goja istanbul

Ortadoğu ve Balkanların en sendromlu Pazartesi’sinde işbaşı da yapsa henüz iş yapmaya hazır olmadığı için kendini burada bulanlar merhabaaa:) Hiç acele etmeden, haftalık plana bakıp daralmadan, tatilin üstünüzde bıraktığı aman sendeciliğe ara vermeden bir dolu postumu üst üste okuyup öğle tatiline dek uzatsanıza:p Tatil yapamadığım için tatilcilerden faydalanma çabam oldukça masum bence.

devamini oku

k berrin eser 05

Günaydın:) Ama aslında saat  23:50 ve ben 22:00′den beri geçtiğimiz hafta su içer gibi lıkır lıkır içtiğim, içimde erittiğim, beynimi yorsa da yüreğime mis gelen bir kitabın altını çizip durduğum hangi alıntısı ile bu posta başlasam diye bir yazıyor, bir siliyorum. Çünkü hepsi çok güzel, çünkü bir kısmını buraya ayırıp koymak olmayacak, bir birine lehimli gibi, başı olmasa az, sonu olmasa ziyan olacak. Can yazar Şule Gürbüz’ün “Öyle Miymiş?”inden bahsediyorum. Mart ayında çıktığında ilk sayfayı okuyup kapatmıştım, o günden bu yana işsiz güçsüz bir zamanımı, sindirecek kadar, her virgülde bir nefes alacak kadar dingin, durgun bir anımı bekledim. Geçtiğimiz hafta oğlum çok hastalanınca her şeyi bir kenara bırakıp, eve kapanınca, kafaya takacak her şeyi rafa kaldırınca o zamanı buldum.

Beni takip edenler uzun uzun cümleleri ne çok sevdiğimi bilir; burada alıntılamak üzere söküp almaya kıyamadığım bir kaç sayfasını bu linkten okuyabilirsiniz ama işteyseniz, trafikteyseniz, çepeçevrilmişseniz değil; beklesin, yudum yudum okuyun. “Coşkuyla Ölmek”den sonra daha ne olabilir derken Şule Gürbüz beni yine sora, sorgulaya, sorgulata bir hal etti. Sağ olsun. Cioran “Benim kitap yazarkenki fikrim, birinin gözünü açmaktır, onu sopalamaktır.” der, hiç katılmıyorum zira ben de bazen kitaplarda kaybolup, boyut değiştirmeyi, sopalanmışlığımıza ara verip dinlenmeyi seviyorum. Ama “Öyle Miymiş?” tam da bahsettiği gibi bir kitap ve evet arada lazım, mahalledeki kedilere bir kap su veren kadın olmak için, kimsenin bakmadığı bahçeye çiçek eken dede olmak için, sen toksan herkes bir şekilde doyar sananlardan kalmamak için, ne kadar ikiyüzlü olduğunu unutmamak için, ne yaparsan yap en önce kendine yalancı olduğunu hatırlamak için, Babil’den daha güzel kuleler yapamadığın halde hala sürekli yıkıp durduğunu görmek için, kabullenmen için. İyisi mi oku:)

devamini oku

scarlet s altın iğne uygulaması

Herkese iyi ve mutlu haftalar:) Biliyorsunuz daha önce burada PRP deneyimim hakkında bir yazı yazmıştım.  Snapchatimde oğlanın bi dolu snapinin arasında yakalayabilenler  geçen aylarda Scarlet S- nam-ı diğer altın iğne- uygulaması yaptırdığımı görmüş olacaklar. Bu uygulamayı PRP ve vitamin kombosu ile yaptırmıştım ve beni bekleyen 2 seans daha var. Kanalımda Scarlet S doktorcuğum Op.Dr. Asu Deniz Burhanoğlu’nun detaylı anlatımları ile benim üzerimde uygulanışını gösteren hayli açıklayıcı bir video sizi bekliyor:) Bu uygulamadan bir kaç hafta önce yaptırdığım göz altı ışık dolgusu  ve botoks uygulamaları hakkında da kısa kısa yorumlarımı videonun başında ve sonunda görebilirsiniz.

Bu çok da ekonomik diyemeyeceğimiz Scarlet S’i tavsiye eder miyime gelince, cildinde elastikiyet kaybı başlayanlara ya da çok iri gözenekler sebebiyle sıkıntı yaşayanlara çare olacak  bir uygulama; ameliyatlı güzelleşmeyi ötelemesi ya da ihtiyaçtan çıkarması adına da harika. Ama fazla dertli değilse çok genç ciltler için çok da gözden çıkarılacak bir bütçe olmadığını düşünüyorum. Bence tam bir orta yaş müdahalesi, yerinde ve zamanında olursa da bize daha çok yıl kazandıracak bir sistem. Şimdi hadi doğru videoya. Hemen aşağıdan ya da buradan izleyebilrisiniz:)

devamini oku

mert aslan night zoom chuchu bag keten çanta

Bir Pazartesiye daha nasıl olduğunu anlayamadan başlayacağım için Pazartesi’nin ilk saatlerini yeni bir postla taçlandırmaya karar vermiştim. Aslında kafamda renklerle ilgili bir şeyler karalamıştım, hatta bir labaratuvar deneyini hatırlamıştım, gökkuşağının 7 rengini hızla döndürünce nasıl da beyaz, bembeyaz oluyordu. Derken renkler bir bir vuruldu, dünya yine – yedi rengi bir araya gelip beyaz ve aydınlık olacağına- karalar bağladı. 

devamini oku

bonprix tulum 3

Her hafta tatil planı yapıp iptal ededurayım, şu sıra bir başka hummalı çalışmanın içinde buldum kendimi. #babyboom artık babyliği filan kalmadığı için (benim hala bebeğim o ayrı:)) ona bir miniboom odası yapma işine giriştim. Şimdilik ön hazırlıklar tamam, ilhamlar alındı, renklere karar verildi, zor kısmı bu kafada ayrı ayrı planlananların bir araya gelmesi kısmı, bir bütün olması kısmı. Bu sebeple günlerim genelde her gün bir önceki gün giydiğimi hızla üzerime geçirip İkea’nın yolunu  tutmakla geçiyor:) O zaman eskilerden bir kombin ile “yeniymiş” gibi bir post yapsam kızmazsınız değil mi:))

Tulum konusunu abartmış olabilirim ama öyle rahat, şık ve tatlı bir şey ki ne yapayım:) İşte bu tulum daa bu sezonki favorilerimden, bonprix çekiminde de görmüştünüz, ister gündüz ister gece, ister düz ayakkabı ister yüksek ökçe, hepsine ve her okazyona uygun nefis bir seçenek.

devamini oku

kınalıada pötikare kare

Herkese iyilik ve güzelliklerle dolu bir Ramazan dilerim. Oruç tutmayanların tutanlara; tutanların da tutmayanlara saygı, empati, hoşgörü gösterdiği; nerde o eski ramazanlar dedirtmeyen, bugün de ağız tadı, keyfi ve bereketi bol, birlik ve beraberliğin coca cola ve sucuk reklamına kalmadığı:) bir Ramazan ayı diliyorum. Bu sıcak ve uzun günlerde çalıştığı halde oruçlarını tutalara sabır ve kolaylıklar.

Herhalde bu yazın en trendy deseninin pötikare olmasına benim kadar sevinen yoktur! Halihazırda pötikere elbise, etek ve pantolonlardan bol stoğum olmasına rağmen yeni sezonda hemen her koleksiyonda çok güzel parçalar gördükçe kendimi zor tutuyorum. Beyler bu desene genelde piknik örtüsü, masa örtüsü gibi olmuşsun der:) Olsun! Sizce de bir piknik örtüsünün çok kıskanılası bir yaşamı yok mu:)) Pötikare giydiğim anda kendimi bir piknik örtüsü kadar mutlu, neşeli, çimlere yayılmaya ve aheste bir gün geçirmeye hazır hissediyorum.

Bu kombinimi baştan ayağa çok ama çok sevdim. Bunda Boyner Fresh‘de görüp bayıldığım bu pembe mi pembe elbise kadar nicedir aradığım ve yurtdışında çok gördüğüm bu hasır boxy çantayı TOG Bazar’da ChuChu Bag standında bulmam, kaybettiğimi sandığım anneannemden hatıra eşarbımı yazlık-kışlık yaparken yeniden bulmam ve kendimi de Kınalıada’nın sessiz bir sabahında bulmamın etkisi olabilir. O zaman herkese iyi haftalar ♥

devamini oku

bonprix ile tatil bavulu

19 Mayıs’da tam da zamanında gelen bir tatlı kaçamakla 4 günlük bir tatil yaptık. Tatil öncesi ise içime doğmuş gibi bir “Tatil Bavulu” videosunu bonprix’den seçtiğim cicilerle yapmıştım. Şimdi tatil için bayramı iple çekenleriniz ya da Ege kıyıları dolup taşmadan bu en huzurlu zamanında kaçıvereyim diyenleriniz varsa ve videoyu hala izlemediyse işte hemen aşağıda:) bonprix ile tatil bavulunun olmazsa olmazlarını, tatil bavuluna dair ipuçlarını, plaj modasının yükselen trendlerini biir bir anlattım. Hemen tıklayın ya da dilerseniz önce biraz fotoğraflara bakın:)

devamini oku
Toplam 317 sayfa, 8. sayfa gösteriliyor.İlk...45678910111213...2030405060...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu