eately01

Kazananlarımız belli oldu, lütfen postun sonuna bakınız:) Herkese katılımı için teşekkürler, keşke şöyle “loooooong table” yapabilseydik:)

Dikkat dikkat bu yazı aşırı derecede baştan çıkarıcı, hem göze hem mideye hitap edici, hem çok eğlenip hem çenemiz sızlayana kadar sohbet edeceğimizi garanti edici çok cazip bir teklif içermektedir. Damak tadına, sohbetine, hızına, midesine güvenmeyenler sizi bir başka posta alalım:) Güvenenler hadi devam edelim!

Eataly İstanbul biliyorsunuz şehre farklı bir renk ve tat kattı ve Aralık’ta da 1. yaşını kutluyor. Biz kutlamalara erken başlayalım dedik ve 9 Aralık Salı akşamı için harika bir sürpriz hazırladık:) İçinizden benimle ve Eataly İstanbul şeflerinden Claudio ile lezzet ve sohbet dolu bir akşam yemeğinde buluşacak ve enfes bir sofrada yiyip içerken “Mamma Mia!” diyecek 5 şanslı Boomer arıyorum:) Bitmedi:) Bu 5 şanslı Boomer’dan en-en-en hızlısına ise Eately Market’in benzersiz ürünlerinden oluşan bir market listesini hediye ediyoruz.

Peki bu 5 kişi kim olacak? Dahası içlerinden biri nasıl Eataly Market’i arabasına dolduracak?

devamini oku

bogazhatti04

Divarese ile #adimadimistanbul turumuz sondan bir önceki durakla devam ediyor. Doğrusu daha Avrupa’yı bitiremedik, ki daha bunun Anadolu yakası var:) Belki de 2015′de de gezilerimize devam etmeliyiz! Bugün Boğaz’ın en güzellerinden Bebek ve Arnavutköy’de favori noktalarımı rahat bir kombin ve gizliden gizliye hafif topuklu olmakla beraber yine çok rahat bir çift Divarese bot  ile geziyorum. Botların rengi, formu ve o dev tokası tamm benlik! Skinny jeanle, maksi elbiselerle, şortlarla çok güzel duracağından çeşit çeşit tarzda kullanmak da mümkün.

devamini oku

sherlock00

Yaklaşık 24 saat uykusuz geçen bir Pazar gününden sonra bende Pazartesi sendromunun “S”si yok:) Hatta “yaşasın Pazartesi”, “annemin gelmesine 1 gün kaldı holley” şeklinde davullu, zurnalı, gümgüm gümlemeli bir içsel kutlama bile var. Bugün 1 Aralık, yani daha çok umut etmek; kendimiz, sevdiklerimiz ve dünya için daha güzel şeyler dilemek; bu defa kesin geröekleştireceğimiz daha harika planlar yapmak için tam 30 günümüz var. Yılbaşı geliyor, “yeni” bir yıl geliyor ne güzel:)

Milla by Trendyol ile Aralık’ın ilk bizim 3. haftamıza 3. kaban seçimimle giriyoruz! Bu defa sezonun en hit trendlerinden biri olan mini cape tarzını stilize etmeye karar verdim. Her ne kadar bu yeni bir trend olarak görülse de aslında en zamansız parçalardan biridir kabul edelim. Çoğunlukla spor kombinlerin favorisi olsa da ben onu şık bir örgü elbise ile de tamamladım. 

devamini oku

nisantasi 00

Nişantaşı benim için aslında toplantı mecburiyetleri için gittiğim basit ama vazgeçilmez duraklardan. Benim için her gittiğimde trafik ve park yeri derdinden ötürü bana ne bir daha  da gelmem diyip, ertesi gün yine kendimi bulduğum yer. Benim için bir “mahalle” değil ama özellikle yılbaşı arefesinde ve yaz akşamlarında ışıklı caddelerinde yürümeyi sevdiğim yer. İşten güçten, mesafelerden, ajandalarda üstü çizile çizile yine de bitirilemeyen görevlerden sebep bir türlü buluşamadığım arkadaşlarıma “psst buralardaysanız hadi bir kahve içelim” diye whatsapplayabildiğim yer. Her girdiğim yerde bir tanıdık yüze rastladığım, yalnız hissetmediğim karmaşık yer.

O zaman Divarese‘den seçtiğim ve Nişantaşı’nın şıklığına yakışır bulduğum bu enfes stiletto bootielerle Nişantaşı turuna başlayalım:)

devamini oku

troppotv

Yağmurlu bir İstanbul sabahından herkese merhaba! Pencereden bakıp sağanağı görünce keşke ben de “Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da” gibi bir şarkının ilhamıyla dolsam taşsam ama daha ziyade “eyvahlar olsun şimdi köprü ne haldedir”le sarmalanıyorum:) Kontağı çevirdikçe galon galon yakan ve artık “bayandan çok temiz spor araba” ilanı için şeytanın beni sürekli dürttüğü, pusetin zaten sığmadığı arabamı evin önünde çürümeye bırakıp,  “Köprü trafiği qeyfi w/ 1000000000000 others”a son verip, hiç olmazsa kitap okuyabiliyorum diye sevinerekten metrobüs-metro ritüeline geçeli çok oldu,  ama yağmurlu günlerde o da baya felaket. Tüm bu mızmızlanmalarımı benimle birlikte yaşadıysanız konumuza dönelim:)

Birlikte hep güzel işler yaptığım, enerjisi başka, vizyonu başka, kendisi başka Çağla Bingöl uzun zamandır Troppodonna isimli platformunda enfes içeriklerle seyri şart videolar sunuyordu, işte o Troppodonna TV’ye bu defa ben konuğum:) Bir röportaj sonrasında daha “hani” kelimesini bünyemden cerrahi müdahale ile aldırmaya ant içmiş, bundan böyle sadece İngilizce röportaj yapmaya karar vermiş bulunmaktayım (ow yeee man İngilizcem Türkçemden akıcı:p ). Bunun dışında Styleboom’un hikayesi, nasıl doğdu, neler oldu, oluyor ve dahası 2 bölüm halinde Troppodonna.com’da olacak. İlk bölüm yayında! İzlemek için tık tık :)

devamini oku

camel trendyol 00b

Günaydın ve  herkese iyi haftalar:) Dün yaklaşık 16 saat süren bir çekim maratonundan, artık geceleri hiç uyumama kararı alan #babyboomla diğer maratona kademeli geçiş yaptığımdan bende Pazartesi sendromunun “P”si yok, umarım sizler için de öyledir.

Milla by Trendyol kabanlarla #1kaban2stil serisine tam gaz devam. Bu defa her gardrobun olmazsa olmaz parçalarından biri olmalı diye düşündüğüm kamel bir kaban seçtim ve iki farklı şekilde kombinledim. Devetüyü rengi hakikaten kışa sıcaklık ve yumuşaklık katan enfes bir renk; siyah-gri-lacivert-bordo-kırmızı gibi sık tercih edilen renklerle de mor-kırmızı-yeşil gibi canlı renklerle de olan inanılmaz uyumu sayesinde dış giyimin vazgeçilmezlerinden biri. Bu kabanı seçmemin nedeni ise sadece rengi değil, istenirse kapanıp göğsü bir güzel saran istenirse böyle geniş ve devrik olarak kullanılabilen yakası! 

devamini oku

leoloafer07

Divarese ile adım adım İstanbul’da ikinci durağım İstanbul’un olmazsa olmazı Beyoğlu: benim için daha çok İstiklal Caddesi ve Galata tarafı. Nostaljik bir sebepten İstiklal Caddesi yani Cadde-i Kebir ya da Grande Rue de Pera tüm o karmaşıklaşmış ve iyiden iyiye tabela/beton/ışıkla kirlenmiş haline rağmen beni gülümsetir. İster köhne kalmış, ister şahane restore edilmiş olsun eski binaları, dev kapıları,  hiç bitmeyen müzik sesi, eksik olmayan protestosu, ve hatta “bi saniyeniz var mıydı”cıları ile dünya üzerindeki en ilginç ve aynı zamanda en keyifli, hatta belki de eşi benzeri olmayan bir yer:) Bu gezimde bana hem rahat hem çarpıcı bir çift ayakkabı eşlik etmeliydi, İstiklal’in melezliğine yaraşır bu loaferları seçtim ben de. Şimdi benim favori lezzet, sanat ve alışveriş duraklarıma bakalım mı:)

devamini oku
Toplam 317 sayfa, 30. sayfa gösteriliyor.İlk...1020...26272829303132333435...5060708090...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu