us polo assn yeni sezon kombin

Haftanın ikinci gününden herkese merhaba:) Altın Küre’den bile daha sönük bir Oscar “sabaha karşı”sından sonra Pazartesi kırmızı halı ile yatıp kırmızı halı ile kalktık. Bu yağmurlu Salı sabahında ise U.S. Polo Assn. ile 3. haftamız başlamış bulunuyor. Yine burada blogda benim kombinim vee U.S. Polo Assn. web sitesinde “Styleboom’un Seçimleri” sekmesinde sizin için seçtiklerim var. İşin güzeli bu defa seçimlerim arasına yeni sezondan harika montlar eklenmiş olması! Yukarıda üzerimde gördüğünüz mont gibi.

Üniversiteye ilk girdiğim yıllar laciverte küsmüştüm, belki “liseli”lik yeni bittiğinden belki lacivertin o ışıl ışıl rengi ilk yıkamalarda hemen solduğundan bilmiyorum. Ama daha sonra, özellikle stilim de biraz daha oturunca benim vazgeçilmez rengim oldu. Mavi ile kırmızı ile sarı ve turuncu ile bir sürü renk ile öyle uyumlu oluyor ve her bir renk kombosu ile öyle karakter değiştiriyor ki lacivert hayatımdan hiç çıkmasın istiyorum:) Bu kombini de laciverte adadım ve onu kırmızı ile neşelendirdim.

devamini oku

us polo assn pötikare gömlek

Bir Pazartesi’ye daha herşeye rağmen “umut”la başlamaya çalışıyoruz değil mi sevgili Boomer? Büyük ihtimalle beni okuyan bir “kadın”sın ve kocaman bir yumruyu boğazını ve küçük dilini parçalarcasına yutup bugün sen de işine, gücüne, evine, çocuğuna, verilmiş sözlerine, yapılması zorunlu işlerine döndün. Günaydın! Ben de döndüm.

Geçen hafta büyük keyifle başladığım 1 aylık U.S. Polo Assn. macerasının ikinci haftasındayız! Örme ve triko elbiselere oldum olası düşkünümdür, bu elbiseyi de görünce kayıtsız kalamadım. Derin orman yeşiline, iri saç örgülerine ve sıcacık haline bayıldım. Benim kombinim yanında kadın ve erkekler için bir dolu yeni seçimim ile de U.S. Polo Ass. web sayfasındayım. Bu defa sarılara, turunculara, yeşillere göz kırptım.

devamini oku

7cay

Günaydıın! Herkese “7″den bir çay:)

Hayatta canı çay çeken bir insan değildim, kahve zaten bana göre değil, hiç kahve insanı da olmadım. Bana süt olsun, sıcak çikolata olsun, en fazla ıhlamur olsun, yazın da hep limonata olsundu. Ama ne zaman hamile kaldım bir “çay saati” aşermesi başladı bende, çayı değil de çay saatinin keyfini çekiyordu canım belki de. Ondan sonra bende de 5 çayı başladı, her ne kadar çayseverlerin pek onaylamadığı türden neredeyse trasnparan paşa çayı içiyor olsam da olsun!

Bu hafta “7″nin konuğu çoğumuzun seyahat yazıları ile tanıdığı ama çaya da en az seyahat etmeye kadar düşkün Özge Lokmanhekim:) Seyahatperest isimli blogunda bize dünyayı gezdirirken bir yandan çay keyfini de ihmal etmiyor. Ben de Özge’yi 5 çayı uzmanı ilan ettim ve ona sordum, İstanbul’da çay keyfi yapılası 7 mekanı bizim için yazdı. Demli çayımı yanıma alıp sözü ona bırakayım:)

devamini oku

v3

Az önce arabayı temizlerken donduğumdan değil, iptal olan programlardan da değil, hayır hayır kardan hiç değil ama yeni sezonun 70′ler etkisindeki yeni trendlerinden ötürü yazı çılgın gibi özledim!

Bu hezeyanlı girişten sonra artık klasikleşen “Ağustos Böceği ile Karınca” raporu ile huzurunuzdayım:) %70′e varan indirim döneminde yeni sezon yatırımı yapma zamanı! Boşverin kara kışı, Ağustos böceklerinin 2 Ocak’ta talan ettiği rafları da! Kalan sağlar- yani bahar ve yaz sezonuna uygun olup gözden kaçanlar- biz karıncalarındır:) Şimdi bu yazıyı bir güzel okuyup, notları alıp, en kısa sürede alışverişe çıkma zamanı. Kendime azıcık torpil yapıp postu daha yayına almadan geçen Cuma’yı ben böyle değerlendirdim.

İlkbahar/Yaz podyumlarını erken 70′ler etkisi büyük ölçüde domine ediyor, haliyle trend belirleyici diyemesek de “trend budur” diye deklare edicisi sayabileceğimiz Zara, Mango, Topshop gibi street markaların yeni sezon koleksiyonları açık seçik hepimizi o döneme ışınlıyor. Ya-şa-sın! Hayır hayır olayı hemen “çiçek çocuk” ve “savaşma seviş” modasından ibaret sanmayın! 70′lerin sofistike lüks şehirli kadını da var, 70′lerin kırda gitarı ile özgürlük şarkıları söyleyen kadını da, 70′lerin Cumartesi gecesi ateşiyle yanan disko delüksü de.

Peki indirim döneminde hangi yeni sezon trendlerini bulabiir ve yatırım yapabiliriz? Kıs abir özeti aslında yukarıdaki fotoğrafta, Begüm bizim için harika bir illustrasyon hazırladı. Devamı ise yazının devamında:)

devamini oku

uspa_1kombin01

Herkese güzel, enerjik, harika bir hafta dileyerek sonunda kış olduğunu anımsayıp buz gibi soğuyan havaya aldırmadan içimizdeki yazı hatırlatmak istiyorum. Bu hafta kimimizi heyecanlandıran, kimimizi fena halde sıkan senenin o çok pembeli, bol kırmızılı, en aşklı meşkli dönemine girmiş bulunuyoruz:) Benim için Sevgililer Günü, kolejdeyken İngilizce derslerinde hazırladığımız platonik “Valentine’s Day” kartlarını anımsayıp o naifliği özlemek, Love Actually filmini izlemek, Cemal Süreya dizeleri mırıldanmak demek.

Bu hafta benim için de ayrıca önemli, çünkü önümüzdeki 1 ay boyunca her Pazartesi burada U.S. Polo Assn.‘den seçtiğim bir kombinle karşınızda olacağım. Benim U.S. Polo Assn. markasıyla tanışıklığım aslında çok eskiye dayanıyor, bir pötikare fanatiği olarak henüz “gingham” bu kadar trend değilken ve hiçbir yerde bulunamıyorken aradığım pötikare gömlekleri burada bulabilmiştim! Ondan sonra burası benim polo yakaydı, pötikare gömlekti, süveterdi gibi basic ihtiyaçlarıma cevap veren adres oldu. Bu ay boyunca ise siz de göreceksiniz ki U.S. Polo Assn. kendi çizgisine artık moda ve trendleri de ekleyerek pek çok zevke hitap edebilir hale gelmiş, pek çok parçaya bayıldım ve keşke benim olsa dedim.

Tabii sadece kendimi düşünmedim:) U.S. Polo Assn. web sayfasına tıklarsanız “Styleboom’un Seçimleri” ibaresi ile kadın ve erkek için seçtiğim cicileri görebileceksiniz. Bakalım zevkinize göre seçimler yapabilmiş miyim!

devamini oku

defile-elie-saab-printemps-ete-2015_0

Paris Couture Haftası yine lüksün, ihtişamın, şovun, ince işçiliğin zirve yaptığı muazzam defileleri ile sona erdi; geriye bize iç çekmek, Chanel’e ne oldu canım böyle demek, bunu işleyen kör olmuş diye küçük dilimizi yutmak vee pek tabii ki Oscar kırmızı halısını beklemek kaldı. Sadece koleksiyonlar mı muhteşemdi, hayır! Sahneden müziğe hemen her şey couture inceliğinde düşünülmüş ve sunulmuştu.

Couture haftasında öne çıkan trendlerin başını “çiçekler” çekiyor; çiçek apliklerden çiçek baskılara çiçek çiçek işlenmiş nakış ya da taş işlemelere dek. En heyecan uyandıran trendlerden bir diğeri ise Ziggy Stardust teması. Ziggy’nin kontrast renklere ve köşeli, keskin formlara, disko ateşine göndermeler barındıran koleksiyonların en iyisi tabii ki Raf Simmons’un Dior’uydu. Dior artık ne Christian’ın Dior’u ne de Galliano’nun, bu koleksiyonla bu iyice netleşti. Vee bir diğer öne çıkan trend yüzde tüller ve kocaman şapkalar, belki Viktor&Rolf’un çalı şapkaları değil ama Chanel’de de gördüğümüz organza dev şapkaların benzeri anneannemde var holey:) Omuzdan süzülerek pelerine dönüşen elbiseler de göze çarpan trendlerden. Beyaz, pudra, su yeşili ve mavi ise couturede öne çıkan renkler oldu.

Benim favori koleksiyonlarım Ralph&Russo, Ulyana Sergeenko ve Valentino. Eminim koleksiyonların çoğunu burada gördünüz, ben keşke bunun içinde olsam dediklerimi, bir de couture’ün neden couture olduğuna bir kez daha hayranlıkla şahit olmamıza sebep olacak bir kaç detay fotoğrafı paylaşmak istedim.

devamini oku

mixo restaurant

Ben öyle kolay kolay hasta olan biri değilimdir, olacağımı hissedersem de hemen gerekli önlemleri alıp savaşa girişirim:) Ama eğer olursam, işte o zaman çok fena! İki seksen devrilirim:) Yılbaşından bir kaç gün önce canım cicim Ayşegül’cüğüm Martı Istanbul Hotel’in girişinde yer alan Mixo Restaurant’da çok özenerek ve keyifle hazırlandığı bir yılbaşı yemeğine beni de davet etmişti. Söz vermişim, bir sürü arkadaşım orada, çok eğlenceli olacak kesin, ama ben nasıl hastayım nasıl! Yine de kalktım gittim:) Gittim ama o enfes masadan ne yediğimi anladım, ne içtiğimi, ne de sahnede yerini alan harika caz grubundan dinlediğimi. Burun tıkalı, tat alma duygusu sıfır, kulaklar uğulduyor, herkes Mixo’nun iddiali şaraplarından hmmm, owww, owemciiii sesleri eşliğinde tadarken ben ballı ıhlamur içiyorum:) O zaman dedim ki benim buraya yeniden gelmem şart! Bi kere o kağıtta kalamar denen şeyle sözleştim!

İşte bu post sözümü tuttuğum günden:) Özberk sömestr tatiline çıkmadan önceki geleneksel öğle yemeği yiyelim, tatil sonrası planları yapalım, biraz da kaynatalım (hep çalışacak değiliz ya) buluşmamız için Mixo’da buluştuk, ama keşke akşam buluşsaymışız çok sıkı bir Küba gecesine hazırlık yapılıyordu. Neyse gelelim ben ne giymişime, ve spor hocamın da gözlerini yaşartacak şekilde ben ne yemişime:)

devamini oku
Toplam 321 sayfa, 29. sayfa gösteriliyor.İlk...1020...25262728293031323334...4050607080...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu