eren tüneli, deniz eslek, styleboom, özberk baz

Önce hamileliğim sonra doğumdan sebep Styleboom’da yapmayı en sevdiğim şeylerden birini, tasarımcı çekimlerini yüz bininci plana atmak durumunda kalmıştım. Haliyle ürün seçmek, bir kurgu yaratmak, ona uygun mekan arayıp bulmak, çekim boyunca yerlerde sürünmek, ürünleri geri vermek kolay olmuyor, hiç kolay olmadığı kadar da keyifli oluyor! İsmi büyük tasarımcılar kadar henüz adını çok duymadıklarımızı size tanıtmak ise daha da keyifli: Zeynep Tosun’dan Ece Gözen’e, Günseli Türkay’dan Begüm Salihoğlu’na şimdi işleri karşısında büyük hayranlık duyduğumuz çok başarılı tasarımcılar daha yolun başında iken ya da ilk koleksiyonları ile Styleboom’a konuk olmuştu, o sebeple bir nevi kendi kendime heyecan ve gurur da duydum bu isimlerin her bir kıyafeti karşısında. Ve işte Boom editoryallerine de bir anda Behance’de karşıma çıkan paltosu ile beni kalbimden vuran ve yine bence çok gelecek vaad eden yepyeni bir isim ile dönmek istedim: Eren Tüneli.

Tüneli’nin “Arabesque” ismini verdiği mezuniyet koleksiyonuna bir çekim yaptık. Burada göreceğiniz koleksiyon benim çok beğendiğim ve savunduğum bir harmanı sunuyor: bu topraklara ait özgün bir figürün/konseptin modern çizgiler ve kimi zaman minimal kimi zaman keskin formlarda buluşması. Ne demek istediğimi ilk görüşte vurulduğum şu aşağıda göreceğiniz aba biçimli kaban özetliyor aslında:)

Here we are back as Team Styleboom with a mystic editorial shoot for a new and upcoming designer Eren Tüneli. Note the name, you’ll hear about him a lot in the future. And enjoy his graduation collection “Arabesque”. 

devamini oku

sevgililer günü, sevgililer gününde ne giymeli,kırmızı etek nasıl giyilir, mezuniyet balosu elbise modelleri, twist, nine west, kabarık etek

Sevgililer Günü’nden sebep her yerde kırmızı ve pembe görmekten fenalaşmadıysanız, pembe ve kırmızı puf puf kostümümle bardağı taşıran son damla ben olayım istedim hanımlar:p Bu kombin postu esasen 14 Şubat’da yayına girmek üzere planlanmıştı ama hayatımın “aşk”ı #babyboom’un hareketli gündemi sebebiyle bugüne kaldı. Geçen yıl 14 Şubat için romanlardan, şiirlerden, filmlerden alıntıladığım aşk sözlerinden oluşan şu postu yapmıştım, umarım bu 1 sene içinde midenizde kelebekler uçuşurken  o sözlerden en az birini hissettiniz:) Yok eğer aşk hala kapınızı çalmadıysa, üzülmeyin evrende sizin için “o doğru kişi” olabilecek tam 871 aday var. Nereden mi biliyorum? Matematik bunu söylüyor! Pek severek takip ettiğim It’s Okay To Be Smart blogunun eğlenceli videolarından birinde Fermi paradoksu ve Drake denklemi kullanılarak bu sayı elde ediliyor, inanmazsanız izleyin:p  871′i 1′e indirmek ise size kalmış:)

In case you still didn’t get sick of seeing reds and pinks all around, here is my Valentine’s Day look:) This shooting was planned to be posted on Friday as a celebration of love, but postponed till today because of my baby boy’s crazy week:p 

devamini oku

ayse deniz yegin morhipo

Her fotoğraf çekildiğimde kendimi ya çimenlerin içinde, ya bir ağacın dibinde, ya da çiçeklerle haşır neşir buluyorum; pişman da değilim, çünkü ben yeşile, ağaca, çiçeğe, böceğe, toprağa oldum olası düşkünümdür. Daha çocukken  sokağımızdaki bir kavak ağacı kesilecek diye tek kişilik oturma eylemi yapan, sürekli bahçeli evler için ilanlara bakan, asla yüksek katlı bir blokta gökyüzüne açılan pencereleri olan bir dairede oturamayacak olan ben toprak kokusunun, biçilmiş çim kokusunun, rüzgarla burnuma gelen bilindik bir çiçek kokusunun kıymetini bilirim. Dünya çok güzel öyle değil mi? İbrahim Tenekeci’nin çok güzel bir şiiri vardır  “eline sağlık tanrım leyla çok güzel olmuş/ tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş/ keşke biraz ölmesem.”  Bu fotoğraflar da tam bir lansmana yetişmek üzereyken bu çam ağacının yeşilinin bize “psst” demesi üzerine onun koynunda çekildi:) Elimize sağlık:p

Whenever we shoot some photos for the blog, I immediately find myself among the wood, next to a flower or on an infinite grass field:) What can I say, I am an earth lady:)

devamini oku

avva blazer

Herkese mutlu haftalar! Bu haftasonu benim için bunalımlardan mutluluklara, uykusuzluklardan enerji patlamalarına pek inişli çıkışlı idi:) Haftasonunun en güzel kısmı ise siz sevgili Boomerların biricik sevgililerine harika bir hediye hazırlamak üzere Avva cicilerle haşır neşir olduğum saatlerdi. Istanbul Moda Haftası daha henüz “Istanbul Fashion Days” iken tanışmıştım ben Avva ile, o gün de aynı hisleri duymuştum bugün de: bıraksanız ben bütün gün bir Avva mağazasında styling yapabilirim:) Hatta bir koşu gidip kocimi IFD street style postlarına yerleştirecek güzellikte parçalar almıştım:p

Benim için erkek giyimde kesim, kumaş, dikiş kadar detaylar da önemlidir, hele bir de benim gibi “takım elbise erkeği”ni seviyorsanız, bu beyler için seçenekler daha sınırlıdır, ve o sebeple pantolon, ceket ve takımlardaki detaylar daha da önem kazanır.  İşte Avva beni buradan vuruyor; kesimde, kumaşta ve dikişte zaten mükemmeller, ama o ince detaylar yok mu! O yüzden bu post markadan seçimlerimdeki müthiş detayları fotoğraflamak ve yanında içinizden bir Boomer’ın sevgilisini şanslı bir erkek yapmak üzere hazırlandı:)

devamini oku

kazayagi trendi, siyah beyaz, satranc, stefan zweig, şapka nasıl takılır, pantolon modelleri, koton, kısa kollu kazak, topshop

Bu postun konusu benim siyah-beyaz kombinim olmalıydı, kazayağı nasıl giyilir belki de, ya da şapka sevdası, kırmızı rujla kontrast yaratılması, yazısı bile hazırdı. Ama şu son günlerde ülkede olup bitenler yine hepimizi yoruyor, bunaltıyor, kimi zaman ümit verip, çoğu zaman umutlarımızı tüketiyor. İnternette bir kombin paylaşma özgürlüğünün bile haddinden fazla bir özgürlük olarak görülebilme ihtimali var, çünkü o kombinin altına ben “düşünce”lerimi yazabiliyorum, düşünmek suçu işliyorum . Bir yandan hiç bir şey yapmak istemiyorsun, bir yandan hayat devam ediyor, başka bir eksende başka telaşların peşine düşüyorsun. Yasaklar, yalanlar, riyalar bir satranç tahtası üzerinde krallar için kafası ezilen piyonlar…  Her bir kitabı ve öyküsü insan ruhunu lime lime tasvirleyebilen olağanüstülükteki yazar Stefan Zweig, Satranç kitabında  “Siyah olan ben, beyaz olan benin yapacağı hamleyi heyecanla bekliyordu. Bir tanesi bir yanlış yapınca, öteki ben sevinçten havalara uçuyor ve aynı anda da kendi beceriksizliğine kızıyordu.” diye yazar. Sanki şu sıra aynen böyle bir savaşı izliyoruz, oysa bazı savaşların kazananı yok. Bugün tüm özgürlüklerimize kurmalı piyonları ile saldıranlar unutmasın ki “oyun bitince  şah ve piyon aynı kutuya konur”.

devamini oku

2IMG_4832b

Benim  gibi bebekle, trafikle, bilgisayar ya da masa başında çalışmakla günde ortalama 20 saat vücudunu har vurup harman savuran herkesin dilediği en güzel hediye sanıyorum huzur dolu bir masaj ritüeli olur:) Siz hiç farkına varmadan taa kulaklarınıza kadar çıkmış o boynun minik minik rahatlaması, kimbilir kaç dakika boyunca alıp vermeyi unuttuğunuz nefesin düzelen sesi, her bir omurun pıtır pıtır gevşemesi! Bir çekim aracılığı ile tanıştığım Four Seasons Hotel at the Bosphorus’daki Spa&Hammam işte bunların hepsine deva:)  Hazır sevgililer günü yaklaşıyorken ister sevgilinizden size, ister kendinizden kendinize Spa&Hammam’ın hediye sertifikaları çok güzel bir armağan olabilir.

A deep, clean, long breath. A warm room. Mist and oil. The aroma of lavender. A dream? No it’s just a spa&hammam session at Four Seasons Hotel Bosphorus. With its very special ladies packages, it will be a great gift option for Valentine’s Day:)

devamini oku

istanbul'da kahve mekanları, çekirdek kahve, kahvenin en iyi adresleri, kahve dükkanları istanbul, istanbul yeme içme, kahve dünyası

Malumunuz kahve ile – arada bir sütümün içine serpmekten öteye geçmeyen- mesafeli bir ilişkim olsa da siz kahvesever Boomerlar için harika bir “7″li ile karşınızdayım. Aslında kahve bilirkişisi arkadaşım Onur Yüksel karşınızda:) Her sabah “kahve hazırsa fon müziği de hazır” diyerek kahvesine göre seçtiği ve Coffeplaylist‘e koyduğu harika bir şarkıyı paylaşan Onur, bizim için İstanbul’da kahvenin en iyi 6 adresini yazdı, 1 tane de yurtdışından ekledi . İstanbul’daki 7. adres aslında Onur ve Oylum’un evi olmalıydı:) Şimdi bir yandan Onur’un duraklarındaki kahve kokusunu içinize çekin, bir yandan hemen tıklayıp kahvenizin yanında bir şarkı mırıldanın. Bir de not: Onur’un Instagram hesabını takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim:) 

devamini oku
Toplam 320 sayfa, 47. sayfa gösteriliyor.İlk...102030...43444546474849505152...60708090100...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu