Bu defa  her zaman olduğu gibi sabaha kadar oturayım da bir kırmızı halı postu yapayım durumu pek tabii söz konusu olmadı ama en sevdiğim balolardan biri olan Met Galası’nı boş geçemezdim, o yüzden buyrunuz rötarlı postuma:) Met Balosu’nda dikkat çeken trendler bol bol göbek penceresi, pantolon üstü asimetrik etekler, yana atılmış saçlar, eldivensi kollar ve siyah oldu. Sezon davetleri için aklınızda bulunsun:)
Oldum olası temalı partileri sevmişimdir, kafa yorup temaya uygun giyinip gelen parti insanlarını ise daha da severim. Belki ondan biz her sene kocimin doğumgününü temalı bir partiyle kutlar, mümkün mertebe şebeririz:) Vee yine bu sebepten Superheroes temalı Met balosundan bu yana beni en heyecanlandıran temalardan biri bu seneki oldu! Punk: Chaos to Couture. Ama kostümler maalesef bazı konuklar dışında hiç de işin eğlencesine uygun değildi. Sonra, keşke Punk’ın kraliçesi Vivienne Westwood da olsaydı:( O zaman favorilerimle başlayayım, punk güzelleri sıralayayım.
devamini oku

Pazardan, manavdan limonlarını bizzat seçip, taze naneni alıp, bir sürahi dolusu ev limonatası yapmadığın sürece yaz gelmez:) Benim için yaz, annemin sabahları portakal suyu defterini kapatıp, okuldan döndüğümde beni bekleyen limonata ve kek ile “resmen” başlar çünkü. Bu Pazar postu için  ilk limonatamızı yaptık, oturduk bekliyoruz hakiki yaz artık gelsin, akşamları da üşümek olmasın diye. 
devamini oku

90’lar! Öyle bir devir ki şu an bir kısmımızın o devre ait fotoları yakıp, imha ettiği ya da bilemedin evin en ücra köşelerine tıkıştırdığı; ancak belki bir 90’lar partisi olursa sırf kendisi ile de alay edermiş gibi yapmak üzere (aslında içten içe çok da keyif aldığı bir nostaljiyle) yine yeniden çok beter bir hale büründüğü  sevgili 90’lar. Modanın büyük bir devrim ve devinim geçirdiği, pek çoklarına göre estetiğin yerle bir olduğu, ve moda da tıpkı tarih gibi “tekerrürden ibarettir”den sebep bu sene yine bizi bulan 90’lar! Yeni sezonun en öne çıkan trendlerinden biri 90’lar stili, özellikle de 90’lar grunge stili oldu. İşin grunge kısmı yine yüreklere su serpiyor diye düşünüyorum, çünkü gerçekten karakteri ve ruhu var.

Peki  o halde bu sezon, o bucak bucak kaçtığımız eski bize yeniden ama bu defa son derece “stil sahibi” şekilde nasıl döneceğiz, zaman makinasına palyaçoya dönmeden 90’lara geri gitmek istiyoruz  diye derdimizi nasıl anlatacağız?
devamini oku

Tam da bir şey beğendiğinde ya keşke mavisi olsaydı, ay keşke biraz daha parlak taşlısı olsaydı, tüh keşke kaşının üstünde gözü olsaydı diyenler elime mum diksin. Mesela ben hem takılara meraklı hem kendime özel bir şeyler yaptırmaya hevesli biri olarak yukarıdaki videoda da görebileceğiniz üzere Mortaki.com‘un “Kendi Takını Tasarla” konseptini sevdim. Instagram’dan takip edenler çoktan görmüştür, kendime güzel bir yeni anne bilekliği yaptım:) Bebek ayak izlerinden ♥

devamini oku

Bu Pazar postu benim anne sıfatıyla geçirdiğim ilk Pazar postu. O zaman postun konusu da benim annem olsun. Bir kelebek kadar naif, kırılgan, heyecanlı, minicik bir sesle konuşan, pırpır bir kadındır o.  Her zaman herkesi, en alelade kimseyi bile, kendinden öne koyan, tolerans sınırı diye bir şey olmayan, dünya üzerindeki en kötü insanı da karşısına koysan onun bir sebebi mi vardır acaba diye düşünen bir kadın. Bugün ben kimi zaman çok zirve yapan bencilliğimi, annemin bir türlü beceremediği o kendini hiç düşünmeme  halinin nasıl da hor kullanıldığını gördüğümden kendime hediye ettim.  Bu hor kullananlar arasında bir de kim var bilin: ben!  Anne olunca anlarsın derler, daha anlayamayacak kadar yeniyim ama sanırım kendisinin onbinde biri olsam çok mükemmel bir anne olacağım. Her zaman hep yardım eden, seven, destek olan, akıl vermeyen, iç baymayan, yabancı polisiye dizileri bilgisayara indirip önüne koyduğunda çook ama çok sevinen annem: O benim en büyük anlayanım, canım, kıymetlim. Şimdi hem bana hem oğluma günde 24 saatliğine adanmış en büyük yardımcım.
devamini oku

Bu göbeği zirvede bırakmaya niyetlendim sevgili Styleboomerlar:) Zaten daha ne kadar büyüyebilir:o Yolda yürürken insanlar artık yüzüme bile bakmayıp, ben yokmuşum gibi göbeğim hakkında konuşup geçiyorlar: “bu kessin erkek!” diyerekten. Heyy tamam şu an  öyle gibi görünse de ben sadece bu yuvarlaktan ibaret değilim dostum!

Sabahtan güneşliymiş gibi yapıp sonradan donayazan havada Caddebostan sahilini böyle yuvar teker kat edip, bu kombinle foto çektirdiğimde içimden bir ses bunun son hamile kombinim  olduğunu fısıldadı:) İçimden geçen o ses henüz bi loto filan tutturamadığından çok kaale almıyorum!

devamini oku
 Fotoğraf: Esra Pozan

Merhaba Dünyaa! Şimdilik çok tuhaf bi yersin:o
3 kilo 590 gram, 51 cm doğdum. Hobilerim gakguk, cokcok, tostos:)

devamini oku
Toplam 321 sayfa, 64. sayfa gösteriliyor.İlk...1020304050...60616263646566676869...8090100110120...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu