Fotoğraf: Özberk Baz

Güneşin insan psikolojisi üzerine etkileri hakkında eminim bir dolu bilimsel ispat vardır; herşeyi sekse bağlayan Freud bile güneşe hakkını teslim etmiştir bence kimi zaman:)) [Yazar burada dalga geçmektedir, Freudyen uzmanlar ciddiye alınmasındır:p] Dün tam da böyle psikolojilerimizi yeni yılda pozitif ayarlara getirmek üzere görev başındaydı güneş, soğuk bile değildi! Acaba Barış Manço’nun doğumgünü olduğundan mı bunca parlamıştı?
devamini oku
Umarım herkes kendine cici cici 2013 ajandaları ve takvimleri edindi!
İlk ayı doldurmaya başlayalım mıı?
Benim takvim bu ay “Nereye gidersen git yanında kahkaha götür”  diyor:)
Peki ♥ 
Hope everyone has already grab cutie 2013 calendars and organizers! Let’s fulfill the first month!
My calendar says “Carry laughter with you wherever you go!” Deal ♥
devamini oku
Her yılın sonunda Styleboom’un kamera arkasına da geçiyoruz ya, hadi bu yılı da böyle tamamlayalım. Yeni yılda, Styleboom’un 5. yaşında bol çekimli, keyifli, bi dolu etkinlikli postlarla geçsin umarım. İşte ben ve benim biricik arkadaşlarımla büyüyen Styleboom’un sahne arkasından kareler:)
devamini oku

2012′nin son günlerine girdik. Bazen bu yeni yıl telaşı, bu heyecan kimimize çok klişe geliyor biliyorum, ama olsun belki de klişeydi, ne farkediyordu, bunca yıl yeni yıl oldu da ne oldu demeden boşverip, her yerdeki, herkesteki heyecana ortak olmak, akışa bırakmak en güzeli. Sonuçta umut ve merak ve dilekler olmadan bir sonraki günün bile ne anlamı olurdu ki:) 
Bu postda biz de kırmızı, yeşil ve beyaz olalım; dilekler dileyelim; yılbaşı gecesi kar yağsın, en eşşiz kar tanesi bizim dilimizin ucunda erisin, patlayana kadar yiyip içelim ve o gece için eçtiğimiz elbisenin darlığına okkalı bi küfredelim ya da pijamamızla sıcacık bir evde kaygısızca uzanabildiğimize sevinelim, şarkı söyleyelim, saatler geceyarısını vurduğunda en çok kendimizi sevelim.

Bu postun altı umarım dileklerle dolsun, seneye yıl sonunda dönüp yeniden okuyalım, umarım hepsi gerçek olmuş olsun:)  

devamini oku
Bu sabah güneş hala göz kırparken yolumuzun üstünde mini bir çekim molası verdik:) Hobbit de gösterimdeyken pelerinimle bi Elf pozu vermesem olmayacaktı:) Bu yüzyıla uyarlamak adına saçlarımı floppy bir şapkayla süsledim, okumu da çantayla değiştirdim:p
Yazın fedora kışın ise floppy şapka, french bere ve kürklü kalpaklar kurtarıcılarım. Her ne kadar floppy şapka ile önünü görmek biraz zor olsa da kabul edelim pek havalı oluyorlar, ve yürüyüşe hop hop hop bir hareket katıyorlar.  Ben floppylerimi genelde düz renklerde seçip, onları bazen zincir ve kolye, bazen kurdeleler, bazen de broşlarla süslemeyi seviyorum. Bi’ şapka postu mu yapmalı?
devamini oku
 Fotoğraf: Özberk Baz
En uzun geceyi seviyorum! Nedeni sonrasında yine günlerin uzamaya başlaması:)
Ve bu yıl en uzun geceyi sevmek için bir başka nedenim daha vardı: geceyi Gucci şahaneleri içinde geçirmek! 21 aralık gecesi Gucci Maçka’yı ziyaret edenlerle stil önerileri, hamiş Boomerlarla göbekle barışma tüyoları, sezona ve hazır indirim başlamışken gelecek sezona yatırım yapılacak parçaları konuştuk! Bir yandan da ben favorilerimi giydim çıkardım. Sizin favorileriniz bakalım hangileri olacak?
devamini oku
Günlerdir hiçbir şey yazasım yok. Fotoğraf çekesim yok.
Burada bu blogda tanıdığınızın dışında hayatımı kazanmaya çalıştığım esas mesleğime yazıklar olsunlar okundu, ahlar edildi, kınamalar geldi. Bu meslek ki bana büyük paralar, ölümsüzlük ya da şöhret vaad etmedi asla, ama ben hep bildim bir sınıftan içeri girip de kürsüme geçtiğimde hissettiğim mutluluğu, şevki ve tatmini başka hiçbir şeyden alamayacaktım, alamıyordum.  Bana “benim için şunu değiştirdiniz” diyen bir öğrencinin verdiği hissi anlatamıyordum.  Eşime telefonda “hayır karşılığı çok değil ama ben bunu yapmak istiyorum bana ihtiyaç var” derkenki hali başka şeyde hissedemiyordum. Kapı kapandığında karşımda yüzlerle bir başıma kaldığımda dışarıda her ne olmuşsa olsun, o günüm ne kadar kötü geçmişse geçsin hepsi kapının dışında kaldı. Böyle bir hissi bana evet ne hiç bir iş ne hiç bir kimse yaşatamadı.  Sisteme hep direndim, farklı bir eğitimci, sıradanın dışında bir anlatıcı, öğrenciliğini unutmamış bir öğretmen olmak için: ve bunun için bana bu öğretiyi veren okulumla bile bazen mücadele ettim.  En büyük şansım okulum, bölümüm, hocalarım tarafından hep  “dinlenmek” oldu, öğrencilerim tarafından hep “desteklenmek” oldu.  Çünkü biz ODTÜ’deydik.
devamini oku
Toplam 319 sayfa, 70. sayfa gösteriliyor.İlk...1020304050...66676869707172737475...90100110120130...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu