Eylül’ü “nasıl geçti habersiz” şeklinde bitirdiğimiz şu son günde hepinize merhaba sevgili Styleboomerlar. Hadi Ekim hepimiz için çok ama çok güzel geçsin, öyle ki yazı aratmasın, birbirinden şahane anılarla unutulmaz olsun!
Malumunuz son 1 ayı New York’tan Londra’ya, oradan Paris’e, hatta dünyanın yeni moda başkentlerine dek uzanan moda haftaları silsilesi ile geçiriyoruz, moda adına yılın en sevdiğim zamanı! Şimdi moda haftalarını alışveriş festivalleri ve geceleri takip edecek. Peki bu alışveriş festivalleri içinde online bir festival olduğunu da biliyor musunuz? MasterCard E-Fest! Ve ben de bence bayılacağınız seçimlerimle bu festivaldeyim:)
devamini oku
Cuma-Cumartesi ve Pazar’ı Elle dergisinin davetlisi olarak Antalya, Belek’te geçirdik  geçirmesine de oradan çıkıp da bu soğuğa dönmek fena oldu. Şimdi ben bile yukarıdaki fotoğrafıma bakıp baya baya üşüyorum. #elleweekend ‘i bu defa bebekli ama yine çok keyifli geçirdim, sırayla bir kaç post gelecek ama önce bana sadece bana ait bir kumsaldan karelerle başlayayım dedim:)
devamini oku
Geçen hafta hem Kıvanç Tatlıtuğ, hem İstanbul’da enn sevdiğim yerlerden Four Seasons Bosphorus bir araya gelince Mavi lansmanı kaçınılmaz oldu; haftaiçi #babyboom ‘la boğaz keyfi üstüne uzun zamandır göremediğimiz arkadaşlarla ayaküstü de olsa sohbet ise işin balkaymağı. Mavi, yeni reklam filmini tanıtırken biz bir yandan Kıvanç’dan filmin hikayesini dinledik. Açıkçası  acaba filmdeki rol arkadaşı Barbara Palvin de bir sürpriz yaparmı diye bekledim ama video aracılığı ile bir mesaj yollamakla yetindi:) Övünmek gibi olmasın ama uzuuun yıllar önce henüz kimsecikler bilmezken Barbara Palvin’i (Macar kadınları pek beğendiğimden) keşfetmiş ve hatta Koray Caner’den Candy Shop köşesine konuk etmesini rica etmiştim:) Bu reklam filminde benim de emeğim var diyebiliriz:p
devamini oku
Pek güzel, pek eğlenceli, pek keyifli ve sıcacıık bir 3 günün sonrasında yeniden şehre döndük ve hayır Pazartesi sendromu yaşamıyorum, çünkü her sabah şu yukarıdaki lokum oğlumun şapşal ya da meraklı ya da çok mu çok akıllı ya da sürprizli bir hareketiyle güne başlıyorum. Ve işte o günler bi damlacık uykuyla geçen gecelere rağmen hızla akıp gidiyor! #babyboom 5 aylık oldu. Bu ay hobileri iki elinin yanında bir de iki ayağını ağzına sokmak, İstanbul’un su ihtiyacını karşılayacak kadar salya akıtmak, bi gayret emeklese mi yoksa direk yürümeye başlasa mı ona karar vermek, “inadım inat totom iki kanat” konusunda uzmanlaşmak, uyumamak uyumamak uyumamak, sürekli çorap ya da ayakkabı teki kaybetmek, herşeyi yalamak:) Heyecanla doktor kontrolünü bekliyoruz, bakalım ek gıdaya geçecek miyiz, zira bizimki biz sofradayken hem çok dikkatli hem de yalanıp duruyor, lokmalara dilini uzatıyor, bence bu oğlan sahip olduğu Malatyalı geninden olacak şeftali püresi filan değil artık bi çi’köfte istiyor pfss:o
devamini oku
Beni uzun süredir takip edenler biliyor ki söz konusu cilt bakımı ve kozmetik ise ben genelde pek yenilikçi ya da deneme/yanılmacı değilim, belli markaların belli ürünlerine uzuuun yıllarca sadakatle bağlı kalıp yaşayıp gidebilirim, bu bir ruj da olabilir bir krem de. Ama bu durum bir yandan da bana bu konularda çokca gelen sorular-kendim tecrübe edemediğimden- yanıtsız bırakmak gibi bir sorun yaratıyor, ve yine bilirsiniz ki bu sorunu da sizin yerinize işin uzmanlarına sorarak çare olmaya çalışıyorum. Kişiselde benim iyi de arkadaşım olan ve iş kozmetik olunca hep fikrini sorduğum, tavsiyelerine kulak verdiğim bir isim, Seher Polat a.k.a “Mission Beauty”,  Eylül itibariyle Styleboom’da her ay bir ürünü sizin için yorumlayacak. Umarım hem siz, hem ben bu köşeden bir güzel faydalanacağız. Bu ayın konusu “nem”!  Yaz boyu gerginleşen ve kuruyan cildimizi düşününce, sonbahar dosyasına başlamak için doğru seçim:)
Söz sende Seher
devamini oku
Efsanelere, mitlere, perilere, fantastik öykülere oldum olası çok düşkünümdür; hem Yunan hem Kelt mitolojisinin kahramanlarına da, ejderhalarla savaşan şovalyelere de, Tanrıların güç savaşlarına da, açıldığında bir başka aleme çıkan kapılara da inanmaya bayılırım. İşte burada da kostümüm uygun, mekan müsait olunca bir Nymph oldum ya da Nimue’ye dönüştüm, hangisi olursa:) Kendi peri masallarımızın başrolünde olduğumuz yepyeni ve şahane bir hafta dilerim sevgili Boomerlar!
devamini oku
Pazar günü Kerpe’ye kısa bir kaçamak yaptık, dört mevsimi bir günde bir yerde yaşadığımız Kerpe yukarıdaki gibi muazzam görüntülere sahip. Rüzgar, deniz ve kayalar birbirleriyle flörtleştikçe güzelleşmişler, kayalar eşsiz bir şekle girmiş, deniz cam gibi olmuş, rüzgar alıp başını esmiş. Bazen sadece koca bir kaya kütlesine bakıp, biz insanlar dünyaya ne kadar da fazlayız, keşke hiç olmasaydık diyor musunuz? Çünkü ben mesela yukarıdaki güzelliği “görmek” için gelen  biz insanların milyonlarca yıldır kucağında yaşadığı Toprak Ana’sına yaptıklarına çok bozuluyorum.
devamini oku
Toplam 319 sayfa, 54. sayfa gösteriliyor.İlk...10203040...50515253545556575859...708090100110...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu