceli bir parti yapmıştım ve eğlendiğimiz kadar yorulmuştuk da. #babyboom hiç arızaya geçmeyip, uyumla ve keyifle bütün gün  kucaktan kucağa hoplayınca 2. yaşgünü için de “acaba” oldum hatta #babyboom ‘un pek havalı dimdik saçlarından sebep temayı da Grease Lightning olarak düşünmüştüm. Ama hem artık kendi kararlarını kendi veren, inadım inadı seven, boğa burcu bir trouble two vardı elimde hem de 1. yaş özel kalmalıydı. O yüzden temasız, çabasız, babyboom’un arkadaşlarıyla olacağı mini bir kutlama planına sadık kaldım. Şu sıralar trenlere fena taktığı için (bir de Thomas &Friends’den haberdar olursa ne oluruz bilmem:)) en azından pastamız süslü olsun dedim; ve her özel günümüzü lezzetlendiren Kaptakek‘in kapısını çaldım. Hava bahar olmuşken #babyboom ‘un odasından sonra en çok sevdiği, ders ve atölye günleri daha sabahtan sayıklamaya başladığı Kindyroo Ataşehir’in bahçesinde toplanmaya karar verdik. İşte o günden kareler:)

devamini oku

styleboom hatemoglu

Herkese iyi haftalar:)

Tam 3 gün 3 gece çoğunlukla yemek yemekle geçen bir Malatya seyahati ardından yeniden İstanbul’a ve mütevazi sofralara geri döndüm:) Ayağımın tozuyla da sizinle benim için çok keyifli ve ne zamandır heyecan veren bir haberi paylaşmak istedim!

Her ne kadar önceliğim kendi giyimim kuşamım olsa da eskiden beri erkek stiline ayrı bir ilgim var, biliyorsunuz doğum öncesi uzun yıllar Esquire dergisinde de erkek modası üzerine yazıyordum. İşte şimdi de, aslında yaklaşık 2 aydır, Türkiye’de erkek giyiminin öncü ve köklü markalarından biri olan, hatta Türkiye Cumhuriyeti’nin tekstildeki ilk özel sektör markası olan Hatemoğlu’nun blogu bana emanet. Tarihi cumhuriyete tanık böyle bir markanın öylesine genç bir yüzü var ki, yazılarım için aradığım malzemeleri birbirinden şık parçalarda buluyorum.

devamini oku

tafoni01

Sanıyorum Kapadokya hepimiz için hep büyülü bir yer. Özellikle de havalar biraz ısınıp, İç Anadolu kara teslimiyeti bırakınca, ama henüz deniz mevsimi tam da başlamamışsa, ve içinizdeki ses alıp başınızı gidin diyip duruyorsa en güzel destinasyonlardan biri Kapadokya. Toz, toprak ve taşla güzel olmak, güzel kalmak kolay değil; belki de ondan Kapadokya çok masalsı, çok başka bir gezegen havasında. Akın akın turist çeken ve UNESCO Dünya Mirası listesinde olan bu bölgeye hangimiz hak ettiği zamanı verdik? Belki çoğumuz henüz görmedik bile:) Biz küçükken babam iki kez götürmüştü, biz Ankaralılar severiz Kapadokya’ya gitmeyi! Ama bir de şimdiki aklımla, ruhumla, gözümle görmek çok iyi geldi.

devamini oku
Toplam 321 sayfa, 24. sayfa gösteriliyor.İlk...10...20212223242526272829...4050607080...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu